İmam Hatip Öğrencilerinin gerçekleştirdiği şiir ve ilahi dinletisinin ardından açılış konuşmasını yapan Muş Lale-Der Yönetim Kurulu Başkanı Ferzende Saygın, dernek faaliyetleri hakkında bilgiler verdi.
Çalışmalarının çocuk, kadın, öğrenci, esnaf gibi toplumun değişik unsurlarını kuşatacak şekilde aralıksız devam ettiğini belirten Saygın, vahyi hayata taşımak gibi bir misyonla faaliyetlerini sürdürdüklerini ve konferansın faydalı geçmesi temennisinde bulunarak sözlerini bitirdi.
Programa konuşmacı olarak katılan Araştırmacı Yazar Ramazan Kayan ise, gösterilen yoğun ilgi için teşekkür ederek sözlerine başladı. Kayan, Müslümanların yaşadığı bölgesel ve küresel sorunlara dikkat çekti. Dünyanın yeni bir aşamaya evirildiğini ifade eden Ramazan Kayan, Müslümanların ahlak ve kardeşlik gibi temel konularda ciddi sıkıntılar yaşadığını, böyle bir gidişatın durdurulmaz ise felaketle sonuçlanacağı tespitinde bulundu.
Batının ahlaki değerleri tükettiğini ve evrensel kardeşlik şuurunu kaybettiğini ifade eden yazar, Müslümanların her şeye rağmen ahlak ve kardeşlik bilinci hususunda insanlık için yegâne umut olma potansiyelini sürdürdüklerini belirtti. Kayan, Müslümanların üstünlüklerinin askeri, siyasi veya ekonomik güçle değil, hayata aksettirilmiş ahlak ve kardeşlik bilinciyle ifade edilebileceğini de kaydetti.
Ramazan Kayan, konuşmasını Müslümanların hayatında temel almaları gereken beş temel ilkenin olduğunu ifade ederek sürdürdü. Birincisi, Allahın gücü ile güçlenmek: Allahtan başka güçlere bel bağlayanlar günün birinde o gücün tükendiğini bilirler. Müslümanlar egemen güçlerin ve siyasi iktidarların gücüne değil, Allahın sonsuz kudret ve iradesine teslim olmalıdırlar. İkincisi, Allahın boyası ile boyanmak: renk savaşlarının olduğu ve herkesin kendi rengini başkasına vermeye çalıştığı bir dünyada Müslümanların Allahın boyasından başka bir boyayı kabul etmemeleri gerekir. Ten, nesep, memleket, ırk, mezhep, meşrep, ideoloji gibi araçlarla başlatılan renk savaşlarının insanlığı nice felaketlere sürüklediği bilinmektedir. Üçüncüsü, Allahın ahlakıyla ahlaklanmak: Batının ve batı kültürüyle yetişen toplumların yaşadığı ahlaki erozyon, insanlığın en büyük felaketlerinden biridir. Bu felaketi önlemenin yegane şartı, Allahın ahlakıyla ahlaklanmaktır. Kökeni itibariyle insanın yaratılışına (halk) uygun davranmayı ifade eden ahlak kavramı, insanın fıtratında bulunan doğal hasletleri vahyin kılavuzluğunda eğitmesiyle gerçek anlamını bulur. İslam toplumlarının ahlakın vaazını, teorisini değil, pratiğini sergilemeleri gerekir. Hazreti Peygamberin yaşadığı topluma rahat ulaşmasını sağlayan en temel özelliği, güven ve emniyet veren ahlaki duruşuydu. Dördüncüsü, Allahın izzeti ile izzetlenmek: Müslümanlar Allahtan başka yerlerde ve kişilerde izzeti aradıkları zamandan bu yana zillet içindedirler. Her varlığa gerçek değerini veren Allah bizim izzet ve onur yoksunu olan güçlere bel bağlamamızı kabul etmemektedir. İzzetin tamamı Allahın ve resulünün yanındadır. Beşincisi, Allahın ruhu ile ruhlanmak: Müslümanlar Allahın vahyettiği ruhla hayat bulabilir. Ölüyü dirilten, küfrü imana çeviren ve karanlığı nurla değiştiren Allahın ruhudur. Bizler başka ideolojiler ve düşünceler ile ruh kazanamayız bilakis, ruhumuzu mahkûm ederiz.
Konuşmacı Ramazan Kayan sözlerini, Müslümanların büyük bir sorumluluk bilinciyle yeniden Allahın kitabına ve Peygamberin sünnetine dönmeleri gerektiğini hatırlatarak bitirdi. Programdan sonra yazar kitaplarını da imzaladı.
Muş Manşet Gazetesi


