Türk Sağlık Sen Muş İl Temsilcisi Onur Şemsettin Seyitoğlu, Döner sermayenin emekliliğe yansıtılması, yıpranma payının hayata geçmesi, tüm sağlık çalışanlarının kadrolu olması ve sağlıkta şiddetin önüne geçilmesi. Bu dört temel talep sağlık çalışanlarının çözülmesini istediği temel konulardı. Fakat imzalanan toplu sözleşme metninde bu taleplerin hiçbiri ile ilgili bir düzenleme yer almadı dedi.
Türk Sağlık Sen Muş İl Temsilcisi Onur Şemsettin Seyitoğlu, toplu iş sözleşmesi ile ilgili olarak açıklamalarda bulundu. Seyitoğlu, 2015i döner sermayelerin emekliliğe yansıtılması için mücadele yılı ilan edenler bu hakkı masada bıraktı. Döner sermayede tavanın arttırılması gibi çok kısıtlı sayıda çalışanın yararlanacağı bir takım küçük iyileştirmelerle döner sermaye meselesini kapatmış oldular. Sözleşmeden kadroya geçenlere kurumlar arası nakil yasağını kaldırdık diye açıklama yaparak daha neyi imzaladıklarından bile bi haber olanlar, sağlık çalışanlarının hakkına sahip çıkamamışlardır. Kazandık denilen tüm bu düzenlemeler siyasi idarenin insafına terkedilmiştir dedi.
Seyitoğlu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; 4-Clilere kadro verilmediği gibi Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışan ve mahkeme kararları ile 450-600 TL arası ek ödeme alan 4-Cliler 150 TLlik bir ek ödeme ile büyük bir zarara uğradılar. 4-Clilerin almış oldukları aile yardımından vergi kesintisi devam edecek. Oysa aile yardımı alan diğer kamu çalışanlarının almış oldukları aile yardımından vergi kesilmiyor. 4-Clilerin bundan dolayı yıllık kaybı 507.36 TLdir. Fiili hizmet zammı bu toplu sözleşme ile sonuca bağlanmadı. Kamu dışı aile sağlığı çalışanlarına, vekil ebe ve hemşirelere kadro verilmesi konusunda bir sonuç alınamadı. Ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması konusunda bir sonuç alınamadı. Bu toplu sözleşmenin sağlık ve sosyal hizmet koluna ilişkin toplu sözleşmesinin 28.maddesinde belirtilen aylık 5 günlük, yıllık toplam 10 günlük senelik izinlerin yönetmelik gereği çalışılmayan gün kapsamında değerlendirilmez hükmü olumlu olsa da aylık 5 günden, senelik 30 gün izin hakkı olan çalışanın 10 günlük izin kısmının haricindeki günlerin çalışılmayan günler kapsamına dahil edilmesinin mantığı anlaşılmamaktadır. Bu toplu sözleşme metninde; cinayetlere varan sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi ile ilgili bir hüküm yoktur. Bir türlü çözülemeyen kreş sorununa kesin ve kalıcı bir çözüm bulma konusunda bir hüküm yoktur. Nöbet ücretleriyle ilgili ciddi bir iyileştirme hükmü yoktur. Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının en önemli sorunu olan cumartesi nöbetleri ile ilgilide bir düzenleme yer almamıştır. Velhasıl, birilerinin allayarak pullayarak anlattıkları kazanımlar sağlık çalışanları için sadece yüzdelik maaş artışlarıdır. Sağlık Bakanının tabiriyle Yunanistanın ekonomisine benzeyen kamu hastanelerinin durumu ve çalışanlara sadece 375 sayılı KHKnın Ek 9una göre maaşla beraber ödenen sabit ek ödemelerin dışında performansa dayalı bir ek ödeme almayan çalışanların ek ödeme tavan katsayısının 150den 170e çıkarılması bir anlam ifade etmemektedir. Ortada dağıtılacak para yoksa tavanınız ne kadar yüksek olursa olsun bir anlam ifade etmemektedir. Vergi dilimlerine ilişkin rakamlar Maliye Bakanlığı tarafından her yılsonunda tebliğ ile düzenlenmektedir. Sağlık çalışanlarının Ocak ayında aldıkları zamları Haziran-Temmuz aylarında gelir vergisi diliminde üst dilime geçmeleri nedeniyle vergi olarak ödemektedirler.
Seyitoğlu açıklamasını şöyle noktaladı; Maaş zam oranları ve diğer konularda yapılan anlaşmalara bakıldığında bunları müjde olarak nitelemek ve tarihi sözleşme gibi lanse etmek ancak memurların düşmanlarının yapacağı bir iştir. Çünkü ortada ne müjde vardır. Ne de tarihi bir sözleşme. Yapılan havanda su dövülmesi, ipe un serilmesi olmuştur. 2013ten sonra 2015te de kamu çalışanlarına ihanet devam etmektedir. Tek fark 2013te hükümetin ilk teklifinden daha düşük bir zamma imza atılmamış olmasıdır. O da eski başkalarının marifetiydi. Onun rekorunu da kimse kolay kolay kıramaz. Tüm bunların yanı sıra asıl mesele ise kamu çalışanlarının ne zaman bunlara dur diyeceği ve kendi hakkı ve hukukuna sahip çıkacağıdır.
Muş Manşet Gazetesi


