Bana Kürt olarak, bana alevi olarak, bana Ermeni olarak, bana ötekileştirilen ve ezilen olarak hiçbir şey getirmiyor. Demokratik ve Özgürlükçü” değil…
Küçük Millet Meclisi Şubat ayı toplantısı gerçekleştirildi. Muş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı toplantı salonunda gerçekleştirilen toplantıda, “3. yargı paketi” ile ilgili konuşan BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, yargı paketinin özgürlükçü olmadığını ifade etti.
Yargı paketinin aldatmacı olduğunu savunan Çelik, “Yargı paketine ilişkin olanı öncelikle, hukuk toplum, hukuk siyaset, devlet toplum arası ilişki ile soruna yaklaşmak gerekiyor. O anlamı ile de toplum dinamiklerinin temel talepleri ile getirilmek istenen paketin çelişkileri ile örtüşen noktalarına vurgu yapmak, doğru olanıdır. Görünen o ki, kutsanan devlet kavramı hala sürdürülme gayreti içerisindedir. Yapılmak istenen bu çalışma özgürlükçü değil. Bu pakette olması gerekenler olmadığı gibi, yapılmaya çalışılanlar da, aldatmacı ve manipülatif bir çerçeve içerisinde sunulmuştur.”dedi.
Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mevcut var olan, siyasal, ekonomik, kültürel sorunlara çözüm getirebilecek, çözümü kolaylaştıracak niteliklere haiz değil. Bu özellikleri ile de demokratik değil. Bunların yanı sıra zihniyeti olumlu yönde değiştirmesi açısından hiçbir katkısı yok.
1920’den bu yana, Türkiye’nin Doğu yakası ya da Kürt Coğrafyası, İstiklal Mahkemeleri, takriri sükun, sıkı yönetim mahkemeleri ve devlet güvenlik mahkemeleri, bugün de özel yetkili mahkemeler ile irade kırılıyor. İradesi kırılan, kimliğim, kültürü, dili yasaklanan bu coğrafya da, reformun radikal çözümler getirmediği gerçeğini herkes biliyor.
1960 yıllardan başlamak üzere, bütün darbe anayasaları ve onların zihniyeti olduğu gibi duruyor. Bu darbe anayasalarını değiştirmek için bir çaba sarf eden irade, iki generali yargılayacağını söyleyerek, bizleri aldatıyorlar. İki generali, siz, kendi hazırlamış oldukları anayasa ile nasıl yargılarsınız? Bu anayasayı değiştirmek için hiçbir çaba sarf etmeden, bu generalleri yargılıyoruz demek sadece aldatmadır.
KCK ve Ergenekon operasyonlarını düzenleyen kim? Savcı değil, özel yetkili savcılar değil. Bu operasyonları düzenleyenler polistir. Adli kolluk görevini yürüten polistir. Polis, iddianameyi hazırlıyor, çerçevesini çiziyor, delilsiz, isnatsız, mesnetsiz suçlamalarla süslüyor, 1959 yılından bu yana doğan Demir Çelik’i, doğumundan bu yana bütün süreçlerini savcı ve hakimin önüne koyuyor. Dolayısıyla burada özel yetkili mahkemeden çok, polis devletini görmek gerektiğini düşünüyorum. Üstüne üstlük bir de özel yetkili savcıyı da taçlandırdıkları vakit, ortaya böyle bir tablo çıkıyor. Bu tablo karşısında siz değil 100 maddelik reform paketi, 300 maddelik pakette hazırlasınız bir anlam ifade etmez.
60 BİN TUTUKLU
110 bin kapasiteye sahip mevcut cezaevlerinde şu anda 130 bin tutuklu ve hükümlü yatmaktadır. Bunlardan 60 bin kişilik bir grup sadece siyasi düşünce ve ifade özgürlüğünden kaynaklı nedenlerle hapis yatmaktadır. Siz, Beşer Esat’ı, tankları ve topları ile halkını kırıyor diye eleştiri yağmuruna tutarken, yarın birileri de çıkıp size demez mi ki, ‘60 bin kişi neden ifade özgürlüğü suçundan cezaevlerinde yatıyor?’diye.
İşte bu anlamı ile gerçekleştirilen yargı reformu paketi, aslında manipülatiftir, süreci kurtarma amacı taşımaktadır. Bana Kürt olarak, bana alevi olarak, bana Ermeni olarak, bana ötekileştirilen ve ezilen olarak hiçbir şey getirmiyor. İktidarın sürdürülebilirliğini kolaylaştıran, iktidarın sürdürülebilirliğini, toplum nezdinde itibar kazandırmaya çalışan bir çalışmadır. Bu açılardan bakıldığı vakit, bu paket hiçbir şekilde demokratik ve özgürlükçü değildir.”
3. YARGI PAKETİ
Örgüte üye olmadığı halde örgüt adına suç işleyenlerin cezaları yarı oranında düşürülecek.
İzinsiz mitinge katılan, bildiri dağıtan, pankart açan üniversite öğrencilerine ceza ertelemesinden yararlanma yolu açılacak. Basit suçlardan üniversiteliler cezaevine girmeyecek.
Molotofkokteyli patlayıcı değil silah olarak değerlendirilecek Molotofkokteyli atmanın cezası 8 yıldan 15 yıla çıkacak.
Doktorun bıçak parası alması rüşvet sayılacak 1-2 yıllık hapis cezası 4-12 yıla çıkarılacak
Özel yetkili mahkemelerde esas hakkında savunma için süre sınırlandırılması kaldırılıyor.
Basın yoluyla işlenen suçlarda yayın durdurma cezası kaldırılacak. Yayınlar üzerindeki toplatma kararı da kaldırılıyor.
Bu tür suçlarda üst sınırı 5 yıla kadar olan suçlar ertelenebilecek.
Adli Tıp’a gönderilen hiç kimsenin eli kalemle işaretlenmeyecek.
Ehliyetsiz ve alkollü araç kullananlara idari para cezası. Bu tür suçlara savcılık değil kaymakamlık bakacak.
Adli kontrol uygulaması 3 yıldan 5 yıla çıkarılıyor.
Kimse ömür boyu sabıkalı olmayacak. Fişleme kayıtları artık kişinin ölümüne kadar değil 5 yıl sonra silinecek.
Doğal gaz ve boru hatlarına yönelik sabotaja dönük cezalar ağırlaştırıldı. Terör örgütü bağlantısı varsa boru hattına sabotaj suçuna verilecek ceza 5 yıldan 10 yıla yükseltiliyor.
Elektrik hırsızlığında hapis kalkacak. Kaçak elektrik kullanımı şikayete bağlı suç olarak düzenlendi. Elektrik borcu ödenince dava düşecek. Mevcut uygulamada, elektrik borcu ödense bile 2-5 yılla açılan dava devam ediyordu. Böyle olunca TEDAŞ borç tahsilatı da yapamıyordu.
Borçlarından dolayı icra takibine uğrayan vatandaşların ev eşyalarına el konulamayacak
Başta KOBİ’ler olmak üzere işletmelerin üretim araçlarına el konulmayacak. Bir işletmenin üretimini sürdürebilmesi için zorunlu olan araçlara icra yoluyla haciz getirilemeyecek. Bu davalardan kaynaklı iş yükü de azalacak.
Muş`un Sesi Gazetesi


