Umut ve Gönül Elçileri Derneği, sokak çocukları konusunda yetkililerin duyarlı olmadığını vurguladı. Yazılı basın açıklamasında bulunan, Umut ve Gönül Elçileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nimet Ataş: “Soğuk havaların gelmesiyle beraber akla gelen ya da biz çocuk hakları aktivitsitleri’nin aklına gelen sokakta çalışan yaşayan madde bağımlısı kardeşlerimiz onlara bakınca vicdanımız üşüyor bedenemiz değil.
Havaların soğumasıyla beraber madde bağımlısı kardeşlerimizin sosyal ihtiyaclarının karşılanmaması bizleri yeniden acaba verilen vaadler havada mı kalıyor sorusuna yöneltiyor. Bakıldığı zaman ülkemizde ve başta ilimiz Muş’ta sokakta çalışan çocukların soğuk kış ellerinde mendil bulundurup satmaları o minik elllerinin donmaları bir utanç nedenidir? Çünkü sokakta ölecek olan ya da bir saniye olsun üşüyen kardeşlerimiz ülkemizin alnında kara bir leke olarak duracaktır. İlimizin milletvekili, kurum müdürlerini eleştirip duruyor siyasi partilerimiz Ankara’da tutturuyorlar Kürt sorunu Alevi sorunu ve benzeri sorunları. Umut ve Gönül Elçileri Derneği olarak bugüne kadar sustuk ama şu gerçeği herkesin bilmesi lazım.
Ülkemizin sorunu kimlik, kültür, inanç sorunu değil, ülkemizin sorunu vicdan sorunu, insanlık sorunu bu ülkede bir konu tartışılacaksa o insanlık sorunu olmalıdır. Ben bir Kürt genci olarak söylüyorum, bu ülkede sokakta çocuklar öldükçe benim mücadelem Kürtlük mücadelesi olmaz olamaz. Muş ili 82 bin merkez nufusu olan bir ildir. Azıcık vidanı olan kurumlara sesleniyorum. O gözlüklerinizi kırın atın bir kez olsun sokakta çocuk arayın. Bu sorun Basın Müdürü Bülent Solmaz’ın tek başına mücadele ederek çözeceği bir sorun değil.
Bizler basına demeç verdikçe sizler proje yazıyorsunuz proje yazan elleriniz kaç tane kimsesiz çocuğun başını okşadı ya da kaç tane kapıyı çaldınız. Orası meçhuldur bu saydığım konuların tartışması olamaz. Gazete demeçlerinde siyaset yapmayı bırakmadığınız sürece çocuklarla ilgili çalışma yürütmediğiniz sürece sizlerin ünvanınız profesor doktor değil basit bir eğitimci kimliğimden ibaret olamaz. Sizlere açıkça sesleniyorum muş ilindeki vatandaşını sadece reklamla kandıran politakacıları sizler o imkanları kullanırken Allah gökten yağdırmadı sizlere bu imkanlar yoksullukta son sıra ilimizin gariban insanlarının oyları tarafından sizlere sunuldu. Muş yoksullukta son sırada olacak, Muş’un milletvekilleri yiyip içip israf edecek zevki sefa sürecek bu ne vicdanen ne de mantıken doğru değildir. Muş’ta gazeteci akşama kadar kamera ile koşturacak askeri ücret alacak senin telefondaki saygınlığını artırmak için tuttuğun danışmanın 4-5 milyar maaş alacak. Bunların hepsinin yaşandığı bir ülke de çocuklarınız da madde de kullanır dağa da çıkar sizleri de yakar önlem almadığınız zaman demokrasiden bahsedilmez edilemez.
Açık ve net bir şelikde bu memleketin çocukları olarak sesleniyoruz. Sizler sokaklarda çocuklar oldukça bali esrar tiner son bulmadıkça lüks toplantılarınıza vakit ayırmaktan oy toplamaktan vaz geçmediğiniz sürece benim insanımın size hakkı haramdır. İstediğiniz kadar inandığınız hacı hocalar çıkarları için sizlerin işinin helal olduğunu savunsa da hepsine söyleceğim ve hatırlatacağım tek laf bir hadistir ‘’kendisi tokken komşusu aç yatan bizden değildir‘’ Azıcık inanç ve vicdan sahibi iseniz bu hadisi düşünmenizi rica ediyoruz. Türkiye’de hayla sokakta yaşamak zorunda olan madde kullanan çocuklar sorunu çözülememiştir. Bununla beraber yerel seçimler öncesi siz siyasi partilerin hangi yüzle kapımıza geleceği açık ve alenen bizleri düşündürmektedir. Muş ilinde madde bağımlılığının ne derece arttığı hakkında konuşmamıza gerek dahi yoktur. Her köşe başında madde bağımlısı kardeşlerimizle karşılaşmak mümkündür. Eğer vatanı milleti düşünmek bu ülkeye demokrasiyi getirmek istiyorsanız bununda yolu sokaklardan geçer. Sokakta çalışan çocuklarla ilgili samimi çalışmalar başlatılmadıkça bu ülkede demokrasiden bahsetmek mümkün değildir. Bizler Yunus Emrelerin, Aşık Veysellerin, Mehmet Akif Ersoyların, Beddu Zamanların, Pir Sultan Abdalların , Fagiyi Teyranın Ahmedi Xani Nin torunları değilmiyiz? Bunları hangi ara unuttunuz? Devir siyasi kimliklerin çıkarları peşinde koşturmak değil, devir insanlığın ve kardeşliğin peşinde koşturmak devridir. Dağlarda ölen çocuklar nereden nasıl gittiler dağlara askerdeki çocuklar nasıl gittiler” dedi.
Muş Ovası Gazetesi


