Muş’ta göreve başladıktan sonra kenti tanımak adına gezi ve ziyaretlerini aksatmadan sürdüren Vali Bektaş, hafta sonunda Kızılziyaret Dağına tırmandı.
Yaklaşık 4 ay önce Muş’ta göreve başladıktan sonra kenti tanımak, tarihi ve kültürel varlıklarını daha iyi tanımak adına gezi ve ziyaretlerini sürdüren Vali Erdoğan Bektaş, Kızılziyaret Dağına tırmandı.
Muş’un tarihi doğal ve kültürel varlıklarında incelemede bulunan Vali Bektaş, Kızıl ziyaret tepesine tırmandı. Muş tarihinde önemli bir yere sahip ve Kızılziyaret Efsanesine konu olan tarihi mekanlardaki gezi yaklaşık 3,5 saat sürdü.
Kızılziyaret tepesine tırmanmadan önce Belediyenin içme suyu kapitajlarında incelemede bulunan Vali Erdoğan Bektaş burada Belediye Başkanı Necmettin Dede’den bilgi aldı. Dede, Kumluk, Kaniya Dengi ve Kızılziyaret tepesindeki kapitajlar hakkında Vali Erdoğan Bektaş’a bilgi verip, içme suyu için ne tür çalışmalar yaptıklarını anlattı.
Vali Erdoğan Bektaş kapitajlardaki incelemeden sonra Kızılziyaret tepesine yürüyüşe geçti. Muş’un Kara Çavuş Dağları üzerinde bulunan ve tarihi kaynaklara göre Muş şehrinin kuruluş yeri olan Muşet Kalesi eteklerindeki Kızılziyaret tepesine tırmanış 1,5 saat sürdü. Tırmanışta Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Bülent Solmaz ile Burhan Bektaş ile katıldı.
Kızıl Ziyaret Tepesi ve efsanesi hakkında Vali Erdoğan Bektaş’a Muş tarihi ve Kızıl Ziyaret hakkında bilgi sunan Bülent Solmaz “bilinen tarihi Urartularla başlayan Muş ilinin ilk kuruluş yeri Kara Çavuş Dağları üzerindeki Muşet Kalesi olarak bilinmektedir. MS 4.yy Muşet tarafından yapılan Muşet Kalesinde geriye pek bir şey kalmamıştır. Muş Şehrine kurduğu rivayet edilen Muşet’in Muş Surp Garebet kilisesinin bulunduğu yerde Hz. İsa’ya bir Manastır yaptırdığı rivayet edilmektedir. Muşet kalesi Hz. Ömer zamanında İyas Bin Ganem komutasındaki İslam ordusu tarafından 641 de feth edilmiştir. Üzerinde bulunduğumuz Kızıl Ziyaret tepesinin halk arasında dilden dile dolaşarak gelen bir efsanesi vardır. Efsaneye göre Kızıl Ziyaret tepesinde yaşayan fakir bir adamın güzeller güzeli bir kızı varmış. Kız yörenin çobanına aşık olmuş. İki aşık bu tepede buluşup kuracakları yuvayı konuşurlarmış. Kızın güzelliğini duyan Beyoğlu kızı kendine istetmiş. Kız, “ben beyoğlunun eşi olmam” demiş. Beyoğlu da “ben ki bu yörenin beyinin oğluyum ben istediğimi zorlada olsa alırım” demiş. Adamları ile Kızılziyaret tepesine gelen Beyoğlu “güzel kız ben seni istedim ama sen beni almadın. Bende seni zorla almaya geldim” demiş. Güzel kız ve yavuklusu çoban Beyoğlundan kaçarken uçurumun kenarına gelmişler. Kız çaresizlikten Allah’a yalvarmış ”ya rabbim beni bu adama yar edeceğine şu kaya yarılsın da sevdiğimle ben içine girelim” demiş. Allah kızın duasını kabul etmiş ve kaya yarılarak kız ile sevdiği kayanın içine girmiş. Kaya kapanırken kızın bir tutam saçı dışarı da kalmış. O gün bugündür kızın bir tutam saçının kaldığı yerde, yemyeşil çiçekler çıkar” dedi.
Gezi sırasında Vali Erdoğan Bektaş bol bol fotoğraf çekti ve “buraların turizme açılmaması ve yeterince tanıtılmaması büyük bir eksikliktir” dedi.
Muşun Sesi Gazetesi


