Ekonomide sıkıntı yaşayan bu bölgenin cazip hale gelmesi için esnek davranılmalıdır. Kademeli vergi sistemi uygulanmalıdır.”dedi.
2011 yılı kurumlar vergisi ve gelir vergisi ödemelerinde ilk 5’e giren mükelleflere ödülleri verildi. Önceki akşam Muş Polisevinde düzenlenen yemekli törende konuşan Muş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şihmus Sinecem, vergiler sayesinde sağlık ve eğitim gibi önemli hizmetlerin verildiğine dikkat çekti.
Verginin devletin en önemli gelir kaynağı olduğunu hatırlatan Sinecem, “Vergiler sayesinde sağlık, eğitim gibi önemli hizmetler sunulmaktadır. Kısaca kamu hizmetlerinin karşılanması için alınan vergileri herkes gücüne göre vermek zorundadır.”dedi.
Sinecem konuşmasını şöyle sürdürdü: “Verginin, Anayasanın 73. maddesindeki “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür ” hükmüne uygun olarak alınması sağlanmalıdır. Bunun için vergi yükü muhtelif gelir grupları arasında adil olarak dağıtılmalıdır.
Vergi gelirlerini arttırmak için yeni yatırım alanları, üretim alanları, istihdam alanları da oluşturmak gerekir. Nasıl ki, devletin bazı kurumları mükelleflerden vergi almak için sıkı bir denetim içerisine giriyorsa yine devletin bazı kademeleri de yatırım alanlarında faaliyet göstermelidirler. İşadamlarına gerekli kolaylığı sağlamalı ve yatırımcının önünü açacak uygulamalar ile iş adamlarına öncülük edilmelidir. Üretimin, tüketimin olmadı bir toplumda vergiden söz etmek gerçekçi değildir.
Bir birine bağlantı olan bu mekanizmaların tetiklenerek hayata geçirilmesi gerekir. Bir yandan kayıt dışı ekonomiyle mücadele edilmeli, bir yandan vergilerin ödenmesi takip edilmeli, kayıt dışılığın gerçek sebepleri araştırılmalı ve buna göre politikalar oluşturulmalıdır.
Devlet sadece vergi tahsilâtında yoğunlaşırsa mükellefler de sıkıntıdan kurtulamaz. Borçlarını ödeyemeyen mükellefler faizlerle daha çok bataklığa sürükleniyorlar. Özellikle Muş gibi vilayetlerde vergi uygulaması daha farklı olmalıdır. Mahrumiyet bölgesi diye hiçbir yatırımcının gelmediği buralarda vergi oranları düşürülmelidir. Hatta ilgili kamu yöneticilerinin bu durumu rapor haline getirerek bağlı oldukları bakanlıklara bildirmelidirler.
Muş’taki mükellef ile İstanbul’daki, Bursa’daki, Kocaeli’ndeki mükellefin ödediği vergi oranı eşit olmamalıdır. Ekonomide sıkıntı yaşayan bu bölgenin cazip hale gelmesi için esnek davranılmalıdır. Kademeli vergi sistemi uygulanmalıdır. Kademeli vergi sistemi ile yatırımcı için önemli bir risk olan yatırımın ilk beş yılında vergi oranları sembolik bir rakam olmalı, daha sonraki yıllarda bu oranlar iş yapma kapasitelerine göre arttırılmalıdır.
Alternatif uygulamaların sunulması halinde işadamlarının da bölgeye bakışı değişir. Vergideki bu düzenlemeler bölgemizi cazip hale getirecektir. Sürekli aynı kişilerden vergi alarak, her yıl zam yaparak, vergi oranını arttırma çabası içerisinde girmek vergi gelirlerinde suni bir artış sağlasa da iş yapma kapasitesinin gerilemesine sebep olacaktır.
Hükümet böyle bir uygulamayı hayata geçirirse, göç önlenir, yatırım ve istihdam alanları artar ve huzur – barış ortamı da sağlanmış olur. Çünkü biz yaşanan tüm bu sorunların bölgeler arası gelişmişlik farkından yani ekonomik nedenlerden yaşandığına inanıyoruz.”
Muş`un Sesi Gazetesi


