İstanbul’da yaşanan sel felaketine yönelik değerlendirmelerde bulunan Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) Muş İl Temsilciliği sel ve doğa afetlerin öz temel unsurunun insan olduğunu belirtti. Türkiye’nin birçok iliyle birlikte Muş’un da çoraklaşmaya doğru yol aldığını belirten TEMA Muş İl Temsilcisi İhsan Aytemiş, en büyük bilinçsizliğin ormanların yok edilmesi ve tarımsal alanların yapılaşmaya dönüştürülmesinden kaynaklandığını söyledi. Aytemiş, yaptığı değerlendirmesinde “İstanbul’da yaşanan sel felaketi sonucu oldukça tahribatlar, maddi hasarlar ve hatta can kaybının yaşanmasına neden olmuştur. Doğa afetlerinin önlenmesi ve doğal afetlere yönelik tedbirlerin alınması oldukça güçtür. Ancak mevcut olan doğayı koruma ve doğaya verilen tahribatların azaltılmasıyla afetlere karşı koyulabilir. Felaketlerin asıl edeni ormanların yok edilmesi ve tarımsal arazilerin doğal yeşil örtüsünü yok etmekten kaynaklanır. Doğanın tahrip edilmesiyle birlikte gök yüzünden düşen en ufak bir yağmur dahi sele dönüşerek felaketlere neden oluyor. Vakfımız ve vakfımızın gönüllüleri her zaman her yerde doğanın bozulmaması için, bu felaketlerin yaşanmaması doğrultusunda çalışmalar sergilemiştir.
Selin ve felaketin bastığı yerlerin asıl sorumlusu insanlardır. Çünkü orada bulunan doğa tahrip edilmiş ve tarımsal arazilerin yapıya dönüştürülmesinden kaynaklanıyor. Muş’umun orman köyleri dahil şunda devam eden tahribat tam anlamıyla gerçekleşirse İstanbul’da olan felaketin daha fazlası Muş ovasında da yaşanır. Muş Ovasında ciddi bir betonlaşma var. Tarım arazileri yapılaşmada kullanılıyor. 5403 Sayılı Toprak Koruma ve arazi kullanım kanunu edildiği halde yetkililer ses çıkarmamaktadır” dedi.
ORMAN KÖYLERİNDE KAÇAK KESİMLER KONTROL EDİLİYORMU?
Yaşanan sel felaketlerine yönelik açıklamalarda bulunan TEMA Vakfı Muş İl Temsilcisi İhsan Aytemiş, şehir merkezinde at araçlarının üzerinde ormandan kesilen meşe ağaçlarının satıldığını ve orman köylerinde yapılan kesimlerin kontrol edilmediğini belirtti. Ayetmiş, yaptığı konuşmasında “Muş şehir merkezi sokak aralarında çok sayıda rastladığımız at arabaları üzerinde kesilip satılan meşe ağaçları dolaştırılıyor. Bu meşe ağaçlarının ormandan kesildiği bilindiği halde halkın sesiz kaldığı gibi yetkililerde sesiz kalıyor. Orman köylerinde kaçak kesimler var.
Şehir merkezinde çalışan fırınların yüzde 60’ı odun yakarak ekmek pişirmektedir. Buda ormanın, ağacın ve doğanın ne kadar tahrip edildiğinin en büyük göstergelerinden biridir. Orman köylerinde kesilen ağaçlar vadilerde ve evlerde saklanarak belli bir süre sonra satılmaya çıkarılıyor. Yetkili kurum ve kuruluşların böyle meydana gelen tahribatlara sesi kalması bizleri üzüyor. Doğal afetlerin yaşanmaması için doğaya sahip çıkmamı gerekiyor. Herkes kendi bölgesinde duyarlı olmalı. Biz herkesi doğayı korumaya davet ediyoruz” dedi. Günaydın Muş Gazetesi


