Hafta sonu Atatürk Spor Salonunda Muş Bedensel Engelliler Tekerlekli Basketbol Takımı ile Ankara Büyükşehir Belediyesi Bedensel Engelliler Takımı arasında oynanan ve ev sahibi olan Muş ekibinin 4 sayı ile kaybettiği maçın ardından Muş Bedensel Engelliler Derneği tarafından basın açıklaması yapıldı.
Muş Bedensel Engelliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bedri Korkmaz imzası ile yapılan yazılı basın açıklamasında polisin seyircileri yatıştırmak yerine seyircileri tahrik ederek olay çıkmasına sebep olduğu kaydedildi.
Yapılan yazılı açıklamada, Muş Bedensel Engelliler Derneği Tekerlekli Basketbol Takımı olarak ligde büyük zorluklarla karşılaşıyoruz. Bizler takım olarak birinci ligdeyiz. Takımımızın Türkiye genelinde birçok ilde maçları oluyor. Gittiğimiz illilerde 2 veya 3 polis memuru görev alıyor. Bizim Muşta çıktığımız maçlarda polis sanki etten duvar örüyor. Bizler Muş olarak bugüne kadar en güvenli il konumundaydık ve halen bu konumumuzu korumaya devam ediyoruz. Bizim hiç bir maçımızda olay yaşanmazken, polis memurları bu maçımızda taraftarlarımızla büyük bir münakaşa içerisine girerek maçın sonunda seyircilerimiz coplayarak olay çıkarmıştır denildi.
Polis olay çıkarmak için ellerinden gelen her imkânı kullanmıştır
Takıma destek olan seyircilerin çoğunluğunun engellilerden oluştuğunun belirtildiği basın açıklamasında, Engellileri hayata bağlayan en büyük aktivite bizim maçlarımızdır. Bizler bu maçları şenlik havası içinde davul-zurna ve halaylar eşliğinde oynamaktayız. Bu taraftarlarımızın içerisinde birçoğu da zihinsel ve psikolojik aynı zamanda ortopedik engelli kişiler ve aileleri bulunmaktadır. Bu insanları hayat bağlayan etkinlikler ilimizde yol denecek kadar azdır. Maçımızda tezahürat yapan davul-zurna eşliğindeki bu seyircilerimize polis maç boyunca müdahale etti. Maçta olan Toplum Destekli Polis memuru kendi cep telefonundan sadece bizim seyircileri çekiyordu. Rakip takımın hocasının isteği ve talimatları doğrultusunda polisler önce davul-zurnanın çalınmamasını istediler. Maçta bulunan il temsilcimiz ve aynı zamanda İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü olan Bülent Solmaz ve Muş Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Emrullah Özbey araya girerek tezahürat yapmanın ve davul zurna eşliğinde eğlenmenin spor müsabakalarının özünde olduğu küfür ve kötü tezahürat yapmamak kaydı ile eğlenmenin bir suç olmadığını, rakip takım hocası istedi diye davul-zurnanın susturulmayacağını izah etmeye çalıştılar. Hatta devre arasında rakip takım sporcusu soyunma odasına giden koridorda polis memuruna dönerek Biz Ankara Büyük Şehrin sporcularıyız. Ona göre, buraya bir Muşlu girerse bunun hesabını sizden sorarız dedi. Peki soruyoruz. Onlar Ankara Büyük şehrin sporcusu peki biz kimin sporcusuyuz. Bu sporcunun polisi tehdit etmesi ve seyirciyi dövdürmesi normal mi? Maçımızda görev alan polis memurları rakip takım hocasından aldıkları talimatla sanki bize karşı ön yargı içerisine girmiş ve olay çıkarmak için ellerinden gelen her türlü imkanı kullandılar denildi.
Dünyanın hangi ülkesinde engellilerin dövüldüğü görülmüştür
Açıklamaya şu ifadelerle sürdürüldü; Oysaki polis memurunun işi olay çıkarmak değil olayları yatıştırmaktır. Buna rağmen bizler saha içerisinde sürekli seyircilerimize müdahale ederek olay çıkmaması ve tahriklere kapılmamaları için seyircilerimizi yatıştırdık. Buna rağmen görevli çevik kuvvet ekipleri seyircilerimiz tahrik ederek olayların çıkması için uğraştılar. Dünyanın hangi ülkesinde engellilerin dövüldüğü görülmüştür. Yetmediği gibi polis dayağı ile 2 çocuk yaştaki seyircimiz ile Muş Gazeteciler Cemiyeti Başkanı polis coplarına ve gaza maruz kalmış Muş Devlet Hastanesine kaldırılmışlardır. Maçtan sonra insanlık adına da olsa ili idare edenler bir geçmiş olsun telefonu bile açmadılar. Aslında bizler Kol Kırılır Yen İçinde Kalır düsturu ile bu olayı hiç yaşanmamış kabul ettik ve bu güne kadar sesimizi çıkarmadık. Ancak, bazı polislerin rapor alarak suç duyurusu hazırlıklarında bulundukları ve maç sonunda rakip takım hocası ve bazı sporcuları hastaneye götürerek rapor almaya çalıştıklarını duyunca açıklama yapmak ihtiyacı duyduk.
İmkânsızlıklar içerinde mücadele etmek zorunda kaldıklarının belirtildiği açıklama şu ifadelerle sonlandırıldı: Bizler takım olarak hep kendi imkânlarımızla bir yerlere gelmeye çalışıyoruz. Rakiplerimiz ise ya belediye takımı ya da il özel idare takımlarıdır. İlimizde ve bölgemizde birinci
Muş Manşet Gazetesi


