Ebiloğlu verem hastalığının nasıl bulaştığı ve tedavisi konusunda bilgilendirdi.
Halk Sağlığı Müdür Vekili Fatih Ebiloğlu: “Verem Hastalığı (Tüberküloz), insanlık tarafından bilinen (en eski), dünyada her yıl milyonlarca insanı tehdit eden, acil hareket planı gerektiren, ölümcül ancak tedavi edilebilir bulaşıcı bir hastalıktır. Tüberküloz mikrobu vücuda girdikten sonra uzun süre hastalık yapmadan kalabilir. Bu dönemde vücut tarafından oluşturulan savunma yanıtları, mikropları aktif olmayan bir şekilde tutarlar. Buna tüberküloz infeksiyonu ya da kişinin infekte olması diyoruz. Bu kişilerde hiçbir klinik belirti olmayıp kendilerinin infekte olduğunu genellikle bilmezler.
Ancak Tüberkülin (PPD) cilt testi yapılırsa pozitif netice verir, bu yolla infekte olduğu anlaşılır. Bu dönemde mikroplar bir anlamda hapsedilmişlerdir ve vücudun savunma mekanizması çoğalmalarına engel olurlar.
VEREM NASIL BULAŞIR ?
-Verem solunum yolu ile bulaşan bir hastalıktır. (Akciğer veremi olan bir kişinin öksürme, aksırma ve konuşma sırasında havaya saçtığı mikropların sağlam kişiler tarafından solunum yoluyla alınması ile bulaşır.) -Aksırma ve öksürme sırasında ağızın kapatılması, odanın havalandırılması hastalığın yayılmasını engelleyen en basit ve en etkin yollardır.
-Verem yiyecek, içecek ve kullanılan ortak eşya ile bulaşmaz. (Sadece veremli ineklerin sütlerinin kaynatılmadan içilmesi ile bulaşabilir.) -Verem kalıtımsal (ırsi) bir hastalık değildir. -Ailede veremli bir kişi olduğunda hastalığın en kolay bulaşabileceği kişiler çocuklardır. -Verem mikrobu alan kimselerin hepsi hastalığa yakalanmaz (Bunların ancak % 5-10’u hasta olurlar.) Ancak mikrobu bir kere alan kişi bunu ömür boyu taşır ve AİDS, şeker hastalığı, mide rezeksiyonu, böbrek nakli gibi hastalıklarda; herhangi bir nedenle vücut direncini düşürecek bir ilaç kullanımı yada alkolizm, uyuşturucu kullanımı gibi durumlarda verem hastalığı kolayca ortaya çıkar.
VEREMİN BELİRTİLERİ NELERDİR?
-Hastalığın başlıca belirtileri oksürük, balgam çıkarma, kilo kaybı, iştahsızlık, ateş, gece terlemeleri, öksürük ile kan gelmesidir. -Öksürük en sık ve en önemli belirti olup, öksürüğü üç haftadan çok devam edenlerin en yakın verem savaşı dispanserine başvurmaları gerekir. -Böylece hastalık fazla ilerlemeden, tedavinin kolay olacağı bir safhada yakalanır. -Teşhisin gecikmesi halinde, çevreye bulaştırma riski yanında, hastalığın tedavisi konusunda da zorluklar ortaya çıkacaktır. Yakınmalar genellikle hafif başlar ve yavaş ilerler. Bu nedenle, birçok hasta doktora başvurmakta gecikir. Bazıları da sigara ya da başka bir nedene bağlar yakınmalarını. Doktora başvuru gecikince, hastalık akciğerleri (ya da tutulan diğer organları) tahrip eder. Yanlış teşhis ve yanlış tedaviler de buna yol açar.
VEREMİN TEŞHİSİ…
-Veremin teşhisi için verem savaşı dispanserleri ve göğüs hastalıkları hastanelerinde bazı özel tetkikler gerekir. -Bu tetkikler hastanın balgamının muayenesi, akciğer filminin çekilmesi, verem deri testi (tüberkülin testi, PPD testi) ve bazı hallerde gerekli kan tetkikleridir. -Bu tetkikler içerisinde kesin teşhis koyduracak ve bulaşıcılığı da tespit edecek en önemli tetkik balgam muayenesidir. -Bu nedenle, balgam tetkiki her hastada mutlaka yapılmalı ve hastalar da bu konuda eğitilerek, balgam numunesi vermeleri konusunda ikna edilmelidir. Hastanın yakınmaları ve akciğer filmlerinde ortaya çıkan görüntüler de hastalıktan şüphelendirir. Balgam incelemesi ile tanı kesinleştirilir. Doğru tanı için, balgamda verem mikrobunun gösterilmesi önemlidir. Türkiye’de verem savaşı dispanserlerinde tanı işlemleri ücretsizdir.
VEREMİN TEDAVİSİ NASIL OLMALIDIR?
-Tedavide başarı için hasta tedavi eden personel ile işbirliği içinde olmalıdır.
-Genellikle tedavinin en az ilk iki ayında hastane tedavisi veya evde yatak istirahati uygulanmalıdır. -Yeterli ve dengeli beslenme, uygun hayat şartları ile tedavi desteklenmelidir. -Sigara ve alkol kullanılmamalı, terk edilmelidir. -Tedaviden sonra uygun aralıklar ile dispanserde kontrollere devam edilmelidir. -Bilinmeledir ki; verem tedavi edildiğinde kesinlikle şifa bulan bir hastalıktır. Ancak hastalık hiç tedavi edilmezse hastaların % 50’si kısa süre içinde kaybedilir. -Tedaviye başlandıktan kısa süre sonra hastalar çevre için bulaştırıcı olmaktan çıkarlar. Bu nedenle tedavi, çevreyi korumanın en iyi yollarından biridir. -Tedavi süresi oldukça uzundur. (ortalama 6-9 ay ) ve bu süre içinde tedavinin aralıksız devamı gereklidir. Hastalar kendilerini iyi hissetseler bile bu tedavi süresini tamamlamaya ikna edilmelidir. -Tedavi tek ilaçla değil çeşitli ilaçların bir arada kullanımı ile yapılır. Bu ilaçların hiç birisi doktor kontrolü olmadan kesilmemelidir.
-Tedaviye ara verilmesi ya da ilaçlarının bazılarının kesilmesi, kısa sürede bu ilaçlara karşı direnç gelişmesine sebep olmakta ve hastalık müzminleşmektedir. (kronikleşmektedir.)
-Bu ilaçlara direnç gelişmesi durumunda, tedavi maliyetinin yükselmesi yanında tedavi şansı da önemli ölçüde azalmaktadır. -Bu nedenle tedavinin belirlenen bu prensipler çerçevesinde kesintisiz ve doktor kontrolünde sürdürülmesi verem savaşının temel prensibidir. -Tüberküloz tedavisi Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz olarak yerine getirilmektedir. -Tüberküloz tedavisini yürüten sağlık üniteleri Verem Savaşı Dispanserleri, Göğüs Hastalıkları Hastaneleri ve Verem Pavyonlarıdır. -Veremli bir hastanın tedavisi süresinde başta çocuklar olmak üzere tüm aile bireylerinin de mutlaka verem savaşı dispanserlerinde kontrolden geçirilmesi gereklidir. Bu kontrol en az iki kere tekrar edilmelidir. (veremli hastaların aile bireyleri diğer hastalardan 60-90 kat fazla tehlike altındadır.) -Hastaların tedavi olmamaları ya da düzensiz tedavi görmeleri ölüm ya da ciddi sakatlıklar ile sonuçlanır.
VEREM EĞİTİM HAFTASININ AMACI …
Veremden korunmada, diğer bir çok hastalıktan farklı olarak, sadece aşılama hizmetleri yeterli olmamakta ve veremli hastaların tedavisi ve erken tanısı da koruyucu hizmetler içine girmektedir. Bu nedenle verem hizmetlerinin sadece aşılma değil, tüm boyutları ile halkımıza anlatılmasının, yani halk eğitiminin özel bir önemi mevcuttur. Eğitim çalışmalarımız, yıl boyunca devam etmektedir. Ancak yılda bir kez, bir hafta boyunca, aynı konunun sürekli ve yaygın olarak, ilgili tüm kurul ve kuruluşların katkısı ile işlenmesi çok etkileyici ve yararlı olmaktadır. Haftanın amacı halkımızın verem konusunda ilgisinin çekilmesi, hastalık hakkında aydınlatılması, vereme karşı korumanın öğretilmesi ve Verem Savaşına katılımının sağlanmasıdır. Buna ilaveten gazete ve dergilerin yanısıra, radyo ve televizyon kuruluşlarının çok geniş halk kitlelerine de ulaşılabilme imkanını sağlamaktadır” dedi.
Muş Ovası Gazetesi


