İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada kene riski bulunan yerlerde yapılması gerekenlere karşı dikkat çekildi
Yazılı olarak yapılan açıklamada, İlimizde 2015 yılının Haziran ayının 12sine kadar sağlık kurumlarımıza 9 vatandaşımız Kırım Kongo Kanamalı Ateşi şüphesi ile başvuruda bulunmuş, alınan kan örneklerinde sadece 2 vatandaşta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) pozitif çıkmıştır. 2014 Yılında 1 vakamız, 2013 yılında 3 vakamız, 2012 yılında ise vaka tespiti olmamıştır. Bu vakaların tamamı şifa ile sonuçlanmış ve buna bağlı ölüm olayı olmamıştır. Hastalığın çıktığı bölgelerde gerekli çalışmalar yapılmış, bu kapsamda yaz olması münasebetiyle halkın aşağıda belirtilen bilgilerin bilinmesine ihtiyaç olduğundan hastalıkla ilgili bilgi notu yayınlanmıştır denildi.
Bulaşıcı hastalıkla ilgili şu ifadelere yer verildi: Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) başlıca kene tutunması veya keneyle temas sonucu bulaşabilen ve ölümle sonuçlanabilen bir hastalıktır. Havaların ısınmaya başlaması ile birlikte hastalığın bulaştırıcısı olan keneler aktif hale gelmekte, bu sebeple hastalık bahar ve yaz aylarında görülmektedir. Hastalığın önlenmesinde en önemli husus kişisel korunma tedbirlerinin alınmasıdır.
Bu kapsamda, hastalıktan korunmak için aşağıda belirtilen önlemlere muhakkak suretle uyulması hayati önem taşımaktadır: Hastalığa sebep olan mikrobun bulaştırıcısı olan keneler uçmazlar, zıplamazlar, yerden yürüyerek vücuda tırmanırlar.
Tarla, bağ, bahçe ve piknik alanları gibi kene yönünden riskli alanlara gidilirken, kenelerin vücuda girmesini engellemek maksadıyla mümkün olduğu kadar vücudu örten giysiler giyilmeli, pantolon paçaları çorapların içerisine sokulmalı ve ayrıca kenelerin elbise üzerinde rahat görülebilmesi için açık renkli kıyafetler tercih edilmelidir.
Kene yönünden riskli alanlardan dönüldüğünde kişi kendisinin ve çocuklarının vücudunda (kulak arkası, koltuk altları, kasıklar ve diz arkası dahil) kene olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Vücuda kene tutunmuş ise hiç vakit kaybetmeden çıplak el ile dokunmadan uygun bir malzeme (cımbız, eldiven, bez ve naylon poşet gibi) ile çıkarılmalıdır. Kene ne kadar erken çıkarılırsa hastalığın bulaşma riskinin de o kadar azalacağı unutulmamalıdır.
Kişi keneyi kendisi çıkaramadığı durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Vücuda tutunan veya hayvanların üzerinde bulunan keneler kesinlikle çıplak el ile öldürülmemeli ve patlatılmamalıdır. Kenelerin üzerine sigara basılması, kolonya ve gaz yağı gibi maddelerin dökülmesi hastalığın bulaşmasına yol açabileceğinden kesinlikle yapılmamalıdır.
Hastalık, hayvanlarda belirti göstermeden seyrettiğinden hayvanlar sağlıklı görünse bile hastalığı bulaştırabilirler. Bu sebeple hastalığın sık olarak görüldüğü bölgelerde bulunan hayvanların kan ve idrar gibi vücut sıvılarına çıplak el ile temas edilmemelidir.
Hastalığa yakalanan kişilerin kan, vücut sıvıları ve çıkartıları ile hastalık bulaşabildiğinden, hasta ile temas eden kişiler gerekli korunma önlemlerini (eldiven, önlük, maske v.b.) almalıdır.
Kene tutunan veya kene ile temas eden kişiler kendilerini en az 10 gün süreyle; hasta insan ve hayvanların kan, vücut sıvıları ile doğrudan temas eden kişiler ise kendilerini 2 hafta süreyle takip etmelidir. Halsizlik, iştahsızlık, ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma veya ishal gibi belirtilerin görülmesi halinde derhal en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmelidirler.
Hastalığın kontrolünde özellikle çiftlik hayvanlarında kene mücadelesi önemli olduğundan hayvanlar, Tarım teşkilatının önerileri ve yardımları doğrultusunda kene ilaçları ile düzenli bir şekilde ilaçlanmalıdır.
Kenelerin birçok çeşidi vardır. Ancak hangi kenenin hastalık yapıp yapmadığı anlaşılamayacağından tüm kenelere karşı aynı önlemler alınmalıdır.
Muş Manşet Gazetesi


