HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım, İstanbul Milletvekili Garo Paylan ve Diyarbakır Milletvekili Nimetullah Erdoğmuş ile birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde basın toplantısı düzenledi.
Merkezi Yönetim Bütçe Tasarısının Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçmesinin ardından, hazırlanan komisyon raporunda HDP’nin muhalefet şerhinin yer verilmediğini anımsatan Ahmet Yıldırım, Plan ve Bütçe Komisyonu raporunda HDP’nin muhalefet şerhine yer verilmemesine ilişkin, Sokağa çıkma yasakları döneminde sivillerin öldürülmesinden bahsetmemiz Komisyon Başkanını ve siyasi iktidarı rahatsız etmiş dedi.
Muhalefet şerhlerinin hangi nedenlerle eklenemeyeceğinin kendilerine belirtilmesinden önce komisyon raporunun matbaaya gönderildiğini belirten Yıldırım, komisyon raporu kitabı basıldıktan sonra muhalefet şerhlerine yer verilmemesi gerekçesinin ellerine ulaştığını anlattı.
Muhalefet şerhlerinin giriş kısmında nesnel hiçbir değerlendirme yapılmadığı, özerklik ve sivil ölümleri konularına yer verdikleri gerekçesiyle komisyon raporunda şerhlerinin yer almadığının kendilerine bildirildiğini aktaran Yıldırım, Üzülerek ifade ediyorum, Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Sayın Bilgiç, hala tek partili dönem zihniyetiyle hareket etmiş ve bize muhalefet şerhimizi neden komisyon raporuna eklenmeyeceği hususunda nesnel gerçeklik üzerinden akıllara zarar bir cümleyle yazı göndermiştir diye konuştu.
İçtüzüğün 67. Maddesi’nin ise herhangi bir komisyon başkanının görev ve yetkilerini tarif etmediğini vurgulayan Yıldırım, Komisyon Başkanı Sadi Bilgiç’in, TBMM Başkanı’nın yetkisini gasbederek kullanmaya kalkıştığını savundu.
Yıldırım, Sokağa çıkma yasakları döneminde sivillerin öldürülmesinden bahsetmemiz Komisyon Başkanı’nı ve siyasi iktidarı rahatsız etmiş dedi.
Yıldırım, Meclis Başkanlığı nezdinde başvuruda bulunarak, bu konunun takipçisi olacaklarını kaydetti. HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan ise siyaset alanının her geçen gün daraldığını savunarak, böyle bir iklimde siyaset alanının açılması için mücadele verdiklerini belirtti.
HDP’nin muhalefet şerhine, komisyon raporunda yer verilmemesini de eleştiren Paylan, Hangi kantarın topuzuna göre HDP’nin muhalefet şerhini sansürlediniz? diye konuştu.
HDP Diyarbakır Milletvekili Nimetullah Erdoğmuş da Nasıl siyasetin, halkların, toplumların, inançların ötekileri varsa bütçe hazırlık çalışmasının da ötekileri durumuna düşürüldük ifadesini kullandı.
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Yıldırım, dokunulmazlık fezlekeleriyle ilgili soru üzerine, 550 milletvekilinin, kürsü dokunulmazlığı dışındaki bütün dokunulmazlıklarının kaldırılmasını istediklerini belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, dokunulmazlıklar konusunu iç siyasete malzeme yapmaya çalıştığını savundu.
Siz bir fiil işlediğinizden dolayı yargılanıyorsanız; benim milletvekili olmam, aynı fiili işlemem durumunda, beni yargılamaktan azade kılmamalı. diyen Yıldırım, bunda hiçbir çekincelerinin olmadığını kaydetti. 34 vekilin olduğu 24. dönem 600’e yakın fezleke hazırlandığını hatırlatan Yıldırım, tamamının düşünce ve ifade hürriyetiyle ilgili olduğunu ve bunların tamamının siyasi suç haline getirilmek istendiğini söyledi.
Düşünce ve ifade hürriyeti, getirilip bir fezlekede yargılama konusu yapılmak istenecek; peki ya hırsızlık, peki ya yolsuzluk. Hepsi ama hepsi irdelensin diyen Yıldırım, şöyle devam etti: Cumhurbaşkanı, Başbakan olduğu dönemden de hatırlıyoruz; son 4-5 yıldır iç siyasete malzeme yapmaya çalışıyor. Daha öncede dönemin eş genel başkanı sayın Kışanak ile ilgili dokunulmazlığının hemen getirilip kaldırılacağını söylemişti. Öyle bir şey yapmıyor. Sadece iç hassasiyetler ve iç siyaset üzerinden efelenme siyaseti ötesinde hiçbir anlam ifade etmiyor bunlar.
Cumhurbaşkanının blöf yapıp yapmadığının sorulması üzerine ise Yıldırım, Ben öyle olduğunu düşünüyorum. Ya değilse, getirir; o da onların alnına demokrasi açısından düşürülmüş bir kara leke olarak kalır; grubu da kaldırır dokunulmazlığımızı. Çünkü onların kendi grubunun oy kullanması lazım, herhangi bir arkadaşımızın getirilmiş bir fezlekeyle dokunulmazlığının kaldırılması. Ben bunu sadece siyasi olarak düşüncelerin ifade edilmesi üzerinden ele alınmasını, bu ülkenin 2016 yılına yakıştıramıyorum. Biz dokunulmazlıkların kaldırılmasına karşıymışız gibi bir anlam çıkarılmamalı bundan ifadelerini kullandı.
Muş Manşet Gazetesi


