Muş’ta Alparslan 1 Barajı’nın su tutmaya başlamasının ardından su seviyesi düşen Murat Nehri’nde vatandaşlar buğday yıkamaya başladı.

Ekinlerin toplanmasının ardından akarsu kenarlarında buğday yıkama çalışmaları başladı. Su kenarına akın eden ve hep birlikte buğday yıkayan çiftçiler ilginç görüntüler oluşturdu. Muş’ta her yıl bu mevsimde hasadı yapılan buğdayların yıkanmasına başlanır. Tarladan topladıkları buğdayları akarsu kenarlarında yıkamaya başlayan vatandaşlar, bir hasat mevsiminin daha bitmesinin mutluluğunu yaşadıklarını söylediler. Hasat mevsiminin ardından buğdaylarını un yapmak için yıkamak zorunda olduklarını söyleyen Muş’un Bulanık İlçesine bağlı Sarıpınar Beldesinde oturan Etem Çelik isimli çiftçi, “Buğday hasattan sonra bir yıllık unumuzu temin etmek için elde ettiğimiz buğdayın bir kısmı yıkıyoruz. Artan kalan buğdaylarımızı ise satıyoruz. Daha kaliteli ve daha iyi un elde edebilmek için buğdayların mutlaka yıkanması gerekiyor” diye konuştu. Yıkanan buğdaydan daha kaliteli un elde edildiğini vurgulayan Çelik, “Bu sebeple buğdaylarımızı akarsu kenarlarında yıkayarak temizliyoruz. Buğday yıkamak zor olduğu kadar zevklide oluyor. Kadın erkek ve çocuk ailece herkes bir yıllık gelirini elde edeceği buğdayı zevkle yıkayıp yıllık unumuzu temin ediyoruz. Buğday yıkandıktan sonra kurutulur ve daha sonra değirmene götürerek öğütülür” dedi.

Yağışlar nedeniyle buğday ve çayır otu gibi bitkilerin bol olduğunu belirten çiftçiler, hasat mevsiminden sonra çayır otlarını ahırlara yakın bölgelere taşıdıklarını dile getirdiler. Buğdayın sapını saman, danesini ise un yaptıklarını ifade eden çiftçiler, “Arpa ve buğday gibi ürünlerimizin sapından saman elde ediyoruz. Buğday danesinden ise un elde ediyoruz. Tabi buğdayların hepsini un yapmıyoruz. Sadece bir yıllık ihtiyacımızı karşılayacak kadar dere kenarlarında yıkayıp un değirmenlerinde öğütüyoruz. Arta kalanları ise satıyoruz” şeklinde konuştular.

Bu yıl bol bir hasat elde ettiklerini ancak daha kaliteli ve temiz ekmek yapmak için buğdayların bul suda yakınması gerektiğini söyleyen Muhittin Toprak ise; “Buğdaydaki taş, toz gibi madde oranının en aza inmesi için buğdayların mutlaka yıkamalıyız. Benim 10 nüfusum var. Yıllık un ihtiyacımı karşılamak için her yıl 150 teneke civarında buğday öğütüyorum. Aksi halde hazır un almakla baş etmemiz mümkün değil” diye konuştu. Topkan Haber Ajansı