Muş TEMA Vakfı ve Muş TEMA Gençliği, Belediye önünde termik santrallerden vazgeçilmesi için eylemde bulunarak, basın açıklaması yaptı. Muş TEMA Vakfı İhsan Aytemiş’in de katıldığı eylemde yapılan basın açıklamasında: Tarım arazilerimiz, ormanlarımız, sularımız, enerji yatırımları için hızla yok ediliyor.
Üstelik yaptığımız tüm bu santraller, bizi daha fazla hasta ediyor, topraklarımızı daha verimsiz hale getiriyor ve iklimi değiştiriyor. İnsan türünün kömür, petrol gibi fosil yakıtlara olan bağımlılığı yüzünden; şu an aldığımız her nefeste; bizden önce bu dünyada yaşamış hiçbir canlının solumadığı kadar çok karbondioksiti soluyoruz.
Termik santrallerden çıkan küller, rüzgârın etkisiyle kilometrelerce uzağa yayılarak topraklarımızı, sağlığımızı tehdit ediyor. Biz insanız. Topraksız, susuz, havasız yaşayamayız. Ancak şu an yapılan enerji projeleri bizim havamıza, suyumuza, toprağımıza geri dönülemez zararlar veriyor. Bu santraller, geleceğimizi küle çevirmeden; bu topraklarda yaşayan herkesi hasta etmeden, termik santral projelerinden vazgeçin diyoruz. Örneğin bugün, Şırnak’ta onlarca HES, yedi baraj ve üç termik santrale yeni bir termik santral daha ekleniyor. Bu santral, yalnızca doğamızı tahrip etmekle kalmayacak; aynı zamanda külleri kilometrelerce uzağa yayılarak, halk sağlığını etkileyecek. Bizlerin hasta olmasına sebep olacak. Aynı zamanda, bölgemize yapılan birçok HES projesi de zaten iklim değişikliği sebebiyle azalan sularımızı tehdit ediyor.
Tüm canlıların yaşam kaynağı olan suyun sadece enerji kaynağı ve para kazanma aracı olarak görülmesini kabul etmemiz mümkün değildir. Su bizlere yaşam veren en temel doğal varlıklarımızdandır. İklim değişikliği yüzünden azalan sularımızın korunması ve geliştirilmesi gerekirken; etkileri toplu olarak hesaplanmadan yapılan barajlar ve HES’ler yüzünden sularımız büyük tehdit altındadır. Şu an bölgemize yapılan enerji yatırımlarının ömrü en fazla 30 yıl olabilecek. Kısa süreli bir yatırım için yapılan HES’ler ve termik santraller sonucunda bölgenin ekosistemi geri dönülemez zararlara uğrayacak. Bizler kısa süreli yatırımlar için binlerce yıllık tarım arazilerimizin, derelerimizin, yaşam alanlarımızın, kültürlerimizin yok edilmesini istemiyoruz.
Yeni enerji projeleri yerine çözümün, yenilenebilir enerjide ve enerji verimliliğinde olduğunu biliyoruz. Fosil yakıtların sebep olduğu iklim değişikliği Türkiye’yi şimdiden ciddi şekilde etkilemeye başladı. Ülkemizin en kurak yıllarından birini yaşarken, Türkiye, iklim değişikliğini hızlandıran enerji yatırımlarından, termik santrallerden ve HES projelerinden vazgeçmeli ve sürdürülebilir, temiz ve yenilenebilir enerji yatırımlarına yani güneş ve rüzgar enerjisine doğru yönelmelidir. Nefes alma hakkımız için termikten vazgeçin; güneş – rüzgar bize yeter diyoruz denildi.
Muş Ovası Gazetesi


