Skip to main content

Tularemi önlemleri sürüyor

Muş Haber Fotoğrafı

Bulaşıcı özellik taşıyan tularemi hastalığının Korkut İlçesi’nde görülmesiyle birlikte, İl Sağlık Müdürlüğü önlemleri sıklaştırdı. İlçe ve köylere verilen su depolarında dezenfekte işlemleri ise 20 gündür aralıksız şekilde devam ediyor. Su depolarına dezenfekte işlemi uygulayan, Korkut Devlet Hastanesi Çevre Sağlık teknisyeni Mehmet Reşat Pekbaş: “İçme ve kullanma sularına dezenfekte işlemi yapıyoruz. Yaklaşık olarak 20 gündür, düzenli olarak suları dezenfekte ediyoruz. Burası 3 köyümüze giden depo. Alazlı, Güneyik ve Kapılı köyleri. Hastalıktan dolayı bu çalışmayı yapıyoruz. Halkın daha sağlıklı su tüketmesi için çalışıyoruz. Cumartesi ve pazar günleri de bu işlemi yapıyoruz” dedi.
 
AKPOLAT: “KORKULACAK BİR ŞEY YOK”
Sağlık Müdürü Doktor Kenan Akpolat, konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada :“ İlimiz Korkut İlçesi Bölgesinde şubat ayında üç tane Tularemi vakası tespit edildi. Bunlar Muş Devlet Hastanesi enfeksiyon uzmanları tarafından değerlendirildikten sonra iki vaka Elazığ Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Şu anda tedavileri sürmekte. Olumsuz bir durum yok. Durumları iyiye gidiyor.   Bölgede kırk aileden tetkik alındı. Su tahlilleri yaptık. Enfeksiyon kaynağını tespit edemedik. Bu su kaynaklarından olabilir. Sulardan bulaşacağı gibi, kemirici hayvanlardan da bulaşa bilir. Bölgede her şey kontrol altında. Süpür klorlama yaptık. Olumsuz bir durum yok” dedi.
 
GEREKLİ ÖNLEMLER ALINDI
Korkut İlçe Kaymakamı Oğuz Şenlik: “Konuyu yakından takip ediyoruz. İlçe sağlık ekiplerimiz ve il sağlık müdürlüğü ekiplerimiz üzerine düşen görevi en iyi şekilde yapıyor. Hastalık belirtisi olan vatandaşlarımız sağlık kuruluşlarımız tarafından ileri tetkik ve tedavi için önce il merkezine oradan da Elazığ’a sevk edilmişlerdir. Korkulacak bir şey yok. İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerimizde köylerde klorlama çalışması yapıyor” diye konuştu
 
TULAREMİ, BULAŞICI ÖZELLİĞİ TAŞIYOR
Tularemi hastalığı ile ilgili olarak uzmanlar, hayvan ölülerinin ve özellikle fare ölülerinin suda bulunması sonucu, bu hastalığa yakalanma riskinin yüksek olduğunu ve bulaşıcı özelliğini taşıdığını belirterek: “Tularemi ilk defa 1911 yılında Mccoy tarafından Kaliforniya’nın Tulare bölgesinde, sincaplarda görülen veba benzeri bir salgın hastalık olarak tanımlanmıştır. İnsanlarda hastalığı ilk tanımlayan ise Edward Francis’dir. Bu hastalıkla ilgili çalışmaları nedeniyle E. Francis’e 1959′da Nobel ödülü verilmiştir. Bakteri; tavşan, sincap, sıçan, geyik, kunduz gibi hayvanlardan, kene, sinek, sivrisinek gibi kan emici artropodlar tarafından alınarak insanlara bulaştırılır. Bazı alt türler suda ve çamurda haftalarca canlılığını ve bulaştırıcılığını devam ettirebilir. Evcil hayvanlar da infekte olabilir. İnfekte hayvanın idrar, feçes, kan ve organlarının; deri, mukoza veya konjonktivaya direkt teması veya bu hayvanlar tarafından ısırılma yoluyla da bakteri bulaşabilir. Bir diğer bulaş şekli, kontamine aerosollerin hava yolu ile alınması ve infekte hayvanların iyi pişmemiş etlerinin yenmesidir. İnsandan insana bulaşma gösterilmemiştir. Bulaş yolları nedeniyle; avcılar, tarımla uğraşanlar, ormanda çalışanlar, doğa tutkunları, veteriner hekimler ve laboratuvar çalışanları tularemi yönünden risk grubudur. Tularemi dünyanın değişik bölgelerinde; “geyik sineği ateşi”, “tavşan ateşi”, “kene ateşi”, “avcı hastalığı” gibi isimlerle tanımlanmaktadır. Hastalık genellikle yaz ve kış aylarında iki pik yapmaktadır. Hastalık her yaştan insanı etkilemekle birlikte olguların çoğunluğu 30 yaş üzeri erkeklerdir. Son derece bulaştırıcı olması nedeniyle aynı zamanda biyolojik silah olarak da kullanılabilme potansiyeli taşımaktadır. Klinik Bulgular: Tularemi, belirtisiz veya subklinik bir seyir gösterebileceği gibi hızla ilerleyen ve ölümle seyreden dramatik bir tablo da gösterebilir. İnkübasyon süresi ortalama 3-5 gündür. Çoğunlukla ateş, üşüme,titreme, halsizlik, baş ağrısı, iştahsızlık gibi semptomlarla akut olarak başlar. Eşlik eden boğaz ağrısı, kuru öksürük ve retrosternal ağrı grip benzeri bir tabloyu andırır. Bölgesel lenf bezlerinde hızla büyümeye neden olur. Kanla yayılım sonucu; sepsis, pnömoni ve menenjit gibi komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Tedavi: Antibiyotiklerledir” dediler. Muş Ovası Gazetesi

Bir Cevap Yaz

blank

Ekonomi Haberleri

Muş’ta Meyve Ağaçlarında Aşılama Dönemi Başladı

Muş’ta baharın gelmesiyle birlikte bağ ve bahçelerde aşılama çalışmaları hız kazandı. Kentte kendi…

Muş’ta Dere Islah Seferberliği: 4 Köyde Çalışmalar Sürüyor

Muş’ta taşkın riskini azaltmak ve su akışını düzenlemek amacıyla başlatılan dere ıslah çalışmaları…

Muş’ta Araç Sayısı 43 Bini Aştı: Mart Ayında Trafiğe Kayıtlar Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Mart ayında ülke genelinde toplam 159 bin 931…

Eğitim Haberleri

Muş’ta Okul Güvenliği Toplantısı Gerçekleştirildi

Muş’ta okul çevrelerinde güvenliğin artırılması amacıyla önemli bir toplantı düzenlendi. Muş Valisi Avni…

Öğretmenlere Silah Değil, Çikolata Layık

Son günlerde yaşanan ve tüm ülkeyi derinden sarsan acı olay, Muş eğitim camiasında…

Okul çevrelerinde denetimler artırılacak

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla okullar ve…

Kültür Sanat Haberleri

Gençler arası kültür ve sanat yarışmalarında başarı

Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11. Gençler Arası…

Kocaeli’de Muş Halk Oyunları Rüzgarı

Kocaeli’de gerçekleştirilen folklor yarışması, Muş kültürünün görkemli bir başarısına sahne oldu. Kocaeli’de yaşayan…

Yarım Asırlık Bir Ses: Mehmet Ciğer, Türküleriyle Muş’un Hafızasını Yaşatıyor

Fırat Demir Muş Kent Haber Gazetesi 1959 doğumlu olan Ciğer, küçük yaşlardan itibaren…

blank

Profesyonel internet sitesi için arayın..

Memleket Web Tasarım

 0532 514 50 57

  • Google Arama Kaydı
  • SEO Puanı Yüksek Tasarımlar
  • Türkçe Yönetim Paneli
  • Yedekleme Hizmeti

 

 

Haber ve İçerik Etiketleri

Haber Kategorileri