Muş’un Korkut İlçesine bağlı İçboğaz köyünde terörist mezarına ve Taziye evine  Türk Bayrağı diken İçboğaz Köylüleri, terör olaylarına tepki göstererek edi bese (yeter artık) dediler. Geçen yıl kasım ayında Hakkari’nin Çukurca ilçesinin kırsalında çıkan çatışmada öldürülen Sezer Arslan’ın Babası Mehmet Aslan, “Sezer öldü ama biz aile olarak artık kimsenin ölmesini istemiyoruz.”dedi. Köyde düzenlediği basın toplantısında konuşman Mehmet Arslan : “Biz kimsenin ölmesini istemiyoruz. Benim çocuğum öldü ben başka hiç bir gencin ölmesini istemiyorum. Biz barış ve adalet istiyoruz. Devletimizden memnunuz, biz devletimizin yanındayız. Başka yerde olamayız, başka bir düşünce içinde olamayız” diye konuştu. Son zamanlarda yaşanan terör olaylarına büyük bir tepki gösteren Sezer’ın Amcası Halil Arslan, PKK terör örgütüne Kürtçe “edi besse” (yeter artık) diye seslenerek. Bir gazetede çıkana haber göre 19 terörist sadece bir kişinin sağ olduğunu dile getiren Halil Arslan şunları söyledi. ‘’İşte yazık bu gençlere burada 19 kişiden sadece bir kişi hayata diğer 18 kişi ise çıkan çatışmalarda öldüğünü yazıyor. Bunları yaşı sanırım ortalama 20-25 civarında. Benim yeğenim Sezer ise henüz 17 yaşında iken öldürüldü. Gençleri para karşılığında dağa çıkarıyorlar. Bu yol kesinlikle yanlış bir yoldur. Kimseye yayarı yoktur. Örnek olarak şu göstermemiz lazım.19 kişi burada bunların içinde bir tanesi yaşıyormuş. Bizim için büyük bir üzüntüdür. Türkiye Cumhuriyetle yönetiliyor. Türkiye Büyük Millet Meclisinde her ırktan var. Ben bir Vatandaş olarak Türkiye’nin bütün haklarını sahibim. Bunlar sadece bir oyun Bunlar bir takın halinde çocukları kandırarak para karşılığında dağa çıkarıyorlar. Bu çocukların niçin öldükleri bile bilmiyorlar.”diye konuştu. İçboğaz Köyü Muhtarı Mahmut Arat ise 35 yıldır bu olayın devam ettiğini, artık bitmesini istediğini belirterek, bu yolun doğru bir yol olmadığını hatırlattı. Muhtar Arat şunları kaydetti: Biz özellikle bölgede huzurun ve güvenin sağlanmış olması her şeyden önce arzulayan insanlarız. Her ana, her baba, her aile kendi çocuğundan mutlaka bir beklentisi var. 19-20 yaşındaki bir çocuğun ailesine ve devletine harlı bir evlat olmasının  herkesin büyük arzusudur. Bugün 19 kişinin tek bir kişinin yaşaması tabiî ki bizleri üzüyor. Ölen gençler kesinlikle bölgenin gençleridir. Keşke öyle bir şey yaşanmasaydı. Keşke bu gençlerin yaşamış olmaydı belki farklı bir yerde daha faydalı olabilirdi. Ne yazık ki böyle bir yılda ölmeleri bizleri üzüyor. Kesinlikle ailelerini de büyük ölçüde üzmektedir. Hiç bir ana hiçbir baba kendi çocuğunun bir örgüt tarafından kullanılarak öldürülmesi istemez.’’

 Şark Telgraf Gazetesi