İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği tarafından Toprakkale ve Harman Köylerinde yapılan bağcılık çalışmalarına bazı şahıs veya şahısların zarar verdiğini kaydedildi. Basın mensupları ile bir araya gelen Vali Erdoğan Bektaş, Muş’ta çalışmaların ne şartlarda yapıldığını kaydetti.
Toprakkale ve Harman Bağcılık Projesiyle ilgili düzenlenen raporu basın mensuplarına dağıtan Vali Erdoğan Bektaş sanıldığı kadar kolay şartlar altında çalışmadıklarını ve bu raporu dağıtmasındaki asıl amacının icraatlarda ne tür zorluklarla karşılaşıldığının bilinmesi olduğunu söyledi.
Valilik Toplantı salonunda basın mensupları ile bir araya gelen ve Toprakkale ile Harman Köyünde devam eden bağcılık projesi ile ilgili olarak İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği tarafından hazırlanan rapor aşağıya çıkartılmıştır:
“İl Özel İdaresi 2009 yılı yatırım programında bulunan ve İl Tarım müdürlüğü ile birlikte yürütülen Muş Merkez Harman Toprakkale Köyleri Bağcılık Projesi’nin uygulanmasına ilkbahar mevsiminde başlanılmış ve karşılaşılan problemler zamanla çözümlenmeye çalışılmıştır.
Projenin planlanma aşamasında sulama suyu temini, Suvaran Deresi’nden, tesise cazibeli olarak su sağlayan, küçük çaplı su alım yapısı ve sulama şebekesinden oluşan maliyeti düşük olan bir sulama tesisi projelendirilmiş ve uygun şartlar oluştuğunda uygulamasına hemen geçilmişti.
Ancak, söz konusu uygulama süreci, kurumumuza ait iş makineleriyle yapılan kazı çalışmaları ile başlamış daha sonra köy sakinleri tarafından aralarındaki ihtilaflar nedeniyle engellenmiştir. Daha sonra kurumumuzca planlanan tesisten vazgeçilip Sondaj ve Enerji Nakil hattını da içeren yer altı suyundan su temini yoluna gidilmiştir.
Bağcılık Projesi’nin uygulanması için ilk aşamada İl Tarım Müdürlüğü’ne gerekli malzemeler (atoınîzör, bağ makası, kürek, budama aletleri, v,s) alınmıştır. Bu arada Tekirdağ Bağcılık Enstitüsü ile temasa geçilmiş ve gerekli olan üzüm fideleri için bağlantılar yapılmıştır. Aynı zamanda Muş Üzümü (vakkas çeşidi) fidesi alımı, ekim alanının sürümü, can suyu temini, çit yapımı, sulama suyu havuzunun yapımı v.s. gibi işlemler için proje yapımı ve İhale süreçleri başlatılmıştır. Bu süreçte meydana gelen ve Önceden öngörülmeyen, proje sahasının genişletilmesi, köy sakinleri arasındaki ihtilaflar ve mevsimsel şartlar çalışmalarımızın hızını olumsuz yönde etkilediği halde söz konusu olumsuzluklara rağmen uygulama süreci devam etmiştir.
Projenin uygulanmasında en büyük sıkıntı can suyu ve sulama suyunun temini konusunda yaşanmıştır. Cazibeli sulama suyu olmadığından merkez ve belde itfaiyeleri ile kurumumuza ait arazöz ve su tanklarından faydalanılmıştır.
Bağ alanının hemen yanında yapımına karar verilen sondaj kuyusundan i litresi artezyen olmak üzere ortalama 5 l! su çıkmıştır. Bu miktar yapımı planlanan havuzun kullanılması için yeterli görülmekteydi. Ancak bağ alanının bulunduğu bölgenin aşırı siffli olması sebebiyle pompanın su ile birlikte kuyu malzemesini de çektiği görülmüştür. Deneme çalışmaları esnasında pompanın çektiği şilt malzeme kuyu İçinde deformasyona ve ani malzeme boşalmasına sebebiyet vererek kuyu içindeki borunun kırılmasına sebep olmuştur. Kısmi çökme gerçekleştiği anda çakıl takviyesi ve kontrollü deneme çalışması yapılmakta olduğundan kuyu çok az oranda çökmeye maruz kalmıştır.
Bu olayın ardından kuyudan alınacak suyun debisinden feragat edilerek mevcut pompa daha düşük çap ve debideki bir pompayla değiştirilmiş ve kuyuya çakıl takviyesi yapılarak kuyu saniyede 3 litre kapasiteli olarak daha uygun pompa seçilmek suretiyle yeniden faal hale getirilmiştir. Bu şekilde iki hafta süreyle çalıştırılarak sulama sistemine su sağlanmıştır. Tesisin çalıştırılmasına rağmen tarla sahiplerinin bir kısmının sulama yapmadığı görülmüştür. Bağa alanına gidildiğinde de bu husus tarladaki fidelerin durumundan anlaşıla- bilmektedir. Yaklaşık olarak 2 hafta süreyle çalışarak, sulama tesisine su sağlayan kuyumuz ile ilgili olarak, 03.08.2009 tarihinde tesise görevlendirdiğimiz teknik elemanlarımız ve onarımı gerçekleştiren firma çalışanına olay yerinde köy sakinlerinin ifadelerinde de söyledikleri üzere, köyden bazı şahıs veya şahısların terfi binasının içine, üzerindeki kapağını yere atıp kırarak girmeleri ve ana vananın ayarıyla oynamaları sebebiyle sistemin tamamen işlevsiz hale getirildiği tespit edilmiştir.
Proje uygulama süreci boyunca da yaşadığımız zorluklar devam etmiştir. Bunlardan en önemlileri, tesiste gerek kurumumuzca gerekse yüklenici firmalarca yapılan birçok imalatın tahrip edildiği enerji kablolarının kesilip çalındığı kurumumuzca döşenen boruların çalındığı tarla başlarında belli mesafelere konulan su tevzi hidrantlarının kırılarak başlıklarının çalındığı ve tahrip edildiği, bağ alanının etrafında yapılan kapıların kırıldığı, hatta bazı tarlaların içinde filizlenen fidelerin söküldüğü yerinden çıkarılıp yerine tekrar konulduğu proje kapsamında çalışan herkesçe bilinmektedir. Defalarca yaptığımız telkinlerimize, aldığımız önlemlere ve muhtarlara sözlü olarak tarafımızdan ve İl Tarım Müdürlüğü personelince defalarca ifade edilmesine rağmen engellenememiştir.
31.07.2009 tarihli köylü dilekçesinde dikili üzüm fidelerinin kurumaya yüz tuttuğu ve acilen sulanması gerektiği belirtilmektedir.
Sarf edilen bunca çabaya rağmen karşılığında yöre İnsanı ve çiftçilerin duyarsızlığı devam etmektedir. Meydana gelen tahribat ve istismarlara karşı duyarlı köy sakinlerinin ciddi bir çabası görülmemektedir.
Tesise verilmiş olan zarar sebebiyle eski sondaj kuyusunun 15 metre yanına yeni bir kuyu açılması ve bu kuyunun teçhiz borularının çelik boru seçilmek suretiyle yapımına karar verilmiştir.
Uygulama süreci birkaç gün içinde tamamlanacak şekilde planlanmış olan kuyumuzun inşaat yapımına başlanmıştır. Bu suretle sürekli kullanılabilir sulama suyu temin edilebileceği kanaatine varılmıştır”. Muş`un Sesi Gazetesi


