Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Muş İl Başkanı Sadullah Tetik, tarım ve hayvancılık ülkesi olunmasına rağmen, bu sektörlerde dışa bağımlı hale gelindiğini belirtti. Tetik, yaptığı yazılı basın açıklamasında: “Bir zamanlar tarım ve hayvancılık ülkesi olarak anılan ülkemizin geldiğimiz noktada insan beslenmesi açısından vazgeçilemez olan hayvansal proteinin en önemli kaynağında dışa bağımlı hale getirildiğini görmekteyiz. Kırmızı etin ülkemizde en önemli kaynağı olan besi sığırcılığı, özellikle 2007 yılında süt sektöründe yaşanan ve önlenmeyen, önlem alınmayan krizleri sonucunda bitme noktasına getirilmiştir. Ülkemiz hayvancılığına, son yıllarda şiddeti giderek artan bir darbe yapılmaktadır. Bunun sonucunda da nihayet 2010 yılında can çekişen hayvancılığımızın başı da kesilmiş oldu” dedi.
“BÜYÜKBAŞ HAYVAN SAYISI 25 MİLYONDAN, 10 MİLYONA DÜŞTÜ”
Tetik, artan nüfusa rağmen, hayvan sayısında her geçen yıl azalma olduğuna dikkat çekerek: “Artan ve daha da artması istenen ülke nüfusumuz geçtiğimiz 20 yıl içerisinde yaklaşık yüzde 30 artmasına rağmen aynı süre içerisinde büyükbaş hayvan varlığımız 25 milyondan 10 milyona, 45 milyon küçükbaş hayvan varlığı ise 20 milyona düşmüştür. İktidara gelen hükümetler gerekli tedbirleri almadı, uygulanan dışa bağımlı, öngörüsüz ve sandık hedefli politikalar sonucu geldiğimiz noktada kurbanlık hayvanları bile yurtdışından ithal eder hale gelmiş bulunuyoruz. Hayvancılığımız maalesef küresel politikalara alet edilmiştir. Bu siyasi oyunlardan birisi de 1984 yılında ülkemiz hayvancılığı için oldukça önemli olan resmi veteriner teşkilatın kapatılmasıdır. Bu olay hayvancılığımızın gerilemeye başlamasına miad olmuştur. Akılcı ve uzun vadeli bir hayvancılık politikası oluşturulmaması, meraların iskana açılması, üretici açısından oldukça önemli olan Yem Sanayi, Süt Endüstrisi Kurumu, Et Balık Kurumunun kapatılması, tekrar açıldıktan sonra gerçek görevini yapmaması ve bundan kaynaklanan sıkıntıların çözülmemesi, yem, mazot, şçilik gibi girdi maliyetlerinin yüksekliği ile üreticinin sanayi karşısında tek başına bırakılması, desteklemelerin geç ödenmesi,yapılan desteklerin gerçek çiftçilere gitmemesi ve ülke çıkarları değil uluslar arası kuruluşların talepleri doğrultusunda oluşturulmuş politikalar ülke hayvancılığımızı maalesef bugün donuk karkas ithalatına kadar getirmiştir. Bütün bunlara ek olarak ülkemiz hala ithal ve kaçak hayvanlardan bulaşan pek çok hastalıkla da mücadele etmeye çalışmaktadır. Donuk karkaslarla gelmesi olası hastalıklarla da ülkemizde gıda güvenliği daha riskli bir hal alabilecektir. Türkiye’nin yapması gereken şey ulusal anlamda bir hayvancılık politikası oluşturmak ve bunu kararlı bir şekilde sürdürmektir. Şimdiye kadar AKP en tepede bir politika oluşturmuş ve bunu tüm toplum kesimlerine benimsetmeye çalışmışlardır. Ancak bu politikalar hiçbir zaman tutmamıştır. Çünkü gerekli halk desteğinden yoksun her şey yıkılmaya mahkûmdur. Politikaların şekillenmesi çiftçi-üretici kooperatifleri, birlikleri, odalar ve tarım ve hayvancılıkla ilgili bütün demokratik kitle örgütlerinin katılımıyla yapılmalı ve uygulama tabana yayılmalıdır. Biz MHP olarak aynı zaman da tüm yetiştiricilerimizin yanında olmaya ve onlara haklı mücadelelerinde de destek olmaya devam edeceğiz. 1930’lu yıllarda ülkemizin geleceğini çizen yüce “Milli ekonomimizin temeli arımdır,hayvancılıktır” sözünü her daim hatırlatmaya da devam edeceğiz.Parti olarak tarım ve hayvancılık ile ilgili verilen besiciliğin gerçek çiftçi-üreticiye verilmesini ,çiftçiyi-üreticiye sıkıntı çıkarılmamasını umut ediyorum” dedi. Muş Ovası Gazetesi
Muş’ta Meyve Ağaçlarında Aşılama Dönemi Başladı
Nisan 19, 2026 6:41 PM


