Muş’ta göreve başladığı günden bu yana Süt Fabrikası ile yakından ilgilenen, köy köy dolaşan, hayvancılık yapanlardan süt isteyen Vali Erdoğan Bektaş şimdi de daha fazla süt verenlere hizmet götüreceklerini söyledi. Süt Fabrikasının açılması için inanılmaz efor sarf eden ve her seferinde vatandaşları süt konusunda uyaran Vali Erdoğan Bektaş, hizmet isteyen köylülerin önce süt vermesi gerektiğini ima etti.
Süt fabrikasının kısa sürede açılacağını ifade eden Vali Erdoğan Bektaş, en fazla süt veren köye hizmette öncelik tanıyacaklarını söyledi ve bunu tehdit olarak teşvik olarak algılanmasını istedi. Vali Erdoğan Bektaş, Muş’ta toplu sağım üniteleri oluşturacaklarını ve vatandaşların inek sağmakla uğraşmayacağını kaydetti.
Valilik toplantı salonunda basın mensupları ile bir araya gelen Vali Erdoğan Bektaş, süt fabrikasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Süt fabrikasının hazır olduğunu söyleyen Vali Bektaş, kısa sürede açılışını gerçekleştireceklerini söyledi. 25 Ağustos 2009 tarihinde Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ın katılımıyla açılışı yapmayı istediğini söyleyen Bektaş, “Süt fabrikasını açacak olan girişimcinin ürün sorunu olduğunu için açılışı ertelememizi istedi. Biz Muş’ta toplu bir açılış töreni düzenlemeyi amaçlıyoruz. Sayın Başbakanımızı da hem bu özel girişimler için toplu açılış töreni hem de kamu yatırımları açılış törenine çağırmayı düşünüyoruz” dedi.
Muş’ta toplu sağım üniteleri kuracaklarını ifade eden Bektaş; “Bizim sattığımız süt içinde mikroplar barındırıyor. Köylümüzün sattığı süt temiz usullerle sağılmadığı, temiz usullerle biriktirilmesi, temiz usullerle bekletilmediği için içinde mikroplar barındırıyor. Mikroplu süt fabrikaya girdiğinden ondan her şey yapamıyorsunuz. O bir sorun, bunun çaresi ineklerin sağım makineleri ile sağılması. Vatandaşımızın her biri sağım makinesi alamaz. Büyük merkezlerde toplu sağım üniteleri kuruluyor. Biz en çok süt veren yerden başlayarak bunları kuracağız. Vatandaş getirecek ineğini, takacak makineye, makine sütü sağacak hemen soğutup tanka alacak. Kaç kilo sağıldıysa hemen adamın hesabına geçiliyor. Adam süt sağmakla uğraşmayacak. Bu sistem batıda var. Burdur’da İbrahim Özçimen Bey kuruyor. Bu zor bir şey değil, ben de burada kurarım, yeter ki bu akış sağlansın. Ayrıca kışın burada fazla kar yağıyor, yollar kapanıyor. Ama süt arabasının her gün köylerden süt toplaması lazım. O zaman ben önce en çok süt verene köyün yolunu açacağım. Bu tehdit değil teşvik” dedi.
Seyyar mandıra düzenini bozmak gibi bir niyetlerinin olmadığını belirten Bektaş; “Bu bölgede geçici, seyyar mandıra düzeni var. Ama bu en fazla 2 ay sürüyor ve adamlar çekip gidiyor. Daha çok koyun sütüne endeksli kaşar yapmaya endeksli işler. Bizim hesabımız o değil, bizim hesabımız 12 ay sağılacak inek sütünü elde etmek. Koyun ayrı bir şeydir. Koyun için ayrı projemizin olduğunu biliyorsunuz. Koyun sütü bir çeşitti, fiyatı da farklıdır tadı. Biz o düzeni bozmaya niyetimiz yok. Bizim 260 bin ineğimiz var. 100 bin inek sağılsa ve her biri günde bir kilogram süt verse benim 100 ton sütüm olması lazım. Benim fabrikam azami 60 tondur. Ben bu inekleri süt verir hale getirip onların sütünü alıp satmak düşüncesindeyim” dedi. Muş`un Sesi Gazetesi


