Camiler ve Din Görevlileri Haftası, Muşta düzenlenen törenle kutlandı.
Muş Öğretmen Evinde düzenlenen törene Muş Valisi Vedat Büyükersoy, Belediye Başkan Vekili Muhterem Bozkurt, MŞÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, kurum amirleri ve çok sayıda din görevlisi katıldı. Kuran-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda açılış konuşmasını yapan İl Müftüsü Recep Uzun, din görevlileri haftasının ve din görevlilerinin yaptıkları görevin önemine değindi.
1986 yılından itibaren her yıl 1-7 Ekim tarihleri arasında düzenlenen Camiler ve Din Görevlileri Haftası programında konuşan İl Müftüsü Recep Uzun, Esasında bizim günümüz ve haftamız yoktur. Bizim saat ve dakikalarımız vardır. Her namaz vaktinde insanları namaza çağıran din görevlisi ve hocanın görevi gün boyu devam eder. Bizim haftamız yok, bizim günümüz, haftalarımız ve yıllarımız var. Allaha şükürler olsun ki bizi dinimizin hizmetkârı eylemiş. Bu büyük bir şeref ve kutsal bir görevdir. Hocalara Peygamber vekili denir dedi.
Her yıl Diyanet İşleri Başkanlığının kutlamalar etkinliğinde bir konu seçerek buna dikkat çekmek istediğini ifade eden Uzun bu yılda konunun Geç Kalma ve Genç Kal olarak belirlendiğini kaydetti. Uzun konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü; Camilerimize bakıldığında cami cemaatinin çoğunluğunun yaşlılardan oluştuğunu ve saflarda boşluklar olduğu görüldüğü için bu yıl gençlerimizi camilere davet etmekteyiz. Camilerin boş mekânlar olmaktan kurtulması ve çocukların cıvıltısının gelmesi için bu yıl gençlik camilere davet edilmektedir.
Vali Vedat Büyükersoy ise tüm din görevlilerinin haftasını kutlayarak başladığı konuşmasında, Camiler ve din görevlileri günlere ve haftalara sığacak bir mevzu değildir. Çünkü hepimiz beş vakit için namaz kılarak ibadetimizi yerine getirmekteyiz. Yani biz her gün günde en az beş vakit camileri hatırlamaktayız. Din adamı, din alimi, bir Müslüman toplumda bir rol modeldir. Alimler ve idareciler fesada uğradığında toplumda fesada uğrar. Toplumumuza da baktığımızda ulema ve ümeranın bir takım işlerinin iyi gitmediğini görmekteyiz. Geçmişte yani 28 Şubatta dinin eğitim ve öğretimine bir takım kısıtlamalar getirilmişti. Bunu karşılığını Molotof ve taş atan gençlik olarak görmekteyiz dedi.
Muş Manşet Gazetesi


