Kürtçe şarkılarıyla Avrupa’da da tanınan Aynur, saygın İngiliz müzik dergisi Folk Roots’un kasım sayısına kapak oldu. Sezen Aksu’ya benzetilen sanatçı “Dünyada etnik müzik büyük ilgi görüyor. Ancak kendi ezgilerimizi lanse edersek yabancı ülkelerin albümümüzü almasını sağlayabiliriz” diyor. Aynur 2004 yılında yayınlanan ve Kürt müziği alanında en çok satan albümlerden biri olan “Keçe Kurdan”la artık Avrupa’da da tanınan bir isim. Şimdi de ünlü müzik dergisi Folk Roots’un (fRoots) kasım sayısına kapak konusu oldu. Dergide yer alan “Yolda bir Kürt” başlıklı yazıda Türkiye’den Sezen Aksu ve Yunanistan’dan Eleftheria’ya benzetilen Aynur’un, Kürtler için önemli bir star olacağı belirtiliyor. Onunla fRoots muhabiriyle röportaj yaptığı Taksim’deki kafede buluşuyoruz. “Fransa’da iyi satış rakamı yakaladığımı biliyorum. İngiltere’deki büyük müzik mağazalarında en çok satılan albümler arasında benim albümüm de var” diyen Aynur’la konuşurken sanki dünyaca ünlü bir dergiye kapak olmuş bir kadınla değil de bir arkadaşınızla konuşuyormuş gibi hissediyorsunuz. Bir de belki de ufak tefek görünümü nedeniyle albümündeki o sesleri çıkaranın o olduğuna inanamıyorsunuz. “Tunceli’den İstanbul’a göç edene kadar hiç müzik albümüm olmadı” Türkü söylemeye nasıl başladınız? Tunceli’de ninemin ve köy halkının söylediği türkülerle büyüdüm. Orada sevincimizi, hüznümüzü hep müzikle anlatırdık. Çiftçilik yapan aileme yardım etmek için koyun güdüyor ve bu sırada şarkılar söylüyordum. Ama sadece Kürtçe şarkılar biliyordum. Çünkü annem, babam ve altı kardeşimle 15 yaşındayken İstanbul’a göç edene kadar hiç müzik albümü alamamıştım. Televizyonda şarkı dinleyememiştim. Tunceli’deyken bu imkanlara sahip değildik. Arkadaşlarınız, öğretmenleriniz, aileniz sesinizin farkında mıydı? Evet, özellikle de arkadaşlarım ve öğretmenlerim. Ama bir gün sesim yüzümden başıma kötü bir olay da geldi. Nasıl bir olay? Bir gün lise sonlar için hazırlanan veda partisinde şarkı söylemem istendi. Hazırladığım Türkçe türküyü söyledikten sonra izleyiciler devam etmemi istedi. Türkçe türkü hatırlayamayınca çocukluğumda dinlediğim bir Kürt türküsünü okudum. Salon bir anda buz kesildi. Ne olduğunu anlayamadığım için “Az önce alkışlıyorlardı. Şimdi kötü mü söyledim acaba?” diye düşündüm. Bu olayın ardından beni okuldan attırmak için epey uğraşanlar oldu ama beni destekleyen hocalarım okulda kalmamı sağladı. Size güneydoğunun Sezen Aksu’su diyenler var. İnsanların takdiri buysa bununla gurur duyarım tabii. Sezen Aksu benim severek dinlediğim ve takdir ettiğim bir sanatçı. Söylediği tarzın en önemli sanatçılarından. “Sevdayı, ayrılığı anlatan acı dolu Kürt türkülerini kibar söyleme şansım yok” “Zenci gırtlağı” gibi Kürt gırtlağı diye bir şey var mı? Evet. Araplar gibi gırtlaktan konuşuyoruz. Sevdayı, ayrılığı anlatan Kürt türkülerini kibar söyleme şansım yok. Bu türküler acı dolu. Sesler gırtlağın ve yüreğinle birleşince acı dolu çıkıyor. fRoots dergisinin kasım sayısına röportaj vermeniz ve kapak olmanız nasıl oldu? Muhabir Chris Williams, bir süredir beni takip ediyormuş. Kalan Müzik üzerinden benimle irtibat kurdu. Röportajı İstanbul’da yaptık. Kapak olacağımı bilmiyordum. Dergiyi bana gönderdiklerinde çok şaşırdım. Bir de BBC’deki bir programa konuk olup spikeri ağlatma hikayeniz var. Üç yıl kadar önce Londra’daki bir üniversitenin yabancı ülkelerin etnik müzikleriyle ilgili düzenlediği festivalde konser verdim. Konser sonrasında BBC benimle bir çekim yaptı. Sunucu “Bana hangi şarkıyı söylemek istersiniz?” dedi. Ben de “Ehmedo” adlı türküyü söyledim. Şarkıyı bitirdiğimde sunucunun ağladığını gördüm ve çok şaşırdım. “Üç dakikan daha var. Şimdi ne söylemek istersin?” deyince türküyü bir daha söyledim. Sunucu, şarkının sonunda bana sarıldı. “Londra’da bana korsan kasetimi imzalatmaya kalktılar” Kürtçe bilmeyip de sizin şarkılarınızı ezbere bilenler var mı? Konser sonrasında tanıştığım hayranlarım arasında Kürtçe bilmeyenlerin sayısı bir hayli yüksek. Açıkçası bazen bana bile Kürtçe parçaları ezberlemek zor geliyor. Onlar nasıl söyleyebiliyorlar hayret ediyorum. Avrupa’da ne kadar tanınıyorsunuz? İngiltere, Almanya, Fransa, İsviçre, İsveç, Avustralya, Danimarka ve Hollanda gibi ülkelerde kasetimin satışı yapılıyor. Özellikle İngiltere, Almanya ve Fransa’da iyi bir satış rakamı yakaladığımı biliyorum. İngiltere’deki Virgin, HMV gibi büyük müzik mağazalarında en çok satılan albümler arasında benim albümüm de var. Mesela Londra’da korsan kasetimi imzalatmaya kalktılar ama imzalamadım. Yurtdışında başarı yakalamak için İngilizce albüm yapan sanatçılar var. Siz Kürtçe şarkılar söylüyorsunuz ve albümünüz Avrupa’da ilgi görüyor. Nasıl oluyor bu? Kendi özümüzü hiçe sayarak dünyaya açılabileceğimizi sanmıyorum. Dünyada etnik müzik büyük ilgi görüyor. Ancak kendi ezgilerimizi, kendi bildiğimiz müziği lanse edersek yabancı ülkelerin albümümüzü almasını sağlayabiliriz. Ben de bunu yaptım.NULL