Er Ahmet Şahin kalan konuşmasında şunları söyledi. Şahin, “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır” diyerek bu vatanın namusunu ve şerefini korumak için ta uzaklardan, anasından, babasından ve yarinden ayrılıp asker ocağına gelen, biz 331’inci kısa dönem erler, birliğimize dahil olduk. ‘Her Türk asker doğar’ parolasıyla eğitimimize başlayarak, az zamanda askerlik sanatını tanıdık. Tabi ki bunda komutanlarımızın çok büyük bir payı oldu. Çünkü onlar, bir ana sıcaklığı ve baba şefkati ile bizleri bağrına bastılar. Maddi ve manevi her türlü ihtiyaçlarımızda hep yanımızda oldular. Yeme, içme ve temizlik gibi en temel ihtiyaçlarımız noksansız olarak karşılandı.
Eğitimimize azami dikkat ve gayret göstererek, bu kısa zaman zarfında, giydiğimiz elbisenin hakkını vermeye çalıştık. Bugün, tarifi mümkün olmayan hem sevinç hem de üzüntü içerisindeyiz. Sevinçliyiz, çünkü yeni görev yerlerimize gideceğiz. Üzüntülüyüz, çünkü arkadaşlarımızdan ve komutanlarımızdan ayrılıyoruz. Bu yüksek duygu seli içerisinde, önce vicdani sonra da vatani borcumuzu ifa etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bizler, ilhamını tarihten alan, geleceğe güvenle bakan, Atatürk ilke ve inkılaplarını kendisine düstur edinmiş gençleriz. Bu yolda gerekirse seve seve canımızı ve malımızı vermeye hazırız. Bizler, burada olduğumuz müddetçe, cennet vatanımıza uzanan eller kırılacaktır. Asker ocağında savaşmayı değil, bu vatan için göz kırpmadan ölmeyi öğrendik. Ölüm, esaretten daha şerefli bir meziyettir. Askerlikte aldığımız terbiye, disiplin, devlet sevgisi ve hizmet aşkını daima içimizde yaşatacağız.
Vatanımız ve milletimiz uğruna canlarını seve seve feda eden şehitlerimizi rahmetle yad ediyoruz. Annelerimiz, babalarımız, bizi komutanlarımıza emanet edip, gönül rahatlığıyla evlerinize döndüğünüzde ne zaman ve nerede olursanız olun, bizlerin asker üniformasıyla çekilmiş fotoğraflarımızı, öpülesi ak ellerinizin içine alıp, onurla ve sevinç içinde doya doya öpüp, ağlayabilirsiniz. Çünkü biz artık şerefimizle, şanımızla askeriz” dedi.
Günaydın Muş Gazetesi


