Türk ulusunun esaretten kurtulup yeniden özgürlüğüne kavuştuğu 30 Ağustos, bütün yurtta kutlanırken, zaferin 87’ncı yıldönümü Anadolu’nun Kapılarının Türklere açıldığı şehri Muş’ta da coşkuyla kutlandı. 30 Ağustos Zafer Bayramının 87’ncı yıl dönümü Atatürk Anıtı ve Muş Alparslan Üniversitesi önünde kutlandı. Sabah Valilik önünde bulunan Atatürk Anıtı’na çelenklerin konulmasıyla başlayan 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlamaları, daha sonra Alparslan Üniversitesi Eğitim Fakültesi önündeki meydanda devam etti.
30 Ağustos Zaferi’nin 87’nci yıl dönümü tüm yurtta olduğu gibi Muş’ta da düzenlenen törenlerle kutlandı. Kutlamaların ikinci bölümünün yapıldığı Muş Alparslan üniversitesi Eğitim Fakültesi önünde ise tören son buldu. Düzenlenen Zafer Bayramı kutlamalarına Vali Erdoğan Bektaş, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Burhanettin Aktı, Belediye Başkanı Necmettin Dede, Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç, Kamu Kurum Amirleri ve Askeri Erkan katıldı. Vali Erdoğan Bektaş, Belediye Başkanı Necmettin Dede ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Burhanettin Aktı’nın tören aracı ile halkın bayramını kutlamasının ardından 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlama törenine başlandı. İstiklal Marşının okunmasının ardından, günün anlam ve önemi ile ilgili şiir ve konuşmalar yapıldı. 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları programı dahilinde konuşma yapan Kurmay Binbaşı Ömer Aydoğdu, “Bugün, Asil Türk Milleti ve onun bağrından çıkan kahraman Türk Ordusunun, en şanlı zaferlerinden biri olan, 30Ağustos Zaferinin 87’nci yıl dönümüzüdür.
Ulu Önder ve ebedi Başkomutan Atatürk’ün önderliğinde, çelikleşmiş milli birlik ve beraberlik ruhu içerisinde, dünyanın en güçlü ordularına karşı elde edilen, Hürriyet ve bağımsızlık aşkı ile yanan bir milletin, sarsılmaz azim ve inancının zaferidir.
Ülkemizi parçalamak ve milletimizi esaret altına almak isteyen güçler tarafından, yıllar boyunca sinsice hazırlanan planların, o gün için sonuncusu olan, Sevr paçavrasının yırtılıp atıldığı bu toprakların hakiki ve sonsuza kadar, tek sahibi olan yüce Türk Milletinin ve kahraman Türk ordusunun, bağımsızlığı ve hürriyeti söz konusu olduğunda, nasıl şahlandığının tüm dünyaya gösterildiği, Yeni Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temellerinin atıldığı Türk birlik ve beraberliğinin, kudret ve kabiliyetinin nelere muktedir olduğunun, tüm dünyaya öğretildiği, balkan harbinin hemen ardından gelen birinci dünya harbinde; dört yıl gibi uzun bir zaman, Avrupa’nın ve dünyanın en büyük devletleriyle savaşarak bitkin düşen bu milletin; 3 yıl 3 aY ve 11 gün gibi, uzun bir zaman katlandığı sıkıntıların ve döktüğü kanın bedeli olan, tarihte bir benzeri bulunmayan eşsiz bir zaferdir. Türk Milletinin geleceğini belirleyen 30 Ağustos zaferi, Türk ulusu için tarihte bir dönüm noktasıdır. 30 Ağustos 1922’de, Anadolu’daki yüzlerce yıllık Türk varlığına kastedenleri tarihe gömmüştür. Bu muharebede Türk ordusu “dört-beş avda düşürülemezi” denilen düşman mevzilerini altı günde çökertmiş, Afyon-İzmir arası dört yüz kilometrelik takip harekâtını da, on günde gerçekleştirmiştir.
Bu yıldırım harbi ile mağrur düşman ordusunun büyük bir kısmı inanılmayacak kadar az bir zamanda yok edilmiş, istila amacı ile Anadolu topraklarına çıkanlar, ağır bir yenilgiyle uğratılmış, bir daha dönmemek üzere, geri gönderilmiştir. Bu müthiş zafere ulaşmak için, Türk Milleti katlanılmaz olana katlanmış, dayanılmaz acılara dayanmıştır. Bu zaferle, eşsiz başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün yaktığı özgürlük ateşi, yalnızca Türklerin değil, dünyadaki ezilmiş bütün ulusların da hürriyet meşalesi olmuştur. Türk tarihine altın harflerle yazılmış olan bu zaferin, 87’nci yıldönümünde, böyle bir milletin ve onun bağrından çıkan Türk ordusunun mensubu olmakla, gurur duyuyoruz. Büyük önder, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile dava arkadaşlarını ve vatan toprağının bedelini canlarıyla ödeyen aziz şehitlerimizi, bir kez daha rahmet ve saygıyla anıyor, Kahramanlıklarıyla destanlar yaratmış gazilerimize, şükranlarımızı sunuyoruz. Şanlı zaferin 87’nci yıldönümü, Türk milletine ve onun bağrından çıkan kahraman ordusuna kutlu olsun” dedi.
“TARİH ÖĞRETMENİ ÇELİK, HERKESİ DUYGULANDIRDI”
Türk Ulusunun esaretten kurtulup yeniden özgürlüğüne kavuştuğu 30 Ağustos Zafer Bayramı, günün anlam ve önemine yönelik konuşma yapan Endüstri Meslek Lisesi Tarih Öğretmeni Nuri Çelik, gür sesiyle okuduğu dizelerde törene katılımcıları etkiledi. Tarih Öğretmeni Çelik, yaptığı konuşmasında “Yüz yıllardan beri süregelen şark meselesi ve Doğu sorunun çözümü, bahane eden Avrupalı devletler, Hasta Adam diye nitelendirdikleri Osmanlı devletini parçalayıp yok etmek istiyordu. Savaş esnasında gizli anlaşmalarla ve türlü entrikalarla emellerine ulaşmaya çalışıyorlardı.
Mustafa Kemal düşman sungusu altında olmaz ben Anadolu’ya gidiyorum diyerek 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkmasıyla Anadolunu lideriyle kucaklaşıyordu. 1919 Mayısının ilk ışıkları ile Samsun ufkunda doğan. Anadolu destanlarının dalga dalga yayılmasının ilk ışıltısıdır.
Yaşanan ve yıkılan bir yurt, silahları ellerinden alınmış asker, şaha kalktı Samsun’dan gelen ışıkla… Umutsuz insanların kalbini umutla dolduran bir ses şöyle diyordu: Bizi öldürmek değil, diri diri mezara sokmak istiyorlar, şimdi uçurumun kenarındayız; fakat hiçbir zaman umudumuzu yitirmeyeceğiz. Cesaretimiz bizi kurtaracaktır. İşte bu ses bir an dalga dalga yayıldı. Ankara’dan Sakarya’ya, Kocatepe’den, Dumlupınar’a, Muş’tan Diyarbakır’a yankılandı” dedi.
Öte yandan resmi tören geçişinden sonra program son buldu.
Günaydın Muş Gazetesi


