Skip to main content

Darbe anayasasının utanç ve mahcubiyetini taşıyoruz

Muş Haber Fotoğrafı

Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç, Türkiye Cumhuriyetinin bir vatandaşı olarak halen darbe anayasası ile yönetilmenin mahcubiyeti ve utancını taşıdığını belirterek, 21nci yüzyılda halen darbe anayasası ile yönetiliyoruz ve halen bu sorunu çözmedik dedi.

Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfının (TESEV), Demokratikleşme Programı olarak yeni anayasa yapım sürecine ilgiyi artırmak için Muş Alparslan Üniversitesinde düzenlediği panelde konuşan Prof. Dr. Nihat İnanç, önemli açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Sebahattin Zaim Konferans Salonunda katılımcılara hitaben konuşan Rektör İnanç, Neden Anayasa ve hukuk. Biz neden yıllardır buna ihtiyaç duyuyoruz. Bu konuyu sonucunu boş olarak tahmin etsek bile neden tartışıyoruz. Çünkü Anayasa dediğimiz zaman bireyin batan haklarını, toplumun bütün haklarını garanti altına alan garantör dediğimiz yapı kağıt üstünde belki bir metindir ama hayatımızın içinde hayatımızı yönlendiren hayata değer katan veya hayatı zindan eden bir metindir. Bu nedenle Anayasa reformunu hepimiz önemsiyoruz. Tüm siyası partiler, tüm sivil toplum kuruluşları bu konuyu benimsediğini her ortamda ifade ediyorlar. Ama ne hikmet ise toplumdaki tüm paydaşların bu kadar önemsediği bir konu ancak çözümsüzlükle sonuçlanıyor. Bu reformu hazırlarken, biz nasıl bir yöntem önerdiğimizi ortaya koymamız gerekiyor. Toplumsal mutabakatın olmadığı yerde kurumsal mutabakatla topluma yapılan her şey aslında bir darbe ürünüdür. O nedenle Ankara da, İstanbul da kurumların oturup topluma rağmen mutabakat kaldığı bir kurum eğer toplumda karşılığı yoksa bu mutabakatın bir anlamı yoktur diye düşünüyorum dedi.

TÜRKİYE HALKININ BEKLEYECEK ZAMANI YOKTUR

Türkiye halkının bekleyecek zamanının olmadığının altını çizen İnanç, 4 sene Ankara da birileri bizim adımıza tartışarak konuşarak masayı terk ettiği bir ortamı hak ettiğimizi zan etmiyorum. Biz bu sorunun çözülmesini istiyoruz. Dolayısıyla öznemizi doğru seçip öznemizi doğru yönlendirmemiz gerekiyor. Hangi siyasal anlayış olursa olsun toplumda karşılığı olan anlayışın toplumsal çoğunlukta bu konuyu topluma götürür ve konuyu kökten çözeceğine inanıyorum. Dolayısıyla mevcut çalışmaların 4 yıl boyunca meclis çatısı altında boşa gittiği gibi maalesef çoğu zaman bizimde yaptığımız gayretlerin boşa gittiğini hep birlikte şahit oluyoruz diye konuştu.

DEVLET KENDI GÜVENLIK KONSEPTINI OLUŞTURURKEN, GÜVENLIK POLITIKALARINI TESIS ETMEK ZORUNDADIR

Nasıl bir anayasa olacak nitekim bu gün Türkiyede işte yasa düzeyinde tartışılıyor yarın bu anayasa düzeyinde tartışılmaya başlanacak ve başlanması gerekiyor. Ankara derken ben Devleti kastediyorum. Ankaranın refleksleri daha çok devleti koruyan güvenlik refleksleri çevresinde şekilleniyor. Anayasa öznesinde olan halk Ankaranın da temelini oluşturuyor. Yani devletinde temelini oluşturuyor. Dolayısıyla devlet kendi güvenlik konseptini oluştururken, halkımı nasıl koruyabilirim diye refleksi üzerine bu güvenlik politikalarını tesis etmek zorundadır. Devlet sadece kendi bekasını düşünürse kendi koruyan refleksten hareket ediyorsa kendisini varlık olana halkı koruyamıyorsa burada çok ciddi bir sıkıntı söz konusudur.

GÜVENLIK VE ÖZGÜRLÜK ARASINDA SINIR ÇIZILMESI GEREKIR

Özgürlük ve güvenlik arasında bir sınır çizilmesi gerektiğini ifade eden İnanç konuşmasını şöyle sürdürdü; Güvenlik mi, özgürlük mü? Bu aslında anayasaya götürüyor. Ona muhakkak bir sınır çizmemiz gerekiyor. Maalesef Türkiyede bu denge bozulmuştur. Eğer bizim özgürlük dediğimiz husus güvenlikle engellenmiyorsa burada ciddi bir sıkıntı vardır. Dolayısıyla bu masaya yatırılması ve aslında özgürlüğün teminatı olan güvenlik konseptinin halkı koruyan reflekslerden bir adım ileriye geçmesi gerekiyor. Eğer halkın uğruna mücadele verdiğimiz uğruna kanunlar yasalar çıkardığımız başta devletimiz olmak üzere ülkenin varlı olan halkın güvenliği söz konusu değilse oradan özgürlükten bahsetmek elbette ki söz konusu olamaz. Bu ince ayrıntıyı muhakkak bizim yasalara anayasaya yansıtmamız gerekiyor. Eğer birileri sırf fark olduğu için yahut güçsüz olduğu için yahut masum olduğu için kendisinin canına ticaretine siyasetine düşüncesine kast ediliyorsa orda barıştan demokrasiden özgürlükten söz etmek mümkün değildir. Dolayısıyla bizim güvenlik anlayışımız anayasada özgürlükleri garanti altına alan bir adım önde olan bir anlayış olarak yerleşmesi gerektiğini düşünüyorum. Dünyanın hiç bir ülkesinde böyle bir anlayışta yoktur. Son 15 güne baktığımızda Türkiye halkının bu ortamı hak ettiğini düşünmüyorum. Hiç kimsenin bir başkasına hayatı zindan etsin diye bir hakkı olamaz. Bu hak dünyanın hiç bir ülkesinde özgürlük barış demokrasi olarak tanımlanamamış. Böyle bir şey yoktur. Eğer konuşan bir insanın özgürlüğü varsa susan bir insanın özgürlüğü vardır.

Muş Manşet Gazetesi

Bir Cevap Yaz

blank

Ekonomi Haberleri

Muş’ta Meyve Ağaçlarında Aşılama Dönemi Başladı

Muş’ta baharın gelmesiyle birlikte bağ ve bahçelerde aşılama çalışmaları hız kazandı. Kentte kendi…

Muş’ta Dere Islah Seferberliği: 4 Köyde Çalışmalar Sürüyor

Muş’ta taşkın riskini azaltmak ve su akışını düzenlemek amacıyla başlatılan dere ıslah çalışmaları…

Muş’ta Araç Sayısı 43 Bini Aştı: Mart Ayında Trafiğe Kayıtlar Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Mart ayında ülke genelinde toplam 159 bin 931…

Eğitim Haberleri

Muş’ta Okul Güvenliği Toplantısı Gerçekleştirildi

Muş’ta okul çevrelerinde güvenliğin artırılması amacıyla önemli bir toplantı düzenlendi. Muş Valisi Avni…

Öğretmenlere Silah Değil, Çikolata Layık

Son günlerde yaşanan ve tüm ülkeyi derinden sarsan acı olay, Muş eğitim camiasında…

Okul çevrelerinde denetimler artırılacak

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla okullar ve…

Kültür Sanat Haberleri

Gençler arası kültür ve sanat yarışmalarında başarı

Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11. Gençler Arası…

Kocaeli’de Muş Halk Oyunları Rüzgarı

Kocaeli’de gerçekleştirilen folklor yarışması, Muş kültürünün görkemli bir başarısına sahne oldu. Kocaeli’de yaşayan…

Yarım Asırlık Bir Ses: Mehmet Ciğer, Türküleriyle Muş’un Hafızasını Yaşatıyor

Fırat Demir Muş Kent Haber Gazetesi 1959 doğumlu olan Ciğer, küçük yaşlardan itibaren…

blank

Profesyonel internet sitesi için arayın..

Memleket Web Tasarım

 0532 514 50 57

  • Google Arama Kaydı
  • SEO Puanı Yüksek Tasarımlar
  • Türkçe Yönetim Paneli
  • Yedekleme Hizmeti

 

 

Haber ve İçerik Etiketleri

Haber Kategorileri