Yaldız ailesinin diğer fertleri de, her gün ölümü enselerinde hissederek yaşıyorlar.
Üç çocuğunu kaybeden Yaldız ailesi, her gün ölüm korkusu yaşıyor. Bugüne kadar 3 çocuğunu kaybeden, ancak ölümlerine neden olan hastalığın teşhis edilememesi, Yaldız ailesini endişeye sürükledi. Ailenin tüm fertleriyle birlikte İstanbul’a giden Yaldız ailesi, ailedeki ölümlere neden olan hastalığın teşhis edilmesi için bir dizi tahlilden geçirilecekler.
İLK ÖLÜM 1999 YILINDA
1999 yılında 7 yaşındaki Yusuf Yaldız, 25 Mayıs 2011 tarihinde 7 yaşındaki Songül Yaldız ve 22 Aralık 2011 tarihinde ise 5 yaşındaki Erhan Yaldız ın hayatını kaybetmesi aileyi endişeye sürükledi. İlk çocuklarını 12 yıl önce 25 Mayıs 2011 tarihinde kaybeden ailenin bu sene içinde de iki çocuklarının peş peşe ölümü ile yıkıldı. 7 yaşındaki kızı Songül ün hayatını kaybetmesi üzerine Elazığ Araştırma Hastanesi ne başvurduklarını, ancak herhangi bir hastalığa rastlanmadığını belirten Refik Yaldız, 22 Aralık 2011 tarihinde ise 5 yaşındaki oğlu Erhan Yaldız ı kaybettiklerini ifade etti. Hayatta olan 7 çocuğu için endişe duyan Yaldız, devlet büyüklerine seslenerek hayatta olan çocuklarının sağlık kontrolünden geçirilmesini istedi. Maddi sıkıntı yaşamadıklarını ve bütün aile fertlerinin sosyal güvencesinin olduğunu belirten Baba Refik Yaldız: “10 çocuğum vardı. Birini kaybettim yıkıldım. Daha sonra 25 Mayıs 2011 tarihinde 7 yaşındaki kızım Songül Yaldız okulda hayatını kaybetti. İlk önce bize kalp krizi dediler. Daha sonra kalp krizi olmadığını öğrendik. Kızım Songül ün hayatını kaybetmesi üzerine bütün çocuklarımı Elazığ Araştırma Hastanesi ne götürdüm. Orada tedavi olduk. Ancak hiçbir hastalık çıkmadı. 22 Aralık 2011 tarihinde ise 5 yaşındaki oğlum Erhan Yaldız ı kaybettim. Ben bir baba olarak bütün devlet büyüklerine sesleniyorum. Lütfen hayatta olan 7 çocuğumun sağlığı için detaylı bir sağlık taramasının yapılmasını istiyorum. Benim devletimden ve devlet büyüklerimden tek isteğim budur. Hayatta olan 7 çocuğumun hayatı için endişe duyuyorum ve her gün ölüm korkusu ile yaşıyorum. Şimdi de İstanbul’a tüm aile fertleriyle birlikte gidiyoruz. Ölümlere neden olan bu hastalığın ne olduğunu öğrenmek istiyoruz” dedi. Yaldız ailesinin çocukları ise, her gün ölüm korkusuyla yaşadıklarını, kendilerine sıranın ne zaman geleceğini beklediklerini belirttiler.
Muş Ovası Gazetesi


