Muş Gündemi’nde “Muş Türküsü” tartışıldı. Programa katılan Bülent Polat, Muş Türküsünü çarpıtanların, Muş ve Muşluya hakaret ettiklerini söyleyerek, Muş’ta Yemen Şehitliği yapılmasını istedi.
Muş TV’de, Cevat Danış’ın sunduğu Muş Gündemi programında “Muş Türküsü” konuşuldu. Programa katılan Damla Sanat Kültür Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Sinan Bulakçıbaşı ve Araştırmacı Bülent Polat, Muş Türküsü’nün Muş’a ait olduğunu, belgelerle bir kez daha dile getirdiler. Bulakçıbaşı: “Türkiye Cumhuriyeti nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, her söylenişinde gözyaşlarını tutamayarak “Anadolu çocuklarının ne işleri vardı Yemen çöllerinde? Oraya gönderildiklerinde belki yeni evliydiler. İçlerinden birinin şansı yaver gider de geri dönebilseler, kendisi ve eşi yaşlanmış, çocuğu kızsa gelinlik çağa gelmiş, erkekse koskoca delikanlı olmuş bulurdu. Bütün bunlar ne içindi? Yazık günah değil miydi evlatlarımıza? “dediği Muş Türküsü hakkında herhangi bir araştırma yapılmadan “Yemen Türküsü” adıyla Yemen e mal edilerek, türküde geçen “Burası Muştur…”kısmının “Burası Huştur…”diye söylenmesi ile Kamuoyu yanlış bilgilendirilmektedir.Oysaki kamu yayıncılığının temsilcisi ve devletimizin en saygın kuruluşlarından olan TRT arşivleri incelendiğinde; Kaynak Kişi : Duriye Keskin (Mahalli Sanatçı), Derleyen : Muzaffer Sarısözen, Notaya Alan : Muzaffer Sarısözen, TRT Repertuar No : 341 bilgileri yer almaktadır. Muş ve çevresinde ilki 1944 yılında Türk Halk Müziğinin babası ve TRT Yurttan sesler programının yapımcısı rahmetli üstad Muzaffer Sarısözen başkanlığında, Bedii Yönetken ve teknisyen Rıza Yetişken den kurulu ekipçe, ikincisi ise 1961 yılında Mustafa Geceyatmaz, Fikret Otyam ve teknisyen mücahit Küçük Baran dan oluşan ekiplerce resmi derleme çalışmaları yapılmıştır” dedi. Polat, Muş Türküsü’nün, Muş’un ikinci milli marşı haline geldiğini, Türküyü kimsenin çalamayacağını belirterek, yazarlarca türkünün başka yerlere mal edilmesinin, Muşlulara hakaret olduğunu, buna izin vermeyeceklerini belirtti. Programa canlı telefon bağlantısı ile Balıkesir’den katılan eğitimci Besim Akalın, Muş Türküsüyle yatıp kalktıklarını belirterek, tüm Muşluların türkülerine sahip çıkmasını istedi. Antalya’dan programa canlı telefon bağlantısı ile katılan Muşlu Yazar Faruk Dinçer: “Burası Muş’tur” diye başlayan, gelmiş-geçmiş türkü dünyamızın en derin psikolojik iklimini yaratan nağmeler. 60-70 yıl önce, her Muşlunun yakından tanıma onuruna erdiği, mahalli kültürümüzün özel sesi Sayın Düriye Keskin’in derlediği, halk müziğimizi akademik düzeye çıkaran ilk “üstat” Muzaffer Sarısözen’in 1944 yılında 341 numara ile “TRT Repertuarı”na kaydettirdiği; Emekli Kurmay Albay Oğuz Kalelioğlu’nun “Muş-Yemen Türküsü Gerçeği” adlı kitabında söz konusu türkünün Muş’a ait olduğuna özellikle vurgu yaptığı, hüzünlü bir öykünün müziğe, notalara yansıyan izdüşümü. Öyle bir türkü ki, her Anadolu insanı vicdanında, yüreğinde, belleğinde ve ruhunda o türkünün melodisinin derinliğini hisseder. Öyle bir türkü ki, genç kızların, kadınların, nişanlılarını, kocalarını Yemen illerine, savaş iklimine gönderdikleri sürecin; sisli, dumanlı sosyal profili müziğine yansımış. O nedenle “Muş” adı, mahalli deyimle “sis-duman” anlamına gelen “mıj” kelimesiyle özdeşleşmiş, hüzün çağrıştırmış. Birkaç yıldan beri rahmetli “Türkü Ana” Zehra Bilir gibi pullu-parlak mendil sallamasıyla temayüz etmiş birileri, hiçbir akademik formasyonu olmayan, sadece müzik icra ederek medar-ı maişet motorunu çalıştırabilen boyalı-foyalı saç stiliyle ve kıvrak figürleriyle zihinlerde yer edebilen birileri, her yönüyle Muş kokan o güzelim türküyü geometrik derinlikte bir tarih bilinci olmadan “sallama çay” mantığı ile ret ve inkâra yeltenmekte. “Efendim, Yemen’de bir Huş kenti var” yaklaşımından hareketle Muş ile Huş kafiyesine yer değiştirtmeye çalışmaktadırlar. Bu, Muş kentinin kimliğine saygısızlıktır. Müziği, akademik düzeyiyle devletin repertuarına sokan rahmetli Muzaffer Sarısözen’e saygısızlıktır bu. Son zamanlarda TRT ekranlarında ısrarla ve kararlılıkla “Burası Muş’tur” vurgusunun yapılması, bir hakkın teslimi olarak tüm Muşluları sevindirmiştir. Bu anlamda, müziğini objektif kriterlerle, aklın ve bilimin koordinatlarına monte eden ve “Muş Türküsü”nü objektivitesiyle icra eden tüm TRT sanatçılarına ve yönetim kadrolarına kadirbilir hemşehrilerimiz adına teşekkür ediyorum. Özellikle TRT Genel Müdürü’nün “müdir irade” diye tanımlanabilecek, rotasını hakikate endekslemiş, bu toprağın değerlerini esas alan yönetim politikasının, her türlü takdirin üzerinde olduğunu özellikle belirtmek istiyorum” dedi. Muş Ovası Gazetesi
Yemen şehitliği yapılsın
Haber Kategorileri :

Temmuz 7, 2011 4:16 PM
İlgili Haber Bulunamadı
Ekonomi Haberleri
Kültür Sanat Haberleri

Profesyonel internet sitesi için arayın..
- Google Arama Kaydı
- SEO Puanı Yüksek Tasarımlar
- Türkçe Yönetim Paneli
- Yedekleme Hizmeti

