Yazar Faruk Dinçer, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan ve Muş’u kaleme aldı. Dinçer, Çağlayan’ın Muş’a katkısına değindi. Dinçer köşe yazısında: “Fransız kökenli ünlü tarihçi Braudel der ki: Patatesin Avrupa ya gelişi, o dönemdeki Yüz Yıl Savaşları ndan daha önemlidir. Bu, sosyo-ekonomik derinliği olan bir özdeyişidir. Bu derinliğin günümüz Türkiye sine dair izdüşümü, 27 Aralık 2010 günü Müteahhitler Birliği toplantısında, ilginç bir biçimde yaşandı. Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı M. Zafer Çağlayan, daha önce 2010 yılı ihracat hedefini 107.5 milyar dolar olarak belirlediklerini hatırlattı, rakamı daha sonra revize ettiklerine vurgu yaptı ve duygu yüklü bir konuşma yaparak özetle şunları söyledi: Sayın Başbakan yeni hedefi 111.7 milyar dolar olarak belirlediğimizde, Sayın Başbakan’a Biraz aşağı mı çeksek? demiştim, ama Başbakan: Sen bu fakire güven Zafer, 112 yi de buluruz demişti. İşte gün itibariyle ihracatımız 111.5 milyar doları buldu. Bu akşam 112 milyar dolar olacak. 31 Aralık itibariyle dünya ekonomisi can çekişirken inşallah 113 milyar doları da geçecek dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yıllık cirolarıyla dünyanın en büyük 225 müteahhit listesi sıralamasında 2. sırada olan inşaat sektörünün ödül töreninde ihracatla” ilgili söyledikleriyle, Çağlayan a duygulu anlar yaşattı. Başarılı ihracat sürecine, yılın üç yüz küsur gününü küresel ekonominin aktörleriyle temasta geçirerek, damgasını vuran Çağlayan ın, Başbakan ın takdir dolu sözleri üzerine gözlerinin dolduğu ve buğulandığı gözlendi. Başbakan özetle şunları söyledi: Zafer kardeşim, sen merak etme. 112 ile 115 milyar dolar arasında hesap yap, demiştim. Kriz nedeniyle biraz geriye gittik, ama 132 milyar doları yeniden yakalayacağız; hatta daha da üzerine çıkacağız. İhracatta yüzlerce milyarlık seviyeleri yakalayacağız. Son yıllardaki iktisadi dinamizmi ve ticari potansiyeliyle küresel ekonominin adeta katalizör unsuru haine gelen Çin in siyasi literatüründe, şöyle bir özdeyiş var: Devlet adamı, eşyanın gelecekteki şeklini tasavvur ederek, rotasını çizebilen siyasetçidir. Geçtiğimiz ay dünyanın önemli dergi ve gazetelerinde Türkiye nin ekonomik aktivitelerine ilişkin olarak yapılan yorumlar, ülkemizin küresel rekabete karşı duruşunu hep pozitif kriterlerle değerlendirmişlerdir. OECD ülkeleri içinde en hızlı büyüyen ekonomi olarak değerlendirilen Türkiye, mobilyadan otomobile, çimentodan ayakkabıya, televizyondan DVD oynatıcılarına kadar, her kalem malı üretip ihraç edebilmektedir. 139 ülkenin katıldığı Dünya Ekonomik Forumu (WEF) küresel rekabet endeksi verilerine dayanarak hazırlanan rapor, analiz için son derece geniş bir imkân sunuyor. En çarpıcı sonuç ise Türkiye nin Gayri Safi Milli Hâsılası’ndaki istikrardır. Dünyada, Doğu dan Batı ya, Kuzey den Güney e tüm coğrafi koordinatları kasıp kavuran küresel kriz iklimine ve mali grafik düşüşüne karşın, geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da dünya rekabet sıralamasında 61 inci sıradaki yerini korumasıdır. İhracatta rekabet gücü konusun da BM in uluslararası ticaret verilerine göre 48 ülke ile 257 ürün grubunda ülkeler karşılaştırıldığında, ortaya çıkan netice, ülkemiz adına gurur ve kıvanç vericidir.
Tüm bu veriler son derece de sevindirici ve özgüven aşılayıcı iktisadi faktörlerdir.
Özetle Stefan Zweig in deyişiyle, Gören gözler için gün ışımıştır …Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan ın birkaç yıl öncesine kadar hiç ihracat yapamamış bir kent olan MUŞ kökenli olması da, cumhuriyetimizin geldiği pozitif seviye açısından son derece de manidardır. Bu gün Muş’ta eski Tekel Depoları fabrikalara, atölyelere dönüşmüşse; GÜRAY Ayakkabı günde 600 çift ayakkabı üretip, Yunanistan a, Rusya ya Balkan coğrafyasına, Irak’a; BARKO Tekstil 140 kişiye iş alanı sağlayıp Hugo Boss markasıyla Avrupa ya ihracat yapıyorsa; bunda hemşerilerinin aynı zamanda dayanışma kültürü için ANKARA MUŞ-DER in de kuruluşuna öncülük eden M. Zafer Çağlayan ın büyük teşvik ve moral katkısına bir kadirbilirlik olarak özellikle işaret etmek gerekir” dedi. Muş Ovası Gazetesi


