Alparslan Tarım İşletmesi’nde fare ile mücadele devam ediyor. Kurulan ekiple fare ile mücadele veren Kurum, farelerin kökünü kurutmakta iddialı. Yaklaşık 20 kişi, gün boyunca arazideki fare deliklerine fare zehiri bırakarak, farelerle mücadele ediyor. Alparslan Tarım İşletmesi dışında da, Muşlu çiftçiler fare ile mücadelelerine yoğun şekilde devam ediyorlar. Ekili arazileri istila eden fareler, adeta çiftçilerin korkulu rüyası haline geldiler. Farelerle mücadele başlatan çiftçiler, bu sefer de tilkilerin ölümüne neden oluyorlar. Tüm uyarılara rağmen anız yakılması, yılanların ölmesine neden oldu. Yılanların ölmesiyle de tarlalar farelere kaldı. Farelerin düşmanı olan yılanların azalmasıyla birlikte, fareler ekili alanları istila ederek, çiftçilere büyük zarar vermeye başladılar. Farelerle mücadeleye başlayan çiftçiler, tarlalara fare zehiri bırakmaya başladılar. Fare zehirinin ise, tilkilere zarar verdiği belirtilirken, çiftçilerin umudu farelerin düşmanı olan kargalar oldu. Arazilerinde farelerle mücadeleye başlayan Muş’un büyük çiftçilerinden Haluk Dizdaroğlu, anız yakan çiftçilere tepki gösterdi. Dizdaroğlu: “Bilinçsiz çiftçilerin anız yakmasıyla, doğanın dengesi bozuldu. Dengenin bozulmasıyla da en büyük zararı gören çiftçiler oldu. Yılan ve tilki popülâsyonunda azalma olunca bu defa fareler çoğaldı. Tarla fareleri toprakta galeriler oluşturarak, yerleştikleri tarlalarda ürünlere zarar veriyor. Yoğun olarak üreme yeteneğine sahip olduklarından, bir batında 20 nesil jenerasyon verebiliyorlar. Bu nedenle fareler üreticiler için ciddi sıkıntı” dedi.
“BİLGİ VE YARDIM ALIN”
Uzmanlar: “Tarla faresi adından da anlaşıldığı gibi tarlalarda yaşayan ve tarladaki ekinlerle beslenen bir fare türüdür. İnsanların besinlerine ortak olan bu fareler insanlar için çok zararlıdırlar. Tarla faresi ekinlerin köklerini ve hasatların birçok kısmını kemirerek yerler. Bu bakımdan hem hasattın verimini düşürürler hem de ekinlerin köklerini kemirdikleri için ekinlerin kurumasına neden olurlar. Tarla fareleri ekinlerin ekili olduğu alanlarda toprak altında tüneller açarak hareket ederler bu bakımda ekinlerin sulanması esnasında ekinlerin su alması engellenmiş olurlar ve bu nedenle de tarla faresi yüzünden ekinler kurur. Tarla faresi beslenmesine ve yaşam koşuluna bağlı olarak farklı boy ve yapılara sahiptir. Yılda 4 defa çoğalan tarla faresi her üremede 8 – 10 adet yavru bırakırlar. Kör fare denildiğinde aklımıza tarlalarda yaşayan ve ilk olarak baktığımızda vücudu üzerinde gözleri olmayan bir fare türüdür. Bu farelerde gözler deri altına çekilmiş durumda ve dış ortamla herhangi bir alakaları kalmamış durumdadır. Kör fareler ekinlerin ekili olduğu tarlalarda ve bağ ve bahçelerde insanlara birçok zararlar verirler. Tarla faresi sürekli toprak altında yaşadığı için derileri çok hassastır. Bu bakımdan bu fareler gündüzleri tarlalarda kazdıkları toprak altında dinlenirler ve beslenmesini geceleri yaparlar. Gündüz bu farelere çok nadir rastlanır geceleri ise çok aktiftirler. Kör farelere ev ortamında rastlamak mümkün değildir. Çünkü kör fareler ekinin bol bulunduğu yumuşak topraklarda ve sulu ortamlarda bulunurlar. Kör farelerin insanlara verdiği en büyük zarar tarladaki ekinleri meyvesinden yerler, ekinin kökünü kemirirler ve tarlaların dip kısmında delikler açarak tarlayı kullanılmaz hale getirirler. Bu bakımdan tarla fareleri ile mücadele çok önemlidir. Tarla faresi ile mücadelede mutlaka ilaçlama firmalarından bilgi ve yardım alın” dediler. C.Danış
TARIM’DAN FARE BİLGİLENDİRMESİ
İl Tarım Müdürlüğü Ziraat Mühendisi Mehmet Sönmez, tarla fareleri ile ilgili olarak yaptığı bilgilendirmede: “Değerli üreticiler, malumunuz olduğu üzere tarla faresinin son zamanlarda bölgemizdeki popülasyonu ve zararı hayli artmıştır. Biçerdöverin bazı yerlerde başaksız sapları biçmesi, tarlada başakların yer yer yığınak yapılması, pancarın, domatesin, kısaca her türlü meyve ve sebzenin fare saldırısına uğraması tehlikenin boyutlarını göstermektedir. Peki, ne oldu da fare bu kadar artarak ekonomik boyutlarda zarar vermeye başladı? Sorumlusu kim? Hangi yanlış uygulamanın sonucudur? Sorular çok fazla. Sorumlusu hepimiz. Ama anız yakanlar, gördüğü yılanı öldürmek üzerine farzmışçasına çaba sergileyenler, yerli-yersiz ilaç kullanarak yırtıcı kuşların ölümüne ciddi katkı sağlayanlar daha çok sorumludurlar. Bunun sonucunda çevremizde böyle bir manzarayla karşılaşılmaktadır. Doğal dengenin bozulması insanoğluna pahalıya mal olur. Çevre konularına duyarlılık her insanın görevidir. Bu iş, sadece çevrecilerin veya tarımcıların omzunda olmaz. Yakılan anızlardan arşa yükselen kaplumbağa, kirpi, yaralı serçenin ve sayısız böceğin feryad-u figanıyla vücut kokuları, yıllar sonra karşımıza çıkacak felaketlerin habercisidir. Çevre konuları, günü kurtarmanın ötesinde hesabı olmayanların anlayabilecekleri şeyler değil. Lafı uzatmadan, mücadele edilmediği takdirde önemli ölçüde ürün kaybına neden olabilen tarla faresine dönelim: Tarla fareleri toprak altında açmış oldukları galerilerde yaşar ve hızlı bir şekilde çoğalırlar. Ömürleri 3-4 yıldır. Yılda 4-6 doğum yaparlar ve doğan yavrular 15-20 gün sonra zarar yapmaya başlar. Bazı yıllarda yoğunluğa göre zarar derecesi % 100’ e ulaşabilir. Tarla faresinin doğal düşmanları olan tilki, yılan, kartal, şahin, gelincik, baykuş, leylek ve atmaca gibi hayvanların azalması nedeniyle tarla faresi hızla çoğalmaktadır. Tarla fareleri sıcak aylarda yeşil, serin aylarda kuru yemi fazla yerler. Gece gündüz faaldirler. Bilhassa sessizlikten dolayı, geceleri daha çok zarar yaparlar. Mücadele Ne Zaman ve Nasıl Yapılmalı: Tarla farelerine karşı; kıştan çıktıkları ve zayıf oldukları İlkbahar ile kışa girişte Sonbaharda 25 metrekarede 5 işlek delik varsa ilaçlama yapılmalıdır. İlaçlamadan önce tarla, bağ, bahçe ve fidanlıklardaki fare delikleri toprakla kapatılmalı, iki üç gün sonra yeniden açılmış olan işlek deliklere el değmeden 3-5 adet zehirli yem bırakılmalıdır. Zehirli yem konulan fare delikleri kapatılmaz. Müteakip günlerde ise mücadele yapılan saha dolaşılmalı ve açıkta ölen fareler toplanarak derin çukurlara gömülmelidir. Aksi halde ölmüş olan fareleri yiyen evcil veya yabani hayvanlar da ölebilir Çinko fosfürle hazırlanan bu yemi yiyen zararlının sinir sistemi felç olur. Ayrıca iç kanamaya neden olduğundan deliğin içinde ölür. % 2 lik Çinko fosfür içeren zehirli buğdayın dışında uygun olmayan ilaçlarla hazırlanan yemler; farenin dışarıda ölmesine sebep olduğundan bunu yiyen yaban hayvanlarının da ölümüne yol açmaktadır.
Tarlanın derin sürülmesi, temizlenmesi ve hasattan hemen sonra bol su altında tutulması ile de fareler imha edilebilir. Tarla faresi mücadelesinde toplu ve tarama mücadele esas olduğundan, zararlının bulunduğu alandaki bütün tarlalar ve kenarları ile çevredeki sulama kanallarında bulunan işlek delikler ilaçlanmalıdır. İlaçlamada eldiven giyilmelidir. İlaçlı yem insanlardan ve evcil hayvanlardan, gıdalardan ve sudan uzak tutulmalıdır. İlaçlamadan sonra varsa ilaç temas eden vücudun kısımları yıkanmalı, bulantı, karın ağrısı, göğüs sıkışması, halsizlik belirtileri görülürse hasta kusturulmalı ve en yakın sağlık kuruluşuna götürülmelidir” dedi. Muş Ovası Gazetesi
Muş yolcu otobüsü Lice’de devrildi: 1 ölü,…
Nisan 21, 2026 10:28 AM


