Muş KESK Şubeler Platformu, Belediye önünde basın açıklamasında bulundu.
KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Tekin Uygun tarafından okunan basın açıklamasında: KDP ve AKP ye çağrımızdır; Rojavaya yönelik politikalardan vazgeçin. Son günlerde Rojava devrimini boğmaya ve boşa çıkarmaya çalışıldığı, Özellikle Kobaniye yönelik çeteler tarafından başlatılan saldırılar sonucu gıda, ilaç ve temel ihtiyaç maddeleri tükenme noktasına gelmiş, can kayıpları yaşanmaya başlamıştır.
Çetelere destek veren başta Türkiye olmak üzere, KDP yönetimi tarafından, Rojava ve Güney Kürdistan arasına, Nusaybin-Qamışlo arasına örülen utanç duvarına benzer hendekler kazılmaktadır. Biz ,Demokrasi güçleri olarak, AKP ve KDPnin Rojavaya yönelik politikalarından vazgeçmeye ve AKPyi de ülkedeki Kürt sorununu çözmek için yasal adımlar atmaya davet ediyoruz KDP yönetiminin bilgisi dahilinde Rojava sınırına hendekler kazılmaktadır. Buna karşı Rojava halkı da günlerdir tepki göstermektedir. Hendek kazımı ve ortaya çıkan gerilim Kürt kamuoyunu ve demokrasi güçlerini rahatsız etmektedir. Bu hendek kazımı, Kürt kamuoyununu , barıştan, emekten ve demokrasiden yana tavır takınan, biz demokrasi güçlerini de, kısacası Herkesi de şaşırtmıştır. Böyle bir gerilimin ortaya çıkması talihsiz olmuştur.
Rojava Devrimi, tüm Kürtler ve ortadoğuda yaşayan bütün halkları için de heyecan vermektedir. Suriye de yaşayan Kürt halkının ayağa kalkması ve kendi özgür yaşamını kurması kadar değerli bir şey olamaz.
Bu açıdan var olan sorunların görüşmeler ve karşılıklı anlayışla çözümlenmesi gerekmektedir. Bu gerilim Kürtler açısından olumsuz bir durum olduğu gibi, Uluslar arası güçleri de sevindirmektedir. Ulusal arası güçlerin Kürtlere karşı düşmanlığı, her zaman Kürtlerin parçalanmışlığı ve Kürtler arasındaki sorunlardan yararlanmışlardır. Bu açıdan artık Kürtler arasındaki sorunları gerilim ve parçalanma noktasına getirmeden, siyasi yollarla çözmek gerekmektedir. Kürtler arasındaki sorunlar diyalog ve siyasi yöntemle çözme dışına taşırılmamalıdır. Günümüz dünyasında farklı toplumlar ve devletler, aralarındaki sorunları diyalog ve siyasi yöntemlerle çözerken, Kürtler de kendi aralarında bu yol ve yönteme başvurmalıdırlar. Rojava devrimine karşı; tüm halkların ve özellikle , Kürt halkının, siyasi grup ve partilerin sorumlulukları ve yükümlülükleri bulunmaktadır. KDP ve Güney Kürdistan yönetiminden beklenen budur.
Hatta Güney Kürdistan yönetiminin Rojava yönetimine karşı sorumluluk duymasını ve aralarındaki gerilimi diyalog ve siyasi yöntemlerle çözmesini tüm Kürtler beklemektedir. Bu nedenle Kürdistan arasına örülen tel örgülerin ve duvarların kaldırılması istenirken, Rojava sınırına hendekler kazılması şaşırtıcı olmuştur. Tüm Kürtler, KDP’den bu uygulamadan derhal vazgeçmesini istiyor.
Çünkü mevcut siyasi gerilimden Rojava halkı ve tüm kürt halkı olumsuz etkilenmektedir. Uluslararası alanda birçok aydın, yazar ve siyasetçinin Rojava Devrimiyle dayanışma çağrısı yaptığı bir dönemde, KDP’nin de politika ve tutumlarıyla Rojava Devriminin yanında olması gerekmektedir. Değerli basın emekçileri ve demokratik kamuoyu.
Uluslararası alanda birçok tanınan şahsiyetin Rojava Devrimiyle dayanışma içine girdiği bir dönemde tüm parçalardaki halkımız ve siyasi güçler Rojava Devrimine sahip çıkmalıdır. Gün, Rojava Devrimini sahiplenme ve savunma günüdür. Birçok güçten destek alan çeteler Rojava Devrimine saldırırken Rojava Devrimi yalnız bırakılmamalıdır. Sadece Kürt halkı değil, dünyanın ve özellikle Türkiye halkları, demokrasi ve devrimci güçleri Rojava Devriminin yanında yer almalıdır. Rojava halkı sadece Suriye’nin değil, Ortadoğu’nun kaderini değiştirecek bir devrimci hamle yapmıştır.
Kürtler kendilerini demokratik ve özgür bir toplum haline getirirken, Suriye’yi de demokratik ve özgür bir ülke haline getirmede büyük adımlar atmışlardır. Bunun tüm Ortadoğu’yu etkileyeceği şimdiden görülmektedir. Rojava Devriminin çok boyutlu büyük direniş gösterdiği bu günlerde Rojava Devriminin yanında olduğumuzu bir daha vurguluyor; tüm Kürt halkının yanı sıra özellikle Türkiye halkları, siyasi güçleri ve demokrasi güçleri; Rojava Devrimini destekleyerek yanında yer almaya ve savunmaya çağırıyoruz.
Güney Kürdistan Yönetimi başta olmak üzere, Ortadoğu Halklarına umut veren rojava devrimine karşı çıkan bütün kesimleri şiddetle kınıyoruz. Değerli arkadaşlar, Taksim Emekçilere Açılmalıdır. Son günlerde başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere hükümet çevrelerinden Taksim 1 Mayıs Alanı’na dair yapılan açıklamalar, basında tek taraflı olarak geniş yer bulmaktadır. İşçilerin ve emekçilerin hakları ve talepleri ile ilgili bugüne kadar ağzını bıçak açmayanlar, Taksim 1 Mayıs Alanı’nın yasaklanmasına gerekçe üretmek için sürekli bahaneler üretmektedirler. Hükümet çevrelerinden arka arkaya gelen tüm açıklamalara tek tek yanıt vermek olası değildir, ancak tüm açıklamaların ortak yönünün akıldışı, çelişkili ve yasadışı bir yasağa gerekçe üretme çabası olduğu rahatlıkla görülebilmektedir. Bu ülkede akıl, vicdan, tarih veya biraz olsun hukuk bilgisi olanlar açısından, 1 Mayıs’ta Taksim’i yasaklama inadının gerekçesini ve hukuki temelini anlamak mümkün değildir.
Bizzat Başbakan tarafından 1 Mayıs’ın kutlanabileceği alanlarına dair açıklama yapılması, buna uymayanların çatışma istediğini söyleyerek, cam çerçeve kırılmasından söz etmesi ve 21 Nisan Pazartesi günü 1 Mayıs Komitesinin Taksim’de gerçekleştirmek istediği bir basın toplantısının bile polis tarafından şiddet kullanılarak engellenmesi, gösteriyor ki, hükümet gerginlik yaratma çabası ve yaklaşımı içerisindedir. Sadece bu durum bile hükümetin işçi sınıfına ve emekçilere karşı yasadışı yöntemlerle mücadelede ısrarcı olduğunu göstermektedir.
Cam çerçeve kırılmasından söz edenlere bir kez daha, Taksim meydanında yüz binlerin katılımıyla 2010, 2011 ve 2012’de hiçbir sorun yaşanmadan gerçekleştirdiğimiz dünyanın en büyük 1 Mayıs kutlamalarını hatırlatıyoruz. AKP’nin yasadışı, çelişkili ve akıldışı inadına ve bu inadı meşrulaştıran yaklaşımlara rağmen, DİSK-KESK-TMMOB, TTB ve 1 Mayıs’ı birlikte kutlamaya hazırlandığımız 60’ın üzerinde kurum 1 Mayıs’ta Taksim’de olacaklar. Biz Türkiye’nin artık bambaşka bir döneme girdiğini, başta işçi sınıfı olmak üzere halkımızın haklarının bilincinde olduğunu ve o hakları için mücadeleden geri durmadığını yaşayarak görmenin güveni içerisindeyiz. Bize Taksim’den ümidi kesin diyenlere, Taksim’den ümidi kesmek emekten, gelecekten, yaşamdan ümidi kesmektir diyoruz.
Bu nedenle de İşçi Bayramı’na bayram gibi hazırlanıyor, türkülerle, şarkılarla, karanfillerle o gün Emekçiler Taksim yolunda olacaklar. 1 Mayıs’a savaşa gider gibi hazırlananlara bir kez daha ifade etmek istiyoruz ki işçiler, emekçiler de destan yazar ama sizinki gibi değil! İşçiler, emekçiler, birlik, mücadele ve dayanışma bilinçleriyle, ürettikleriyle, kardeşlikleriyle, türküleriyle destan yazar. Ve bugün Türkiye’nin ihtiyacı tam da böyle bir destandır dedi.
Muş Ovası Gazetesi


