Türk Sağlık Sen tarafından kurulan Kadın Kolları temsilciliğine seçilen Merve Dinçer gazetecilerle bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.
Kamu Sene bağlı Türk Sağlık Sen Muş İl Temsilciliği kadın kolları temsilciliğini kurdu. Kadın Kolları Temsilcisi olarak seçilen Merve Dinçer yapacakları çalışmalarla ilgili basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Bizim kültürümüzde efsane kadınlar çıkar diyen Dinçer, Orhun kitabelerinde kadınların önemi tarihe yazılır. Kınalı hasanın anasının cephedeki oğluna yazdığı mektup, herkesi ağlatır. Nene Hatunun, Kara Fatmanın ve Şerife bacının gösterdiği mücadele dillerde dolaşır. Kadınların seçme ve seçilme hakkına herkesten önce Türkiyede kavuşması bizi gururlandırır. Türk Sağlık Senin %52 sini kadınların oluşturması da bizim için övünç kaynağıdır. Peygamber Efendimizin hadislerinde belirttiği gibi anne olarak kavuştukları kutsallıkla, Cennetin ayaklarının altına serildiği, of bile demenin günah kabul edildiği kadınlarımız her zaman baş tacıdır dedi.
Sevgide, saygıda, duygusallıkta ve duyarlılıkta kadınların olduğunu söyleyen Dinçer, Mücadele de kadınlar var. Âşık Veyselin dediği gibi her ağayı, beyi doğuran bir ana var. Varlıkları ile tüm dünyamızı saran kadınlarımız milletleri için gösterdikleri eşsiz mücadelenin yanında kadınlar çalışma hayatında yer edinebilmek içinde emsalsiz bir mücadele göstermişlerdir. İlk kadın memurumuz olan Bedra Osman Hanım Efendi bu mücadeleyi başlayan isim olmuştur. Bedra Osman Hanım Efendi İstanbul telefon şirketine çalışmak için başvurusunu yaptığında onu işe almamak için Fransızca ve ya Rumca konuşma şartı öne sürülmüştür. Hizmet kolumuzda görev yapan ve Türk Kadınını zor şartlarda ülkesine ve milletine hizmetinin timsalleri olan çalışma arkadaşlarımızın sorunları sürekli artmaktadır. Hizmet kolumuzda kadın kamu görevlilerimiz her gün sözlü veya fiziksel şiddetin yaşandığı Sağlık Kurumlarında zor durumlarda hizmet etmektedir ifadelerini kullandı.
Sivil toplumda görev alan kadınların Türk Kadınının temsilcisi ve ümidi olduğunu kaydeden Dinçer açıklamasında şu ifadelere yer verdi: Kamuda çalışan bayanların seslerini güçlü olarak duyurabilecekleri örgütler ve hiç şüphesiz ki sendikalardır. Bu nedenle Türk Sağlık Sen olarak kadınlarımızı sendikal mücadelemize ortak olmaya çağırıyor ve güçlü ailemizden sorunlarını çözmek için bir arada bulunmalarını istiyoruz. Çünkü sorunları ancak siz dile getirebilirsiniz, doğru anlaşılmış olursunuz.
Türkiyede kadınların yaşadığı mağduriyetler hayatın her alanında kendini gösteriyor. Medyada sıklıkla kadın cinayeti ve kadına şiddet haberlerini duyuyoruz. Aile yaşamında güçlüklerle karşılaşıyor, sosyal hayatta sorunlar yaşıyorlar.
Kamuda görev yapan kadın çalışanlarımızı da ne yazık ki bu sorunlar çepeçevre kuşatmıştır. Kadın çalışanların en önemli sorunlarından ikisi mobbing ve şiddettir. Özellikle amirlerin davranışları, aşırı nöbetler, olumsuz çalışma koşulları, yoğun iş yükü işyerlerinde mobbingin nedenleridir. Şiddete özellikle kamu hastanelerinde ve acil servislerde yoğun biçimde maruz kaldığı belirlenmiştir.
Söz konusu bu durumlar nedeniyle kadın çalışanlarımız tükenmişlik sendromu, yoğun stres, özel ve sosyal hayatın kısıtlanması, ailelerine karşı sorumluluklarını yerine getirmede sorunlar çıkması, depresyon ve uykusuzluk gibi problemlere maruz kaldıkları tespit edilmiştir.
Bu sorunların çözümü için kadın çalışanlar işyerlerinde kreş sayılarının artırılmasını, nöbet ve iş yükünün hafifletilmesini, aile hayatının korunması, çalışma saatlerinin düzenlenmesini istemektedirler. Süt ve doğum izinlerinin arttırılması beklenmektedir.
Hükümet sürekli çocuk sayısı ve aile büyüklüğüne vurgu yapmakta ve bunu sözle teşvik gibi bir uygulama içine girmektedir. Fakat bu teşvikler sözle değil de icraatlarla yapılırsa bir karşılık bulacaktır. Bunun için süt ve doğum izinlerini artıracağız söylemleri yeteri kadar dinlenmiştir. Artık bir an önce gerekli düzenleme yapılmalıdır. Ayrıca annelerin erken emekli olabilmesi ile ilgili düzenlemede yeniden yapılandırılmalıdır. Mevcut uygulamada çocuk sayısı kaç olursa olsun en fazla 2 çocuk için doğum borçlanması imkanı vardır, borçlanılan süre 4 yılı geçmemektedir. Bu imkançocuk sayısına bakılmadan arttırılmalı ve annelere en az 10 yıl erken emeklilik hakkı tanınmalıdır.
Ayrıca sağlık alanında hizmet veren kadın sayısının fazla olmasına rağmen karar alma mekanizmasında kadınların oranının çok düşük kalması çözülmesi gereken bir diğer sorundur.
Yukarıda bahsettiğimiz sorunlar ve çözüm önerileri Türk Sağlık-Sen olarak bu ay içerisinde ülke genelinden kadın katılımcılarımızla gerçekleştirdiğimiz kadın çalıştayımız da bizzat kadın çalışanlar tarafından ortaya konulmuştur.
Oldukça verimli geçen çalıştayımız da kadınların her türlü haklarının korunarak, geliştirilmesi ve sağlıkta kadın gücünün pekiştirilmesine önemli bir katkı sağlayacağı şüphesizdir.
Çalıştayımızdan çıkan bir başka önemli sonuçta sorunların çözümü için kadınlarımızın mücadele sürecinde daha aktif olarak yer almaları ve sendikal mücadelede ön safta olmaları gerekliliğidir.
Türk Sağlık-Sen olarak biz yürüttüğümüz ilkeli, kararlı ve cesur mücadelemizde tüm kadın çalışanlarımızın aktif olarak yer almaları için davet ediyoruz. Gelin sorunların çözümünün ilk adımını atın. Sesinizi güçlü bir şekilde kendi dilinizden duyurun, sendikamız daima sizlerin yanında olmuştur ve olmaya da devam edecektir.
Muş Manşet Gazetesi


