Muş’ta göreve başladığı günden bu yana yatırım için işadamları ile sürekli görüşen Vali Erdoğan Bektaş hafta sonunda Gaziantep ve Şanlıurfa’da faaliyet gösteren Muşlu hemşehrilerimizi ziyaret edip Muş’a yatırım yapmalarını istedi. Basın mensuplarına makamında açıklamalarda bulunan Vali Erdoğan Bektaş, çalışmaların devam ettiğini bunları açıklamak için henüz erken olduğunu söyledi. Gelişmelerin netice vermesi halinde yatırımların başlayabileceğini ve bunun devam edeceğini kaydeden Vali Erdoğan Bektaş, yılmadan, girişimlerde bulunacaklarını kaydetti.
Vali Erdoğan Bektaş basın mensuplarına makamında yaptığı açıklamada, “Dışarıdaki sanayici Muş’a gelmek için belli avantajlardan faydalanmak istiyor ve bedava arazi istiyor. Biz dışarıdaki yatırımcıya arsa verecek durumda mıyız? Versek, Muş bunu kabullenir mi? Ben süt fabrikası için, elimizden geleni yapmalıyız, yapacağım dedim. Bazı kesimler bundan dolayı alınganlık gösterdiler ve Vali neden destek veriyor dediler. Biz bu süt fabrikasının gerekli sütü alabilmesi için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız ve yapacağız da” diyerek kararlı olduğunu gösterdi.
Sanayi olmadığı için Muş’ta domatesin kasasını ekicilerin 2 YTL’den sattığını ifade eden Vali Bektaş, “Niçin 2 YTL’ye düştü, Çünkü sanayisi ve pazarı yok. Sanayi ve Pazar olmadığında ne yaparsanız yapın, kıymeti yok. Dolayısıyla hepimizin ve benim en birincisi işimiz sanayicileri buraya getirmek olmalı. Benim en önemli işim bu. Bunun çabalar harcıyorum ve inşallah neticelerde alacağız. Çalışmayınca hiçbir şey olmuyor, ama çalışınca da olmayacak bir şey yok. Selim bey gerçekten ciddi bir iş adamı, başarılı olmuş bir iş adamı. Buradan kalkıyor, gidiyor Antep gibi bir yerde var olmuş. Fabrikalar kurmuş bir yere gelmiş, sıfırdan bir yere gelmiş bir iş adamı. İş adamlarının hepsi önemli ve değerli. Başarılı olmak kolay değil” dedi.
Yatırımcılara herkesin saygılı olması gerektiğini kaydeden Vali Bektaş, “İş adamlarına herkesin düzgün bakmasını istiyorum. Saygılı olmalarını istiyorum. Buraya gelen iş adamları ters hareketler gördükleri zaman ters sözler işittikleri zaman bir daha dönüp Muş’a bakmak istemiyorlar. Biz dışarıdaki değerlerimizi buraya kazandırmak için çaba sarf etmeliyiz. Bu bizim elimizde. Bingöl çekebiliyor, Bitlis çekebiliyor, Van çekebiliyor, Elazığ çekebiliyor. Bizde çekebilelim. İş adamlarını ilimize nasıl çekebiliriz? Bunun en basit açıklaması onlara saygılı olmaktan geçer. Yaptığımız ters bir hareket, ters bir davranış bu adamın buradan kaçmasına yeterli oluyor zaten. Bu adamların buradan kazanacakları bir şey yok. Kazanacak olsalardı, zaten bu işin peşini bırakmazlardı. Adam diyor ki ben Muş’ta arsanın metrekaresini 2 dolara alırım, Trakya’da 3 dolara. Ama Muş’taki arsanın metrekaresi 10 yıl sonra 3 dolar olursa, Trakya’daki arsa 30 dolar olur. O halde ben niye Muş’a geleyim. Selim bey böyle demiyor. Bu genel bir düşünce. Dolayısıyla Muş’lu iş adamlarını çekebilmek için çaba sarf etmenin yanı sıra sempatik olmalı, insanlara güler yüz göstererek, onları buraya çekmek için daha ikna edici olmak için uğraş vermelidir. İş adamlarının bizden bir beklentisi yok. Bizim onlardan beklentimiz var. Naci Toplu’nun dışarıya kurmuş olduğu fabrika bugün Muş’ta olsaydı, Muş’un durumu bambaşka olurdu. Naci bey zamanında o fabrikayı burada kurmak istemiş, Selahattin Hatipoğlu’nun Valiliği döneminde, yer göstermiş yer sorunu olmuş, ikinci defa yine sorun çıkartılmış ve Naci Bey fabrikayı Muş’a kurmak yerine Urfa’ya kurmaya karar vermiş. Ama o fabrika bugün Muş’ta olsaydı Muş’un kaderi değişirdi. Dolayısıyla bizim yapmamız gereken sanayiciyi Muş’a getirmek, getirmek için çabalamak, aksi takdirde hiçbir şey yapamayız. Ya kendi içimizde sanayici çıkaracağız ya da sanayicileri buraya getireceğiz. Tek çözüm yolu budur” şeklinde konuştu.
Muşun Sesi Gazetesi


