Sendika Başkanı Derya Yulcu yaptığı açıklamada “Eğitim sisteminin, eğitim ve bilim emekçilerinin yıllardır karşı karşıya kaldığı sorunlar, 2009–2010 eğitim-öğretim yılının ilk yarısında devam etmiştir. Geçtiğimiz dönemde, eğitimin ve eğitim emekçilerinin sorunlarını çözme noktasında yeterince adım atılmadığı gibi, var olan sorunların artarak devam etmiş olması düşündürücüdür. İşsizlik ve yoksulluğun sürekli artması, devletin kamu hizmetlerini büyük ölçüde gözden çıkarmış olması, geniş halk kesimlerini olduğu kadar eğitim sistemini ve bileşenlerini de doğrudan etkilemiştir. Bu anlamda eğitim sisteminde yaşanan sorunlar yaşanan kriz süreci ile birlikte eğitim ve bilim emekçilerini, öğrencilerimizi ve velilerimizi doğal olarak derinden etkimiştir. Eğitim sisteminde yaşanan sorunlar elbette bugün ortaya çıkmamış, yıllardır sürdürülen serbest piyasacılık, diğer kamu hizmetlerinde yaşandığı gibi eğitimi de ticarileştirmeyi ve özelleştirmeyi hedefleyen bilinçli politikaların bir birikimi olarak bugünlere gelmiştir. AKP iktidarı, bu olumsuz birikimi daha da arttırmak için elinden geleni yapmaktadır” diye konuştu.
SORUNLARA ÇÖZÜM GETİRİLMEDİ
Derya Yulcu: “Eğitimin ve eğitim emekçisinin bir türlü çözüme kavuşturulmayan sorunları, özellikle AKP iktidarı ile birlikte daha da artmıştır. Kamusal eğitimin zayıflatılması, eğitimin tamamen paralı hale getirilmek istenmesi, ilköğretim ve ortaöğretimde dershanelerin tarihte hiç olmadığı kadar öne çıkması, cinsiyet ve mezhep ayrımcılığına ilişkin uygulamalar, ataması yapılmayan öğretmenlerin durumu, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik uygulamalarının devam etmesi, yaşanan yoğun siyasi kadrolaşma uygulamaları, öğretmenlerin ek ders ücretlerinde yaşanan sorunlar, hizmetli, memur ve teknik personelin sorunları, üniversitelerde yaşanan akademik ve idari sorunlar vb gibi pek çok sorunun çözümü için adım atılmadığı gibi, geçtiğimiz dönemde bu sorunlara yeni sorunlar da eklenmiştir.Geçtiğimiz dönem, derslik, okul, öğretmen, memur ve hizmetli açıklarına da çözüm üretilmemiş, okulların araç gereç ve fiziki altyapı ihtiyaçları giderilmemiş, eğitim emekçilerinin ekonomik, demokratik, sosyal ve özlük haklarında kayıplar yaşanmış, üniversite kapılarındaki yığılmayı önlemek için gerekli adımlar atılmamıştır. Kısacası her yıl yaşanan sorunlar geçtiğimiz dönem içinde daha da artarak devam etmiştir” dedi.
SONUÇLARI DEĞERLENDİRDİ
Başkan Yulcu “2009 – 2010 eğitim öğretim yılının ilk yarısının sonu itibariyle yerel yöneticiler ve yetkililer, geçmiş dönemlerde olduğu gibi yine kırıklarla dolu bir eğitim karnesini hak etmektedir. Umudumuz odur ki ikinci dönem aynı hatalara saplanıp kalmak yerine akılcı tutumlar benimsenerek, ciddi ve bilimsel tutumlar sergilenebilmelidir. Bu amaçla Yerel yöneticilere buradan bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Muş’ta eğitim iş kolu ile ilgili işleyişin daha sağlıklı olması, eğitimde, işyerlerinde iş barışının sağlanması başarının artırılması ve diğer sorunların ivedilikle çözülmesi amaçlarıyla bütün eğitim kurumlarının ortaklaşmasının sağlanması gerektiğine inanmaktayız. Bütün bu yukarıda sayılan olumsuzlukların bilimsel bir yöntem ve ortak bir akılla ele alınması ve tutarlı demokratik, bilimsel çözümler üretebilmek için bir Eğitim Çalıştay’ı düzenlenmesi için çağrıda bulunuyoruz. İlimizdeki tüm sivil toplum örgütleri, demokratik kitle örgütleri, meslek odaları, sendikalar, mülki idare ve eğitim kurumları temsilcilerinin katılacağı, demokratik bir tartışma ortamında tüm sorunların görüşüleceği bu çalıştayda ortaya çıkacak öneri ve çözüm yollarının ilimiz eğitim düzeyine önemli bir ölçüde katkı sağlamasını bekliyoruz. Eğitim Sen olarak ilimizdeki tüm sorunları çözmede ortaklaşmanın gerekliliğine inanıyor; ülkemizin aydınlık geleceği adına üzerimize düşen tüm görevleri yapmaya hazır olduğumuzu tüm ilgili birimlere ve kamuoyuna buradan duyuruyoruz” dedi. Muş Ovası Gazetesi


