Özgür Kadın Kongresi üyeleri, Vartoda öldürülerek cesedine işkence yapıldığı iddia edilen Kevser Eltürk için Belediye meydanında bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. HDP Batman Eski Milletvekili Ayla Akat Atanın da katıldığı basın açıklamasına kongre üyelerinin yanı sıra HDP, DBP ve BDP yöneticileri ve partililer destek verdi.
Vartoda çıkan çatışmada öldürülen PKKlı Kevser Eltürkün annesi Delal Eltürkün elini tutarak grup adına konuşan, HDP Batman Eski Milletvekili Ayla Akat Ata, Eltürkün cesedine işkence edildiğini ve bunun insanlık dışı bir olay olduğunu söyledi.
Konuşmasında çözüm sürecine de değinen Ata, Avrupa Birliğine giden yol, Diyarbakırdan geçer diyen oldu. Özerkliği tartışabiliriz diyenler oldu ve en son AKP iktidarında Kürt sorunu benim sorunumdur diyen ve tavrını net bir şekilde koyan, yöneten akıl oldu. Bu gerçekle yüzleşebilmek tabi ki bulunduğunuz ve baktığınız yerden değerlendirmelerle oldu. Şimdi biz Muştayız, Vartoya gideceğiz. Kevser Eltürkün annesinin eli şuan benim elimin içinde o da bir Kürt kadını, Kevseri doğurdu. Bu ülkede hak aramayı, hak arama yöntemini silahla tercih eden kadınlardan birinin annesi. Kevser Eltürk, 8 yıl önce evden çıktığında annesi, ya bir gün cenazesinin geleceğine ya da tutuklanıp cezaevinde onu ziyaret edeceğini düşünüyordu. Biliyordu o evden çıktığı gün Kevser Eltürkün evine ateş düşmüştü dedi.
AK Parti hükümetini eleştiren Ata, Bu ülkede kadınlar, erkekler, gençler neden hak aramalarını silahlı yöntemiyle tercih etti? Neden yıllardır eşitlik, özgürlük isteyenler silahı bir yöntem olarak kabul etti? Bu soruları sorup silahı bir yöntemden çıkarmak yerine bugün AKP iktidarı hakikati konuşmamız gereken bugünlerde bir kez daha savaş kararı verdi. Ülkenin her tarafına asker, polis, gerilla cenazeleri gidiyor. Bu kararı verenler, AKP hükümeti, dün bir tabutun başında durup aileye ne mutlu size bir şehit ailesisiniz deyip kendi oğlunu yargılanmak üzere mahkemeye göndermeyenler, mutlular mı acaba? Biz bir hayal görmedik, bir hayal yaşamadık. İmralı cezaevinde 3 Ocakta başlayan sürecin içindeydik, tanığıyız. Neler yaşandığını biliyoruz, çözümün mümkün olduğunu biliyoruz. Çözümün hukukunun yaratılabileceğini biliyoruz. O hukukun bir eşitlik ve özgürlük hukuku olduğunu yine biliyoruz. Bir arada eşit, özgür, gönüllü birlikteliğin yolunun bunun hukukunun yaratılmasından geçtiğini biliyoruz. Anayasal anlamda bir halkın kimliğinin tanınması gerektiğini, anadilde yaşam hakkının olduğunu, bu coğrafyada bir statüsü olması gerektiğini bizler biliyoruz ve o yüzden mücadele ediyoruz. Bir hayal görmedik çözüme yakındık diye konuştu.
Ata konuşmasını şu şekilde sürdürdü: Dolmabahçeyi hep beraber izledik, Tek başına iktidar hesabına sarayın geleceği uğruna o mutabakatın nasıl elinin tersiyle çevrildiğine bizler tanıklık ettik. Ama bugün 15 Ağustos 2015te Kürt halkına mesaj olsun diye içine girilen gafleti teşhir etmek için buradayız. Hangi hukukta cenazeye zulmün yazdığını görülmüştür. Bu ülkede yasalar ve hukukun üstünlüğü varsa, cenazeye yapılan zulmün hesabının verilmesi gerekir. Bu ülkede hak, hukuk mücadelesi verenler bir araya gelirse biz inanıyoruz ki bunun hesabını sorabiliriz. Çıplak kadın bedenlerinden nasıl intikam alındığını biliyoruz ama bugün buna izin vermeyeceğiz.
Herkes aşkla özgürlük talep ediyor. Bunu siyasetle, diyalogla, müzakereyle, bunu bir tek gencin bedeni toprağa düşmeden yapabileceğimiz günleri geride bıraktık. Bugün Muşta cenazemize yapılan zulüm üzerine konuşuyoruz. Biz kadınlar yıllardır yaşanan savaşın en büyük mağdurları olarak yanı başımızda en büyük acılara tanıklık ederek ve yaşayarak çok şey öğrendik. Bugün Kevser Eltürkün annesiyle birlikte Vartoya gideceğiz. Olayın olduğu yerde suç duyurusunda bulunacağız. Devletin ilgili merciine bu ahlaksızlığı, bu vicdansızlığı, bu hukuksuzluğu gider diyeceğiz.
Yapılan konuşmanın ardından 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi. Daha sonra grup olaysız bir şekilde dağıldı.
Muş Manşet Gazetesi


