Muş Valisi Vedat Büyükersoy, işe, aşa ihtiyacın zirvede olduğu bölgede okulların resmi binaların ve Kuran kurslarının yakılmasının bölge halkının işinin ve aşının çalışmasına sebep olduğunu söyledi.
Vali Vedat Büyükersoy, Muş Öğretmen Evinde düzenlenen Camiler ve Din Görevlileri Haftası kutlamasında din görevlilerine hitaben yaptığı konuşmasında Kobani eylemleri ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Eylemlere karışanların yanlış yolda olduklarının altını çizen Büyükersoy, Okul yakan, iş yeri yakan, ambulans yakan ve yıkan bir gençlik bizim gençliğimiz olamaz. Eğer böyle bir gençlik var ise bunların Allah sevgisinin korkusunun kalplerine yerleştirilmesinde bir problem olduğu görülmektedir dedi.
Bölgede işe ve aşa ihtiyacın olduğuna değinen Büyükersoy, Bölgemizde işe ve aşa ihtiyacın zirvede olduğu zamanda okulların resmi binaların, Kuran kurslarının, imam hatip okullarının yakılması yıkılması Kürt kökenli kardeşlerimizin işinin de aşının da çalınmasına sebep olmaktadır. Bu görüntüyü gören yatırımcı ve iş adamı buralara gelirken bunları düşünmek ve bunların maliyetini de hesaba katmak zorundadır. Keşke böyle olmasaydı. Yakan yıkan ve insanları korkutanlarla yan yana göz göze ve el ele gelmekten imtina etmiyorsanız bunun sorumluluğuna sizde ortak olursunuz dedi.
Çözüm ve barıştan rahatsız olan kesimler var
Olağan Üstü Halin kalkması ile yeni bir sürecin başladığını kaydeden Büyükersoy şunları söyledi; Ülkemizde 2002 yılında OHALin kalkması ile başlayan bir süreç bulunmaktadır. Biz bu sürece Demokratik Çözüm Süreci, birlik ve beraberlik süreci demekteyiz. Bu süreçte hukuk aleminde çok fazla değişiklik yapıldı. Bu değişiklikler bizim kardeşlik hukukumuzu geliştiren, bizim eşitliğimiz sağlayan değişikliklerdir. Ama son günlerde yaşanan olaylar, bu değişikliklerden rahatsız olanlar şiddete başvuran kesimdir. Şiddete başvuranların kardeşlik hukukunun geliştirilmesinden birlikte yaşam kültürünün geliştirilmesinden rahatsız oldukları anlaşılmaktadır. Bu rahatsızlıklarını sağa saldırarak da ispat etmektedirler. İnsanlarımız arasındaki kardeşliği zedelemek, kin nefret ve öfke tohumları saçmak için gayret sarf etmektedirler. Eğer güzel şeyler yaptıklarını düşünüyorlar ise yüzlerini ve kimliklerini gizlemeye gerek yoktur. Eğer gizleme gereksinimi duyuyorsa demek ki iyi şeyler yapmadığının farkındadır.
Din adamlarının gençlere nasihat etmesi gereklidir
Büyükersoy, Özellikle din görevlilerimizin gençlerimize nasihat etmeleri gerektiğine inanıyoruz. Eminim ki din görevlilerimiz dinimizin emrettiği iyilik ve güzellikleri gençlerimizle paylaşıyorsunuz. Dinimizin güzelliklerini öğrenenler zaten kendilerini gizlememekte ve saklamamaktadır. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde kutsal değerlere saldırı olmaz. Kutsal değerler kime ait olursa olsun. Maalesef bunları geçmiş günlerimizde yaşadık. Ne gerekçe olursa olsun hiçbir gerekçe insan hayatını ortadan kaldırmaya ve insana hizmet etmeye amade olmuş bir takım kurumları işletmeleri ortadan kaldırmaya sebep olamaz şeklinde konuştu.
Çocuklarımızı fakir fukara bırakmak istemektedirler
Yaşanan olaylarda eğitimin çok önemli bir yeri olduğunu söyleyen Büyükersoy konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü; Özellikle çocuklarımızın eğitimi çok önemlidir. Fakir olan il ve ilçelerimizde çocuklarımızın, gençlerimizin istikbalde fakirlik zincirini kırması ve daha müreffeh bir yaşam sürmesi için iki faktör söz konusudur. Birincisi anne ve babadan gelecek miras, ikincisi ise eğitim sebebiyle kazanılacak bilgi ve birikimdir. Hayatta başarılı olmanın usul, adap ve metodudur. Çocuklarımızın iyi eğitim alması ve onların sınıf atlaması ekonomik olarak daha müreffeh bir hayata ulaşması için tek yol eğitimdir. Ama maalesef okulları yakanlar bunu ya görmezden gelmekte ya da özellikle çocuklarımızın istikbaline kastetmeyi, onları fakir fukara bırakmayı amaçlamaktadırlar. Ne sebeple olursa olsun şiddete başvurmak meşru olamaz.
Muş Manşet Gazetesi


