Bitlis’in Mutki İlçesi’nde açılan toplu mezarda 12 kişiye ait kemiklerin bulunmasının ve ikinci kazı çalışmasına başlanmasının ardından, bugüne kadar üstü örtülmüş bir kayıp aile haberi geldi. Muş Otaç köyünden İmam Müslüm Sadioğlu 1994 yılından beri kayıp olan ailesinin de Mutki’de ki toplu mezarda gömülü olduğunu söyledi. Bitlis İHD şubesine yaptığı başvururan Sadioğlu,’’ Artık ailemin kemiklerine kavuşmak istiyorum’’ dedi.
Devlet baskısı yüzünden 2009 yılında Tatu olan soy ismini Sadioğlu olarak değiştirdiğini belirten Müslüm Sadioğlu Van Aşkale’de imamlık yaptığını söyledi. 1990’lı yıllarda bölgedeki devlet baskısından ailesinin de payına düşeni aldığını belirten Sadioğlu, köylerini sürekli basan askerlerin korucu olmaları yönündeki baskı ve tehditlerine boyun eğmediklerini söyledi. Hayvancılıkla geçinip giderken 1994 yılında askerliğini yapmak üzere Tokat’a gittiğini anlatan İmam Sadioğlu, “İzinli olarak memlekete döndüğümde Babam Fadi Tatu, Annem Gülnaz Tatu, Abim, Amcam Halil Tatu, Oğlu Enver Tatu, amcamın Eşi Kadriye Tatu, hepsi kayıptı. Köyde bir tek diğer abim, çocuklar ve akrabalar kalmıştı. Onlara ne olduğunu sorduğumda, birkaç gün önce babamın, anamın ve yengemin hayvanları otlatmak için köyün 1 kilometre ötesine gittiklerini, ancak askeri operasyonların yoğun olduğu bu bölgeden bir daha geri dönmediklerini aktardılar. Bir gün sonra onları aramak üzere giden Amcam Halil, oğlu Enver ve abimden de bir daha haber alınamamıştı.”
Köye geldiğini duyan Nurullah isimli Hasköy Karakolu komutanının kendisini çağırdığını anlatan Sadioğlu, “Bana, ‘Başın sağolsun aileni PKK’liler öldürdü’ dedi. Ben ise yalan söylediğini, böyle bir şeyin olamayacağını belirterek, dediği doğruysa birlikte cenazeleri almaya gitmemizi teklif ettim. Ama reddederek beni kapı dışarı etti. Aradan üç gün geçmedi ki Muş’a giderken bindiğim aracın yolunu kesen askerler tarafından gözlerim bağlanarak aynı karakola götürüldüm. 2 gün boyunca buzdolabı gibi bir hücrede tutuldum. Daha sonra bana işkence yapılmadığına dair bir kağıt imzalatarak serbest bıraktılar. Ancak daha sonra ağırlaşarak devam eden baskılar yüzünden ailemin başına ne geldiğini doğru dürüst araştırma fırsatı bulamadan geri kalan aile üyelerini alarak Bursa’ya göç ettim.”
Bir sene sonra, 1995’te memlekette kalan abisinden öğrenecekti gerçeği Müslüm Sadioğlu. Ailesinin kaybolduğu gün otlatmaya çıkardığı hayvanların bir kısmının komşu köydeki korucuların elinde olduğu ortaya çıkacaktı. Ancak bunu öğrenen aile yakınları koruculara bulaşmamak için olayın üzerine gidememişti. Haberi aldığında Bursa’da olduğunu ve asker kaçağı konumuna düştüğü için hiçbir yere hareket edemediğini belirten Sadioğlu, “6 yıl sonra yakalandım. Önce askere gönderdiler, ardından fazladan 15 ay askeri cezaevine kapattılar. Çıktığımda ilk iş olarak, Muş Cumhuriyet başsavcılığına, Van özel yetkili savcılığına başvurdum, ancak sanki böyle bir aile hiç yaşamamış gibi, ne bir kayıt bulundu, ne de bir bilgi geldi. En sonunda da Meclis İnsan Hakları komisyonuna başvurdum’’
Meclis İnsan Hakları Komisyonunun konuyla ilgili yazdığı yazıya Jandarma Genel Komutanlığından verilen cevapta ailesinin PKK’ye katılarak dağa çıktığının belirtildiğini aktaran Sadioğlu, “Utanmadan o dönem 70 yaşlarında olan insanlar için kırsala çıktı dediler. Saçmalığın bu kadarını da beklemiyordum’’dedi. Yaptığı başvurulara bu açıklama dışında cevap alamadığını vurgulayan Sadioğlu,’’ Daha sonra Van’a yerleşip imamlık yapmaya başladım. Bitlis Mutki ilçesinde toplu mezarların çıktığını duyunca hemen Bitlis İHD Şubesine başvurdum. Ailemin orada bulunacağına eminim’’ dedi. Ailesinin kaybedilmesinden jandarma, korucu ve JİTEM’cilerin sorumlu olduğunu vurgulayan Sadioğlu,’’ Bizim suçumuz bu memlekette doğmak mı? Bizim bir kuşa bile zararımız dokunmamışken bunlar bizi katlediyorlar. Benim ciğerlerim yanıyor. Artık özgürce yaşamak istiyoruz’’ dedi.
Şark Telgraf Gazetesi


