Şeker-İş Sendikası Muş Şube Başkanı Sancar’dan vatandaşlara uyarı, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte halk arasında “merdiven altı tatlıcıları” olarak tabir edilen tatlıcıların sayısında artış olduğunu belirten Sancar, vatandaşları sağlıklı ürünler almaları konusunda uyardı.
Konu ile ilgili olarak yazılı açıklamada bulunan Sancar, Pancardan elde edilen şekerin yerini almaya çalışan yapay ya da kimyasal tatlandırıcıların, son yıllarda gündelik hayatta kontrolsüzce yaygınlaştığını belirterek, “Özellikle Ramazan ayında tatlı tüketiminin artmasına paralel olarak yapay tatlandırıcıların tüketimi de giderek artmaktadır. Şekerden yüzlerce kat daha tatlı olan alternatif tatlandırıcıların 20 kuruşluk miktarı, 2 TL civarındaki bir kilogram şekerin işlevini görürken insan bedeninde yaptığı tahribatın boyutlarının büyüklüğü sağlık çevreleri tarafından da sürekli olarak gündeme getirilmektedir.Kanundaki Şeker Tanımında yer almamasına rağmen şekeri ikame eden ve ayrıca sağlıklı insanların fazla miktarda kullanmasının sakıncaları olduğu bilinen, 1 kilogramının tatlılık değeri 200 kilogram pancar şekerine eşdeğer olan, tamamı ithal edilen yapay tatlandırıcılardan aspartam ve sakarinmarket raflarındaki diyet kola, düşük kalorili yoğurt ve şekersiz sakızın yanı sıra açıktan satılan baklava, reçel, helva ve süt tatlıları gibi birçok üründe kullanılmakta, insanlar ise aldığı birçok ürünün içinde kimyasal tatlandırıcı kullanıldığını bilmeden bu ürünleri tüketmeye devam etmektedirler. Fransa, Hollanda ve İngiltere, bu nedenlerle tedbir alarak Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) olarak da adlandırılan mısır şurubu üretimini sıfırlamış, en büyük üretici ABD ise üretim kotasını düşürmüştür. Türkiye’de ise Danıştay’ın kesinleşmiş kararına rağmen Bakanlar Kurulu kotayı her yıl NBŞ’ler lehinde artırmaya devam etmektedir. Kotanın artmasıyla merdiven altı olarak bilinen alkollü, gazlı, kolalı içeceklerde, baklava, bisküvi ve her türlü unlu mamul sanayiinde kullanılan NBŞ’ler başta obeziteye bağlı kanser olmak üzere karaciğerde yağlanma, yüksek tansiyon, trigliserit düzeyinin artması gibi insan sağlığını olumsuz etkileri sürekli tartışılmaktadır. Üstelik bu tatlandırıcıların yalnızca tat verici olarak değil, fermantasyon, raf ömrünü uzatma, nem dengesini koruma amacıyla da kullanıldığı iddia edilmektedir. En büyük üretici konumundaki ABD’nin Gıda ve İlaç İdaresi FDA da Nisan 2008’de “içeriğinde yüksek fruktoz olan NBŞ suni tatlandırıcıdır” yönündeki açıklamaları dikkat çekicidir.”dedi.
UZAKDOĞU’DAN İTHAL EDİLEN TATLANDIRICILARA DİKKAT!
“Genellikle Çin, Singapur, Tayvan, Hollanda, Amerika, Almanya gibi ülkelerden ithalat ya da bavul ticareti yoluyla gelen bu yapay tatlandırıcılar, ülkemiz ihtiyacının çok üzerinde ithal edilmektedir.” Diyen Sancar açıklamasına şöyle devam etti. “Genellikle yiyecek ve içeceklerde gıda kodeksi ve üretim standartları hiçe sayılarak büyük oranda kullanılan bu tatlandırıcılar ve gıda katkı maddeleri maalesef sağlıksız nesillerin yetişmesinin de zeminini oluşturmaktadır.
TATLANDIRICILAR MASUM DEĞİL
Pancarı, kamışı, üzümü kaynattığınızda pekmez oluyorsa, bu ürünlerden elde edilen sakaroz ve glikoz doğaldır. Çünkü bu ürünlerden elde edilen şekerler, doğada var olduğu şekliyle yani karbon bağ yapısına hiçbir müdahalede bulunulmadan soframıza gelmektedir. Oysa tatlandırıcılar hiç de masum değildir. Tatlı tüketiminin çok fazla olduğu ülkemizde özellikle Ramazan ayında sofralarımızın vazgeçilmezi olan baklava tarzı tatlılar insanların ekonomik zaafından faydalanan bazı merdiven altı imalatçılar tarafından emsallerinden düşük fiyatlarda piyasaya sürülmektedir. Bu tür imalat yapanlar ‘çok düşük maliyet, daha çok kar’ mantığıyla insan sağlığını gözetmeden hareket etmektedirler. Şeker-İş Sendikası olarak insanlarımızı sağlık üzerinde olumsuz etkileri olduğu iddia edilen bu ürünleri satın alırken dikkatli olmaya davet ediyoruz. Vatandaşlarımız mutlak surette pastanelerde pancar şekerinden üretilen kaliteli tatlıları tercih etmelidirler. Piyasada çok düşük fiyatlara satılan tatlılara rağbet ederek Ramazan sofralarının tadını kaçırmamalıdırlar.
İstatistikler, her yıl ülke nüfusumuzun yaklaşık yüzde 2 arttığını göstermektedir. Buna paralel pancar şekeri üretimimizin ve tüketimimizin artması gerekirken, maalesef yanlış politikalar sonucu şeker stoklarımız her geçen yıl artmaktadır. Bu durumdan en büyük zararı sağlığını kaybetme riskiyle karşı karşıya olan toplumumuz ve her geçen gün üretim kotaları daraltılan ÜLKEMİZ ÇİFTÇİSİ VE SANAYİSİ GÖRMEKTEDİR.” Muş`un Sesi Gazetesi


