SABRİ YILDIRIM – Muş’un Korkut ilçesinde 1993 yılında evlerinin ateşe verilmesi sonucu annesi, babası ve 7 kardeşini yitiren Aysel Öğüt, 20 yıldır yaşadığı acıları bir kenara bırakıp çözüm sürecini sonuna kadar desteklediğini belirtti.
Bölgede uzun yıllar devam eden terör olayları nedeniyle birçok bedel ödeyen vatandaşlar, çözüm süreci kapsamında yaşanan gelişmeler ve huzur ortamının sağlanmasıyla rahat bir nefes aldı.
7’den 70’e herkesin destek verdiği ve terör olaylarının tamamen sona ermesini arzu ettiği çözüm sürecinin aynı kararlılıkla sürmesini arzu eden bölge halkı, sadece belirli kesimlerin değil, ülkede barış ve huzur ortamı sağlanmasını isteyen herkesin sürece destek vermesi gerektiğini belirtiyor.
Akil İnsanlar Heyeti Doğu Anadolu Bölgesi Grubunun 18 Mayıs 2013’te Altınova beldesine gerçekleştirdiği ziyarette, babası Nasır ve annesi Zelfinaz Öğüt ile 7 kardeşinin “terör örgütü destekçisi” olduğu iddiasıyla yakıldığı olayı anlatarak gündeme gelen Aysel Öğüt de çözüm sürecini destekleyenler arasında bulunuyor.
Öğüt ailesinin hayatta kalan tek çocuğu Aysel Öğüt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, annesi, babası ve kardeşlerinin yakılarak öldürülmesinin acısını aradan geçen 20 yıla rağmen halen yüreğinde hissettiğini söyledi.
Yaşadığı tüm acılara ve uğradığı haksızlıklara rağmen bölgede akan kanın durması için her gün dua ettiğini vurgulayan Öğüt, çözüm sürecinin başlamasıyla dualarının kabul olduğunu görmenin mutluluğunu yaşadığını ifade etti.
Öğüt, çözüm süreci kapsamında bölgede yaşanan gelişmelerden memnuniyet duyduğunu bildirerek, sürecin bir an önce kalıcı barışla sonuçlanması için ilgililerin üzerlerine düşen görevi yerine getirmesi gerektiğini kaydetti.
Bundan böle kan ve gözyaşı istemediklerine değinen Öğüt, “1993 yılında meydana gelen olayda ailemden 9 kişi diri diri yakıldı. Buna rağmen bu sürecin devam etmesini ve bir an önce barışla sonuçlanmasını itiyorum. Artık gözyaşı istemiyoruz. Biz bu yaşımıza kadar yeterince acı çektik, bari bundan sonra çocuklarımız çekmesin” dedi.
Yaklaşık 30 yıldır çekilen acıların karşılığının “barış” olması gerektiğini anlatan belde halkından Fehiman Gülümser de bundan böyle kimsenin ölmesini arzu etmediklerini ve herkesin sürece katkı sunması gerektiğini dile getirdi.
Anadolu Ajansı


