Hafta sonu yapılan seçimlerle Halkların Demokratik Partisinden (HDP) Muş Milletvekili seçilen Ahmet Yıldırım, seçim süreci ve alınan sonuçlarla ilgili açıklamalarda bulundu.
Dün Belediye Meydanında HDP Muş İl Başkanlığınca gerçekleştirilen kutlama etkinliğinden önce gazetecilere açıklamalarda bulunan Yıldırım, Gerçekten Türkiyede en ılımlı bir şekilde demokratik yollardan demokratik bir siyasi devrim gerçekleşti. Bunun sonuçlarının Türkiyedeki siyasal , toplumsal ve sosyal çevreler tarafından okunması gerekiyor. Bundan sonra değişen ve yükselen HDP olmamıştır. Türkiyede siyaset yapma biçimi, siyasetin kullanılma dili ve öncelikleri değişecektir. Hakaret ve gerginlik dili mahkum edilmiştir. Kutsal değerlerimizin siyasete alet edilmesi ve kullanılması son bulacaktır dedi.
7 Haziran seçimlerinin ardından parlamentoda grubu bulunan veya bulunmayan tüm siyasi partiler önceliklerini gözden geçireceklerini belirten Yıldırım, Öyle sanıyorum ki CHP daha fazla sol değerleri esas alacak. AKP daha fazla özgürlükçü tavır takılmak zorunda kalacak. Aynı şekilde Milliyetçi Harekat Partisi de burada ırkçılık, milliyetçilik üzerine değil ortak payda olan Türkiye severlik üzerine bir siyaseti geliştirecektir. Bu 13.1lik sonuç Nicel olarak 13.1in çok üzerine nitel sonuçlar doğurmuştur. Belki de seçmenlerin yüzde 80-90 üzerinde ciddi bir etki yaratmıştır. Onların siyaset yapma biçimini değiştirmiştir sadece para ile holdinglere, medya patronlarına dayanarak siyaset yapmanın kazandırıcı olmayacağını burada esas alınması gereken gücün halk iradesi olduğunu göstergesi olmuştur dünkü sonuç. Çünkü diğerleri ile kıyaslanmayacak kadar daha sınırlı mali olanaklar, bürokratik baskılar, yargı baskısı, emniyet baskısı toplumsal şiddetin geliştirildiği partimize karşı bütün baskı türleri mahkum edilmiştir diye konuştu.
Bu seçimlerde kazanan tarafın sadece HDP olmadığını dile getiren Yıldırım, Başta Kürt siyasal harekâtının 40 yıllık deneyimiyle bütün Türkiye kazanmıştır. Türkiyede toplumsal barışın kapısı aralanmıştır. Toplumsal barışın sağlanabilmesi için bizim sadece bir partiye mahkum olmadığımız her siyasi partinin iktidara gelebileceğini veya birden fazla partinin iktidar kurabileceğini buradan hareketle de toplumsal barışın farklı partilerle de geliştirme imkanımızın olabileceğinin gerçekliğini açığa çıkardık. Sınırlı olan haklar da nasıl siyaset yapıldığını ve başarı elde edildiğini çok net bir şekilde bütün Türkiyeye göstermiş olduk. Bölgemiz açısından zaten düşünün ki Diyarbakırda son dört seçimde yüzde 32nin altında oy almamış olan siyasi iktidar yüzde 13-14lere düşmüş bir tabela partisi haline gelmiştir. Muşta üç ilçemizde yüzde 90nın üzerinde, bir ilçemizde yüzde 80nin üzerinde merkezde ise siyasi iktidar ile belediye sınırları dahilinde eşitlik ama merkez ilçe sınırları dahilinde ise 9 bin oy fazla alarak Muşun kaderini ters düz eden bir sonuç elde edilmiştir. Koyduğumuz yüzde 70 hedefini yüzde 72 ile geçtik. 130 bin hedefini 138 bin oyla geçtik. Ama siyasi iktidarın özellikle bütün mülki amirlerle, emniyetle, orduyla el birliği ederek AKP büroları teşkilatları gibi çalışarak çokta hak etmedikleri bir oyu aldıklarını düşünüyoruz. Yoksa biz asla 40 bini bile bulamayacaklarını düşünüyorduk ifadelerini kullandı.
Yıldırım konuşmasını şu şekilde sürdürdü: 2-1lik sonuç şuan itibariyle bizim için halen kesinleşmiş bir sonuç değil. Bir vekilliği sadece yurt dışından gelen oylarla kazanmış durumdalar. Kaldı ki bu bile başlı başına bir oyundur. Yurt dışından gelen oylar daha önce oy kullanan kişilerin nüfusa kayıtlı olduğu illeri üzerinden değerlendiriliyordu bugün nüfus üzerinden değerlendirme yapılarak daha fazla oyun bize AKP oyu olarak aktarılması sonucunda bir vekilliğimiz çalınmak istendi. Gerekli başvurularımız ve itirazlarımız yapmış durumdayız yarın seçim kurulu toplanarak belli bir karara varacaktır. Mümkündür ki sonuç yine 2-1 tecelli edebilir. Ama itirazlarımız bununla sonuçlanmayacak yüksek seçim kuruluna kadar itirazlarımızı devam ettireceğiz. Sonuç ne olursa olsun burada partimizin ve siyasi hareketimizin sadece 3 aday onlarca parti yöneticisi değil binlerce milletin alın teri maddi katkıları ve çabaları ile büyük bir seçim zaferi elde etmiştir. Bu zafer HDPnin değil Muşun zaferidir. Bunun sadece bir partinin başarısı olarak göstermekten hep uzak durduk. Yine 55 günlük seçim kampanyasında Ben ifadesini bir gün bile kullanmadım. Hep Biz kavramını kullandık. Önümüzde çok önemli günler var. Muş ile Ankara arasında mekik dokuyarak, Muşumuzun siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel, sportif ve sanatsal sorunlarını kendimize sorun edinerek bunlara çözüm üreteceğiz. Vekil arkadaşlarımızla beraber bu süreçte tespit ettiğimiz sorunlarına projeler üreterek çözüm içerisinde olacağız. Elimizde sihirli bir değnek yok. Bugünden yarına çözülecek sorunlar değil. Ancak arkamızdaki güçlü siyaset iradesi ile bunların üstesinden geleceğiz. Muşa karşı kendimizi borçlu hissediyoruz. Muş halkının verdiği desteği onlara geri ödenmesi gereken bir borç olarak algılıyoruz. 4 yılın sonunda Muş kesinlikle burada kalmayacaktır. Muş bu sorunlarını azaltan bir noktada olacaktır. Muş, Türkiyede sahip olduğu kaynakları ekonomik değerlere dönüştüren bir 4 yılı yaşayacağının ve bizim de bu uğurda mücadele edeceğimizin sözünü vermek istiyorum.
Muş Manşet Gazetesi


