Muş’un Korkut ilçesine bağlı Tabanlı köyünde yaşayan Toplu ve Bekiran aileleri arasında çıkan husumet sonucunda 2 kişinin hayatını kaybetmesi üzerine başlayan kan davası Vali Erdoğan Bektaş, kanaat liderleri ve aile büyüklerinin çabaları sonucu barışla sonuçlandı. Korkut İlçesine bağlı Tabanlı köyünde düzenlenen barış törenine Vali Erdoğan Bektaş, Muş Alparslan üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç, İl Müftüsü Dursun Ali Şeker, İl Emniyet Müdürü Şükrü Rafet Mert, Muş Şeker Fabrikası Müdürü Cumhur Mehmet Demirtaş, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ersan Aslan, İl Jandarma Alay Komutanı Dursun Ertuğrul, Toplum Kanaat Liderlerinden Şeyh Mustafa Baskın ve çok sayıda aile büyükleri katıldı. 79’ncu barıştırmasında Kan davalarının insanları kemirdiğini söyleyen Muşlu kanaat önderi Şeyh Mustafa Baskın, kan davalarının inanç eksikliğinden kaynaklandığını vurguladı. Kan davalarının yoğunlaştığı bahar günlerinde 79. barıştırma törenine katılan Şeyh Mustafa Baskın, halka önemli bir mesaj verdi. Baskın, kan davalarının inanç eksikliğinden kaynaklandığını ifade ederek bu eksikliğin biran önce giderilmesi gerektiğinin altını çizdi. Şeyh Mustafa Baskın’ın son katıldığı barış töreni 5 yıl önce eşinin kendisini aldattığı iddiasıyla eşinin sevgilisi ve eşini öldürerek başlayan Toplu ve Bekiran aşiretleri davası oldu.
VALİ BEKTAŞ, “KAN DAVASI BİR VAHŞETTİR”
Korkut ilçesine bağlı Tabanlı köyü camiinde düzenlenen kan davası barışına katılan Vali Erdoğan Bektaş kan davası kadar ayıp ve vahşice bir olayın olmadığını ifade etti. Vali Bektaş, dünyada bu olaylarla gülünç duruma düştüğünü söyleyerek yaptığı açıklamasında “kan davası maalesef yöremizin bir gerçeğidir. Bu beladan bir türlü kurtulamadık, kurtulmadık. Dinimiz hiçbir şekilde kan davasını meşru görmemiştir. Müftü bey’in de dediği gibi eğer birileri elimizden dilimizden rahatsız oluyorsa biz Müslüman değiliz. Günde 24 saat camide namaz kılsak dahi yaptığımız hatanın bedelini telafi edemeyiz. Müslüman kardeştir. Müslüman Müslüman’dan emin olmalı eğer komşunuz Müslüman kardeşiniz sizden emin değilse siz Müslüman değilsiniz. Her iki taraf içinde söylüyorum can almaya hiçbir hakkınız yoktur. Kan davası kadar ayıp, vahşice bir olay yoktur. Biz kan davaları gerçekleştirirken dünya bize gülüyor. Dünya genelinde ülkeler arsında barışların sağlandığı 21. yüzyılda biz hala kavga ediyoruz bu durumla da dünyaya gülünç duruma düşüyoruz. Ben bu barışın diğer kan davalarına da örnek olmasını temenni ediyorum. Barışın bozulmamasını istiyorum. Bozulmamalı ki tekrar kan davası başlamasın diyorum. Barışın sağlanmasında uzun süre emeği geçen kanaat önderlerine de teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.
“KAN DAVASI ARTIK BİZE YAKIŞMIYOR”
Kan davalarının herkes tarafından kınanması ve tepki gösterilmesi gerektiğini belirten Vali Bektaş, “kan davası artık bize yakışmıyor. Kan davası artık bu ülkeye bu millete bu devlete yakışmıyor. Artık bu kütü huyumuzdan vazgeçmeliyiz. Bir bir senedir Muş’tayım inananın bir yığın kan davası nedeniyle vukuatlar olaylara tanık oluyoruz. Bu güne kadar birçok taziyelere gücüm yettiği kadar gitmeye çalıştım. Ama kan davası olan taziyeleri bilinçli olarak gitmedim, gitmeyeceğim. Kan davası nedeniyle öldürenleri herkes tarafından kınaması gerekiyor. Orda ölünde öldüreninde kabahati vardır. Bundan sonra kan davası sonucu meydana gelen olayların taziyelerine gitmeyeceğim. Sizlere de gitmemeyi tavsiye ediyorum” şeklinde kan davalarına tepki gösterdi. Bölgede yüzlerce barış’a öncülük eden bulardan 79 tanesin de ise cinayetin işlendiği kan davasına öncülük ettiğini vurgulayan kanaat önderi Şeyh Mustafa Baskın, bölge insanının kültürel İslam üzerinde hayatını sürdürdüğünü kaydederek, halkın gerçek İslam inançlarını irdelemeli ve ders alması gerektiğini söyledi. Şeyh Baskın, “insanlarımızda maalesef inanç eksikliği var. Kan davalarının en büyük nedeni ise budur. Allah korkusu olmayan insan her olaya karışabilir. Kan davalarının yaşanmaması için insanımız inancını sağlamlaştırmalı. Tereddütlerde kalmamalı. Kültürel bir İslam inancına göre hayatını sürdürmemeli. Ailesinin İslam kültürüne göre değil, gerçek İslam kültürüne göre hayatını tanzim etmelidir. Tabiî ki tek kanatlı olmaz dini ilmin yanında fenni ilimden geri kalınmamalı. Fenni ilimlerde yeteri kadar ilme sahip olursak oradan dini ilmide elde edebiliriz. Kan davalarına bölgedeki işsizlikte etkilidir. Ama işsizlik ikinci derecede etki eder. Açıkçası ben kan davalarının inanç eksikliklerinin giderilmesi ile biteceğini düşünüyorum” diye konuştu. Günaydın Muş Gazetesi


