Mevsim itibariyle doğal olarak yetişen ve toplandıktan sonra genel olarak tezgahlarda satışa sunulan mantarla ilgili İl Sağlık Müdürlüğü tarafından uyarı açıklaması yapıldı. Bu mantarların bir kısmının zehirli olabileceği konusunda vatandaşları uyaran yetkililer, zehirli mantarın ayırt edilebilmesinin mümkün olmadığını belirttiler. Bu konuda halk arasında yanlış inanışların da olduğunu ifade eden yetkililer: Kültürde üretilen mantar grubunda da zehirlenme ihtimali olmakla birlikte, toksin etki söz konusu değildir. Hayati önemi olan zehirlenme olması da nadirdir. Asıl sorun, doğada yetişen mantarlardır. Bunların da yenebilen ve zehirli türleri olmakla birlikte, yenebilen mantarlarla zehirli mantarların kesin ayırıcı özellikleri yoktur açıklamasında bulundular. Halk arasındaki yanlış inanışlar, zehirlenmenin ne şekilde baş gösterdiği ve zehirlenme sonucu meydana gelen rahatsızlıklar ile ilgili yapılan açıklamada ise: Halk arasında zehirli mantarların zehirsizlerden ayrımında bir takım yanlış inanışlar bulunmakta ve çoğu kez zehirlenmeler, mantarları çok iyi tanıdığını sanan kişilerde olmaktadır. Etkisi erken ortaya çıkan zehirlenme tiplerinde genellikle etkilenen beyin, omurilik sistemi ve vücudun stabil iç organ dengesini sağlayan otonomik sinir sistemidir. Bu grup zehirlenmelerin tedavileri nispeten kolaydır, genellikle panzehirleri bilinmekte ve uygulanmaktadır, ölümle sonuçlanma ihtimali daha düşüktür. İkinci grup ise etkisi daha geç ortaya çıkan ancak çok ciddi seyreden, içerdiği toksinlerle hücre harabiyeti yaparak zehirlenme ortaya çıkaran ve başlıca `gyromitra` ve `phalloides` grubu mantarlarla ortaya çıkan zehirlenmelerdir. Bu tip zehirlenmeler çoğu kere başlangıçta birkaç gün süren sessiz bir dönem ya da belli belirsiz ishal belirtilerini takiben çok ağır bir klinik tabloyla, böbrek ve karaciğer yetmezliği sonucunda yüzde 60-90 oranında ölümle sonuçlanmaktadır. Asıl korkulması gereken ve pratikte sıklıkla rastladığımız zehirlenmeler bu gruptadır. Bu zehirlenmelerde genellikle 6-12 saat süren bir sessiz dönemi takiben baş dönmesi, baş ağrısı, bulantı, kusma, sulu bazen kanlı ishal, tansiyon düşüklüğü ve kas ağrıları ortaya çıkmaktadır. Bu dönemde bazen belirtiler hafif geçmekte ve kendiliğinden geçici olarak iyileşebilmektedir. Bu yalancı iyileşme hastaları çoğu kere kandırarak doktora gitmesini engellemektedir. 1-2 gün sürebilen bu iyilik halinin ardından çok ciddi karaciğer ve böbrek yetmezliği belirtileri, sarılık, idrarın aniden kesilmesi, şuur kaybı, şok belirtileri, karaciğer ya da üre koması ile ölüm olmaktadır. Ülkemizde görülen ve ölümle sonuçlanan mantar zehirlenmelerinin büyük bir çoğunluğunu bu grup zehirlenmeler oluşturmaktadır. Halkın zehirli mantarlar ve mantar zehirlenmeleri konusunda bilinçlendirilmesi gerekiyor. Her ne olursa olsun, kültür mantarları dışındaki mantarlar tüketilmemeli, kültür mantarlarının da mutlaka hijyenik koşullarda üretildiğinden emin olunmalıdır“ ifadeleri kullanıldı.
Muş Ovası Gazetesi


