Skip to main content

Yılmaz`dan kadına hukuksal bakış

Muş Haber Fotoğrafı

Türkiye’nin az gelişmiş bölgelerindeki kadın ve kadın STK’ların güçlendirilmesi programı kapsamında yürütülen Toplum Destekli Kadın Projesi  etkinliği kapsamında Av. İrem Yılmaz sunumda bulundu. 
 
LAKADER’in düzenlemiş olduğu konferansta konuşma yapan Av. İrem Yılmaz, kadınları hukuksal yönden bilgilendirdi. Yılmaz yaptığı konuşmasında: “Ülkemizde erken yaşta evlilik kavramını herhalde bilmeyen yoktur.çocuk koruma kanununa göre “Çocuk” 18 yaşının altındaki bireylere, “erken evlilik” kavramı ise bu yaştan önce yapılan evliliklere verilen isimdir. Ülkemizde erken yaşta evlilikler toplumun çoğunluğu tarafından bir “sorun” olarak değerlendirilmemektedir. Çünkü yaşadığımız coğrafya itibari ile erken yaşta yapılan evlilik, içinde yaşadığımız toplumda gelenek ve görenek haline gelmiş, ataerkil ve geleneksel toplum yapısı erken yaşta evlilikleri normalleştirmiş ve meşrulaştırmıştır. Halen ülkemiz genelinde yapılan her dört evlilikten birinin, bazı bölgelerimizde ise her üç evlilikten birinin çocuk evliliği olduğunu hatırlatmak isterim. Erken yaşta evliliklerin en sık görüldüğü bölgelerden birisi de yaşadığımız bölge olan doğu Anadolu bölgesidir. Ülkemizde hem erkek hem de kız çocuklar için erken evlilik söz konusu olmakla birlikte kız çocuklarının erkeklerden çok daha erken yaşta evlendirilmeleri ve bu evliliğin sonuçlarının kızlar açısından daha ciddi sakıncalar doğurduğu da toplumda bilinen bir gerçektir.  Erken yaşta yapılan evlilikler kadınların toplumdaki eşitsiz konumunu güçlendirmekte ve hayat tercihlerini azaltmakta, özgürlüklerini kısıtlamakta ve hayata bakış açılarını geriletmekte, onların geleceğe dair hayallerini de yok etmektedir. Erken yaşta yapılan evliliklerin öncelikle çocuk, ardından kadın ve nihayetinde insan hakkı ihlali olduğunu düşünmekteyiz. Erken yaşta evlilik kavramına hukuksal açıdan baktığımızda kanuni olarak yapılan düzenlemeleri ulusal mevzuat çerçevesinde şu şekilde sıralayabiliriz: 1.Anayasal düzenlemeler, 2.Medeni kanunda yer alan düzenlemeler, 3.Türk ceza kanunda yer alan düzenlemeler, 4.Çocuk koruma kanununda yer alan, düzenlemeler, 5.Ailenin korunmasına dair kanunda yer alan düzenlemeler. Anayasanın 10. maddesinin 2. fıkrasında kadınlar ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğundan ve devletin de bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır. Bunlarla birlikte yine Anayasanın “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42 nci maddesine göre; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz…”
“İlköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır… ”Devlet, maddi imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar…” Bu maddeye göre, kız çocuklarının okuldan alınarak ev işlerinde çalıştırılması ile yine çocukların erken yaşta evlendirilerek eğitim ve öğrenim haklarından da mahrum kalmaları anayasa ile önlenmeye çalışılmıştır. Türk medeni kanunu erken yaşta evliliklerin önlenebilmesi açısından kadın- erkek ayrımı gözetmeksizin evlenme yaşını düzenlemiştir. Buna göre kanunun 124. maddesi evlilik yaşı için bir sınır öngörmüştür buna göre 17 yaşını bitirmemiş hiçbir birey evlenemez. Fakat Kanun 17 yaşındaki bireyin veli ya da vasisinin yazılı onayı olduğu takdirde evlenebileceğini hüküm altına almıştır. Bunlarla birlikte olağanüstü bir hal ya da çok önemli bir sebep olduğu takdirde mahkeme kararı ile 16 yaşını doldurmuş kimsenin evlenebileceği kanunla düzenlenmiştir. Bu yaş sınırlamasıyla on yedi yaşını doldurmuş reşit olmayan bireyler anne-baba rızasıyla evlenebilirken, ailelerin ve küçüklerin rızası olsa dahi on yedi yaşın altındaki kişilerin evlendirilmesi olağanüstü durumlar hariç mümkün değildir. Kanun maddesinde geçen olağanüstü durum ve pek önemli sebep kavramlarından kasıt genellikle kadının hamile veya çocuk sahibi olduğu durumlar ile kadının mağdur olduğu diğer hallerdir. Bu durumda hakim somut olayın şartlarına göre onaltı yaşını doldurmuş bireylerin evlenmesine izin verebilir. Türk Medeni Kanununa göre hukuken geçerliliği olan tek nikâh resmi nikâh olup, dini evlenme merasimlerini yapıp yapmamak ancak tarafların tercihindedir ve yalnızca dini merasim ile evliliğin yapılmış olmasının hukuken hiçbir geçerliliği yoktur. Türk ceza kanununun 103. maddesi çocukların cinsel istismarı suçuna ilişkin cezaları hüküm altına almıştır. Öncelikle istismar kelimesinden ne anlamak gerekir. İstismar; kişi ya da kişilerin niyetlerini kötüye kullanma, sömürme anlamına gelmektedir. Diğer bir deyimle çocuğun cinsel istismarı, çocuğun cinsel açıdan sömürülmesi, kötüye kullanılması anlamını taşır.
On beş yaşını tamamlamamış çocuğa karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış cinsel istismardır. Bu hükümden anlaşılacağı çocuğun rızasının bulunmasının cinsel istismar suçunun oluşması bakımından bir önemi yoktur.  Yine on beş yaşını tamamlamış olmakla birlikte gerçekleştirilen eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış cinsel istismar olarak Kanunla hüküm altına alınmıştır. Son olarak da 15 ila 18 yaş aralığındaki çocuklara yani, 15 yaşını tamamlamış ve 18 yaşını doldurmamış çocuklara karşı sadece cebir, şiddet, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı gerçekleştirilen cinsel davranışlar cinsel istismar suçunu oluşturur ve çocuğu cinsel olarak istismar eden kişi, 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın vücuda organ ya da sair cisim sokulması durumunda cezayı ağırlaştırarak sanığın 8 yıldan 15 yıla kadar cezalandırılacağını hüküm altına almıştır. Bununla birlikte Cinsel istismarın üstsoy (ana- baba), ikinci veya üçüncü derecede kan hısmı, üvey baba, evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, sağlık hizmeti veren veya koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından ya da hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi hâlinde, verilecek ceza somut olayın özellikleri ve kanundaki düzenlemeler uyarınca yarı oranında artırılır. Yaşadığımız toplumda aileler on beş yaşından küçük kız çocuklarını evlendirmektedirler. Bu durumda tabii ki resmi bir nikah değil dini bir nikah söz konusudur. Bu durum fark edildiği takdirde sanık yani mağdurun eşi ile annesi ve babası ile mağdurun annesi ve babası hakkında bu şuça iştirakten dolayı da adli işlem yapılmaktadır. Sonuç olarak; Öncelikle toplumun bu konularla ilgili hukuki açıdan bilinçlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bunlarla birlikte medeni kanunun uygulanma alanı sıkı tutulmalı, olabildiğince resmi nikah olmaksızın yapılan dini evlilikler yasaklanmalıdır. Bunlarla birlikte türk ceza kanunundaki ceza miktarlarının yüksek oluşu da göz önüne alınarak kanunun uygulanmasında denetim mekanizmaları da görevlerini gereği gibi yerine getirdikleri takdirde erken yaşta evliliğe yönelim de böylece azalacaktır.
BAŞLIK PARASI;
Başlık parası anadolunun bir çok yerinde özellikle doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesinde yaygın bir gelenek olup, evlenecek olan çiftlerden erkek tarafının kız tarafına ödediği paradır. Bu para bazı yörelerde sizin de bileceğiniz üzere, ağırlık, başlık, ana hakkı, süt parası olarak da adlandırılmaktadır. Başlık parasının hukukta hiçbir karşılığı olmadığı gibi, hukuka ve uluslar arası sözleşmelere de aykırıdır. Bunlarla birlikte başlık parası kurumu, kızın iradesi dışında bir eşya gibi alınıp satılmasıdır ki bu da bize esaret ve insan ticaretini hatırlatmaktadır. Çünkü bir eşya gibi alınan kızın hiçbir söz hakkı olmadığı gibi, o eşya artık erkek ailesinin mülkiyetindedir ve artık başlık parasını ödeyen, diğer bir deyişle parayı verip düdüğü çalan aile kadını istediği şekilde kullanacaktır. Görüldüğü gibi başlık parası başlı başına insan haklarına da aykırı bir durumdur. Başlık parasının öncede belirttiğimiz şekilde hukuki mahiyeti olmasa da, toplum içerisinde halen uygulamaya devam eden bir müessesedir. Başlık parası geleneğinin kaldırılması tamamen mümkün olmasa da, toplum refahının artmasına paralel olarak bu kurumun azalacağını düşünüyoruz. Berdel; Berdel, genel anlamda farklı akraba grubundaki kişiler arasındaki gelin alışverişine verilen addır. Diğer bir anlamda ikiz evliliktir. Berdel bir evlilik töresi olup, başlık parasından kurtulmak ya da kan davasını bitirmek için başvurulan bir uygulamadır. Çiftlerden birinin eşinden ayrılmak istemesi neticesinde, diğer çiftlerde berdel uygulamasında boşanmak ya da başlık parası ödemek durumunda kalabilirler.
Berdel, feodal yani ağalık sistemin hala hüküm sürdüğü güney ve doğu Anadolu bölgelerinde devam eden bir uygulamadır. Bu uygulama kendi içerisinde kişi hak ve özgürlüklerini hiçe saymakta olup, kişi ya da kişileri bir mal, bir eşya gibi alıp satan insan onur ve haysiyetine aykırılık teşkil eden bir uygulamadır. Bilindiği üzere feodal sistemlerde aile büyüğü ya da ağanın sözleri kanun hükmünde olup, her şeyden üstündür. Kız çocuklarının bu sistem içerisinde hiçbir söz hakkı ve özgürlükleri de olmaması toplum açısından yüz kızartıcı bir durumdur. Berdel de yine başlık parası gibi hukuka ve insan hak ve özgürlüklerine aykırı bir uygulama olup, hukuk tarafından asla kabul edilemez. Berdel, ulusal ve uluslar arası mevzuatlara, anayasadaki eşitlik ilkesine ve insan hakları evrensel bildirgesine aykırıdır. Hukuk sistemimizde berdel ile ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır. Fakat, çocuğun irade dışında evlendirilmesi ve çocuğun cinsel istismarı suçları bakımından berdel önem taşımaktadır. Diyarbakır cumhuriyet başsavcılığı çocuklarını berdel uygulaması ile evlendiren babalara nitelikli cinsel istismar suçuna iştirak ettikleri gerekçesiyle dava açmıştır. Savcılık tarafından açılan bu davayı toplumumuzda alışılagelmiş berdel geleneğine hukuk tarafından da cevaz verilmeyeceğine dair bir adım olarak görüyoruz. Son olarak, berdel daha önce de belirttiğimiz üzere hukuka, hakkaniyete, insan hak ve özgürlüklerine aykırı bir kurum olup, asla kabul edilemez. Berdel, bir gelenek ve görenek değil, feodal sistem içerisinde ailelerin çocuklarının duygu ve düşüncelerini, özüglüklerini hiçe saydıkları bir uygulamadır. Berdel, beraberinde aile arası husumetleri, kan davalarını, kız kaçırmaları, töreyi ve intiharları getirebilir. Bu bakımdan toplumun bilinçlendirilmesi, bu konularla ilgili toplum mühendislerinin çalışmaları, eğitim ve toplumun ekonomik refah seviyesinin artmasının berdelin önlenmesi bakımından önemli olduğunu düşünüyoruz” dedi.

 Muş Ovası Gazetesi

Bir Cevap Yaz

blank

Ekonomi Haberleri

Muş’ta Meyve Ağaçlarında Aşılama Dönemi Başladı

Muş’ta baharın gelmesiyle birlikte bağ ve bahçelerde aşılama çalışmaları hız kazandı. Kentte kendi…

Muş’ta Dere Islah Seferberliği: 4 Köyde Çalışmalar Sürüyor

Muş’ta taşkın riskini azaltmak ve su akışını düzenlemek amacıyla başlatılan dere ıslah çalışmaları…

Muş’ta Araç Sayısı 43 Bini Aştı: Mart Ayında Trafiğe Kayıtlar Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Mart ayında ülke genelinde toplam 159 bin 931…

Eğitim Haberleri

Muş’ta Okul Güvenliği Toplantısı Gerçekleştirildi

Muş’ta okul çevrelerinde güvenliğin artırılması amacıyla önemli bir toplantı düzenlendi. Muş Valisi Avni…

Öğretmenlere Silah Değil, Çikolata Layık

Son günlerde yaşanan ve tüm ülkeyi derinden sarsan acı olay, Muş eğitim camiasında…

Okul çevrelerinde denetimler artırılacak

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla okullar ve…

Kültür Sanat Haberleri

Gençler arası kültür ve sanat yarışmalarında başarı

Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11. Gençler Arası…

Kocaeli’de Muş Halk Oyunları Rüzgarı

Kocaeli’de gerçekleştirilen folklor yarışması, Muş kültürünün görkemli bir başarısına sahne oldu. Kocaeli’de yaşayan…

Yarım Asırlık Bir Ses: Mehmet Ciğer, Türküleriyle Muş’un Hafızasını Yaşatıyor

Fırat Demir Muş Kent Haber Gazetesi 1959 doğumlu olan Ciğer, küçük yaşlardan itibaren…

blank

Profesyonel internet sitesi için arayın..

Memleket Web Tasarım

 0532 514 50 57

  • Google Arama Kaydı
  • SEO Puanı Yüksek Tasarımlar
  • Türkçe Yönetim Paneli
  • Yedekleme Hizmeti

 

 

Haber ve İçerik Etiketleri

Haber Kategorileri