Skip to main content

Şiire adanmış hayatlar

Muş Haber Fotoğrafı

  Sanatsal etkinliklerin ve sanata ilginin pek fazla olmadığı ilimizin iki genç kalemi Ali Osman Akış ve Cihan Kaynar, üniversite eğitimlerinin yanı sıra şiir alanında isimlerini ulusal çapta duyurmaya başlayan iki öğrenci.

Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü 3. Sınıf öğrencisi Cihan Kaynar (20) ve Tarih Bölümü 4. Sınıf öğrencisi Ali Osman Akış (25), toplumsal olaylara bakış açılarını, rutinin dışında şiir ezgileriyle dışa vuruyorlar.

Yazdıkları şiirlerle ulusal düzeyde gerçekleştirilen yarışmalarda önemli dereceler almayı başaran şairlerimiz, bu başarılarına karşı gösterdikleri tevazu ile kalemlerinde ustalaşmak için büyük çaba sarf ediyorlar.

Kayseri´de merhum yazar Yaşar Kemal Anısına düzenlenen Kadına Şiddet ve Frida Kahlo Meksikalı Sanatçı adına düzenlenen yarışmalarda şiir dalında önemli başarılar kazanan Akış, bugüne kadar 60´dan fazla şiir kaleme aldı. Almanya´nın Dortmund kentinde bu yıl 23´üncüsü düzenlenen Hüseyin Çelebi Şiir ve Öykü Yarışması´na katılan ve Kürtçe şiir dalında Mirinekî Înstrûmental (Ensrtûmental bir ölüm) ile ikincilik kazanan Kaynar ise bu başarısını Kürtçe öykü dalında Nalînên Xweşawaz (Güzel sesli iniltiler) ile tekrarlamayı başardı. Kişisel başarıdan çok Kürt dili ve kültürüne katkıda bulunmayı kendine şiar edinmiş bu genç şairimizde yazdığı birbirinden güzel şiirleriyle adından söz ettirmeyi başardı.

Bu iki genç şair, şu sıralar zamanlarının çoğunu daha fazla okuyup alanlarında ilerlemek için harcıyorlar. Soğuk kış akşamlarında sıcak bir çayın eşlik ettiği toplumsal, sanatsal, kültürel sohbetleri de eksik etmeyen şairlerimiz, ilimizde sanatın ve farklı bakış açılarının ilerlemesine şimdiden önemli katkılar sağlamış durumdalar.   Ahmet Arif´in İzinde Başlayan Şiir Yolculuğu Muş Alparslan Üniversitesi Tarih Bölümü´nde eğitimini sürdüren Ali Osman Akış, şiir yazmaya çok küçük yaşlarda başlamış. İlk olarak Ahmet Arif´le tanışan genç şairimiz o günleri şöyle anlatıyor: Şiir yazmamın sebebi, 6. Sınıftayken bir arkadaşım bana Ahmet Arif´in kitabını getirdi. Ahmet Arif´in Hasretinden Prangalar Eskittim´ kitabı ve Leyla Erbil´e olan aşkıyla tanışınca ben zaten yalnızdım ve insanların samimiyetsizliği pek hoşuma gitmiyordu ve bu nedenle yalnızlaştıkça yazıya ve şiire yöneldim.

Yazdıkça daha fazla yazmak istedim çünkü ne kadar yazarsan daha fazla kelime bulma ve yazma isteği doğuyor insanın içinde. İlk şiirini 16 yaşında kaleme alan ve üniversitedeki bir hocasının tavsiyesiyle şiirlerini biriktirmeye başlayan Akış: İlk yazdığım şiir kadın ve yalnızlık üzerine yazdığım bir şiirdi 16 yaşında. Lakin beğenmediğim için yırtıp attım. Ancak bir şairimiz şöyle der, yazmayı seven insan ürettiğini kırıp atmaz´.

Benimde üreteceğimden korkum yoktu. Şiirlerimi yırtıp atıyor, toparlamıyordum. Üniversiteye gidince Edebiyat Öğretmeni Uygur Hoca vardı. Onun tavsiyeleriyle şiirlerimi toparlamaya başladım. Sağ olsun bize çok yardımcı oldu. Yarışmalara katılın, kendinizi geliştirin dedi.

Tabi bende daha fazla yazmaya başladım ama daha çok pişmemiz gerekiyor. Ahmet Arif´i beğeniyorum diye ondan daha iyi olacağım anlamına gelmez. Onun kadar olamasak da çırağı olmaya çalışacağım. Öldüğümüzde insanlar Ahmet Arif´in çırağıydı, Şükrü Erbaş´ın çırağıydı desin en azından sözleriyle anlatıyor o günlerini. Şiir dalında ustalaşmak için önünde kat etmesi gereken daha çok yol olduğunu belirterek konuşmasını sürdüren Akış: Yalnızlığımdan dolayı şiire yöneldim, şiir yazmaya başladım lakin kelime haznem yetersizdi. Kelime haznem yetersiz olunca daha fazla okumaya başladım.

Zamanımın çoğunu Ninova Kitapevi´nde geçiriyorum. Burada bol bol okuma ve yazma fırsatım oluyor. Ben konuştuğumda beni anlamayanlara şiirlerimle bir şeyler anlatmaya çalışıyorum. Üniversitedeyken Uğur Hocamız bir yarışma düzenleyeceğiz, sizde katılın dediler. Bizde kadına şiddet hakkında yazdık arkadaşlarla ve orada birinciliğimiz vardı. Yaşar Kemal vefat ettikten sonra, her ne kadar üzerimize mürekkep yağıysa da bunu belli etmeyip onun anısına da bir şiir yazdım. Orada yine birinci oldum dedi. Akış kaleme aldığı konulara ilişkin ise: Sürekli aşk üzerine yazdığınız zaman insanları bir yığın olarak aşka götürüyorsunuz. Bu defa insanlar davalarından, içinde bulundukları politik durumlardan soyutlanırlar.

O nedenle farklı konularda yazmak gerekli diye düşünüyorum ifadelerini kullandı. Yazmak; karanlığa düşmüş bir insanın çıkış kapısı, aydınlatıcısı olabilir Bir diğer genç şairimiz Muş Alparslan Üniversitesi Kürt Dili ve Edebiyatı öğrencisi olan Cihan Kaynar da sadece şiir dalında değil; öykü, deneme ve makale türü yazılarda kaleme alıyor. Kürt dili ve kültürüne katkı sağlamanın kişisel başarılarının çok daha önünde olduğunu belirten Kaynar, diline ve kültürüne vefa borcunu ödüyor adeta.

Pek çok insanın farkına varamadığı toplumsal ayrıntıları yazılarında ifade etmeyi başaran Kaynar, yazmaya ve edebiyata olan ilgisini şu sözlerle anlattı: Yazma serüvenim yaklaşık 3 yıl önce başladı. Yazmamın nedeni klişe olan herkesin yaşadığı şeylerden biraz kaçmak, duygu ve düşünceleri biraz estetik şekilde dile getirmek için başladım yazmaya.

Genel olarak Kürt Edebiyatı, Kürt şairleri, Kürt yazarları üzerinde durmamla beraber onlarla daha çok meşgul oluyorum ama edebiyatın evrensel olduğunu da düşünüyorum. Bu nedenle dünya edebiyatı, Türk ve İran edebiyatı üzerine de çalışıyorum ve takip ediyorum. Yazmanın insanı kendisine biraz daha yaklaştırdığını düşünüyorum. Toplumda insanların aynı düşündüğünü veya olaylara karşı toplumun aynı tepkileri verdiğini, ortamlarda insanların hep aynı şeyleri konuştuklarını görüyoruz. Yazan insan bunlardan kendisini biraz soyutlayabilir ya da kendisine biraz daha yaklaşabilir.

Yazmanın böyle bir işlevi vardır. Yazmak; karanlığa düşmüş bir insanın çıkış kapısı, aydınlatıcısı olabilir. Yazmanın önemine ve genç nesle birtakım tavsiyelerde bulunarak konuşmasına devam eden Kaynar: Gençlere, yazmaya başlamak isteyenlere veya bir çıkmazdan kurtulmak isteyenlere söyleyebileceğim şey yazmanın insana hiçbir zararı olmadığıdır.

Duyguların kağıtla baş başa kalması insanın kendi yüreğine, kendi hislerine daha fazla yaklaşması anlamına geliyor. Politize olmuş bir toplumdan biraz olsun uzaklaşabilmenin farklı bir yoludur yazmak. Gençlerin bunu denemesi lazım dedi. İlk kez katıldığı yarışmalarda aldığı derecelerin kendisini daha fazla motive ettiğini ve bunun tarifsiz bir mutluluk olduğunu da sözlerine ekleyen Kaynar: 3 yıldan bu yana yazılarım vardı dediğim gibi. Şiirler, öyküler, denemeler yazıyordum Türkçe ve Kürtçe dillerinde. Bu sene Hüseyin Çelebi, Öykü ve Şiir Yarışması vardı.

Almanya´da 23´üncüsü düzenleniyordu ve ben kendimi denemek istedim. Yarışmaya bir şiir ve bir öykü gönderdim. İkisi de Kürtçe idi. Mirinekî Înstrûmental (Ensrtûmental bir ölüm) adlı şiirle ikincilik aldım. Kürtçe öykü dalında da Nalînên Xweşawaz (Güzel sesli iniltiler) adlı eserimle ikincilik ödülü aldım. İlk kez kendimi bir yarışmada denedim ve sonuçta böyle güzel bir netice ortaya çıktı. Doğrusu insanı motive ediyor. Yazmaya daha da yoğunlaştırıyor. Gençlerin de bu tür etkinliklerde yer almasını tavsiye ediyorum. Bugüne kadar yazdığım 50 civarında şiir var. Bunun yanı sıra öykü ve denemelerim ve Kürt Edebiyatı üzerine yazdığım makalelerim var şeklinde konuştu. 

Muş Ovası Gazetesi

Bir Cevap Yaz

Ekonomi Haberleri

Muş’a kayıtlı kaç araç var?

Türkiye’deki Trafiğe Kayıtlı Araç Sayısı ve Muş İli Araç İstatistikleri Geçen yıl itibarıyla…

Muş Havalimanı 2024 Mayıs İstatistikleri Açıklandı

Muş Sultan Alparslan Havalimanı 2024 Mayıs İstatistikleri Açıklandı T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı…

Yeni 5 TL Madeni Parası Tedavüle Çıkıyor

Türkiye’nin yeni 5 TL’lik madeni parası, çapı 28,15 mm, kalınlığı 1,70 mm ve…

Eğitim Haberleri

Muş İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden Yenilikçi Proje Yarışması

Muş İl Milli Eğitim Müdürlüğü AR-GE Birimi tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen “Eğitim…

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Ücretsiz Yaz Okulu Kararı

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 1 Temmuz’dan itibaren 81 ilde ilkokul 2. sınıftan itibaren…

Arapça Bilgi ve Etkinlik Yarışmalarında Başarı

Malazgirt Alparslan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri Arapça Bilgi ve Etkinlik Yarışmalarında…

Kültür Sanat Haberleri

“Yüreğimdeki Mürekkep” raflarda yerini aldı

Dr. Yunus Soydan’ın İlk Şiir Kitabı “Yüreğimdeki Mürekkep” Raflarda Edebiyat dünyasına yeni bir…

Muş Alparslan Üniversitesi Öykü Günleri: Edebiyatseverlerin İlgi Odağı

Muş Alparslan Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “Muş Alparslan Üniversitesi Öykü Günleri”, 2-3 Mayıs…

Geçmişten Geleceğe Muş

Muş’un köklü tarihine ışık tutacak önemli bir eser hazırlanıyor. Muşlu Dağcı Ömer Faruk…

Profesyonel internet sitesi için arayın..

Memleket Web Tasarım

 0532 514 50 57

  • Google Arama Kaydı
  • SEO Puanı Yüksek Tasarımlar
  • Türkçe Yönetim Paneli
  • Yedekleme Hizmeti

 

 

Haber ve İçerik Etiketleri

Haber Kategorileri