Skip to main content

Tema çevre kirliliğini önlemede kararlı

Muş Haber Fotoğrafı

Muş Tema Vakfı tarafından çevresel sorunlar, tarım alanlarının doğru kullanılması, bereketli toprakların veriminde artış kaydedilmesi ve toprak ile su gibi hayatımızda önemlilik arz eden konular ele alınmaya ve konuya ilişkin dikkat çekilmeye devam ediliyor.

Muş Tema Vakfı tarafından ilimizi yakından ilgilendiren, çevresel sorunlar, tarım alanlarının doğru kullanılması, bereketli toprakların veriminde artış kaydedilmesi ve toprak ile su gibi hayatımızda önemlilik arz eden konular ele alınarak, Muş Tema Vakfı tarafından ilimizi yakından ilgilendiren, çevresel sorunlar, tarım alanlarının doğru kullanılması, bereketli toprakların veriminde artış kaydedilmesi ve toprak ile su gibi hayatımızda önemlilik arz eden konular ele alınarak, ilimizde bulunan ve bahsedilen konular ile alakası olan herkesin üzerine düşün görevi yerine getirilmesi istendi.

ÇEVRE KİRLİLİĞİNİ ÖNLEME PROJELERİ

Katı atıkların kontrolsüzce çöplere veya etrafa atılmasının insan sağlığını büyük oranda tehdit ettiğini belirten Aytemiş, “Bilindiği üzere birçok katı atık doğayı kirletmekte, binlerce yıl sonra doğadan yok olamamaktadır.  İnsan sağlığını tehdit eden bazı atıkların geri dönüşümü ve tekrar değerlendirilmesi gerekir.  Bunun için toplama merkezleri ve katı atık tesisleri kurma projeleri ivedilikle uygulamaya koyulmalıdır. Tüm kamu kurum ve kuruluşlarında atık kâğıtları enerji kaynağımız olan binlerce ağacı kurtarma adına geri dönüşümü için toplanması sağlanmalı ve bu konuda projeler geliştirilmelidir. Diğer taraftan Köylerimiz hızla şebekeli içme suyu tesisine kavuştuğundan dolayı kanalizasyon sorunu doğmuştur. Tesis edilmesi gereken kanalizasyonlara ek olarak fosseptik çukurları ile doğal veya suni arıtma tesisleri kurulmalıdır. Aksi takdirde tarım arazileri ile akarsularımız kirlenerek çevresel ve sağlık sorunları meydana gelmesine neden olacaktır.     Geleceğimize TEMA Vakfı’nın önerilerini hesaba katarak el koyun. Toprak, su, enerji, tarım ve arazi planlamasına dair önerilerimizin gerçekleşmesini önemle istiyoruz. Bu topraklarda çocuklarımıza ve torunlarımıza yaşanır bir çevre bırakmak için duyarlı olduğunuza inanıyoruz dedi.

MERA ALANLARININ AMACINA UYGUN KULLANILMASI!

Meraların doğru ve verimli olarak kullanılması için bu konuda köylüye ve çiftçiye eğitim verilmesi gerektiğini hatırlatan İhsan Aytemiş,  mera ıslah projeleri hızla gerçekleştirilerek yem bitkileri gibi toprağı koruma özelliği olan bitkilerin yaygınlaştırılması desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Aytemiş, “  Erozyonu önleme ve tarımsal üretimde verimi artırma adına çalışma programları yapılmalıdır. Bitki filoriyasının tespiti için çalışmalar yapılmalıdır. Özellikle Muş’un yüksek kesimlerinde yer alan ve erozyonu önlemede etkin olan otsu ve odunsu bitkileri koruma altına alınarak bu yerlerdeki köylülere modern arıcılığı, başta süt sığırı olmak üzere modern büyük baş hayvancılığının yaygınlaştırılması gerekir. Ayrıca büyük önem arz eden Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu çerçevesinde bütün Türkiye’nin arazi kullanım planlaması yapılmalı ve bütün üst planlar arazi kullanım planlaması üzerine inşa edilmelidir” diye konuştu.

DORU YERDE DOĞRU İŞ

Toprak varlığımızın erozyona uğraması ve su kaynaklarımızın azalması ile birlikte gıda güvenliğimizin tehlike altında olduğunu hatırlatan Tema Vakfı Muş Şube Başkanı Aytemiş, “Gıda güvenliğimizin sağlanması için toprak ve su koruma yöntemlerine ek olarak Tohumculuk Kanunu’nda çiftçimizin aleyhine olan hükümler düzeltilmeli, Biyogüvenlik Yasası çıkarılmalıdır. Birçok konuda bilgiden yoksun olan çiftçilerimiz, özellikle uygulamalı eğitim faaliyetlerine tabi tutularak eğitilmelidir. Türkiye’nin 3. Büyük ovası olan Muş Ovasında geçen Murat ve Karasu nehri doğru değerlendirerek, Alparslan I ve Alparslan II Barajlarının havzaları ağaçlandırmalı, ovanın içine doğru akan dere ve akarsuların üzerinde koruma bentlerinin yapılması ile havzalarının ağaçlandırma çalışmaları yapılarak korunma altına alınmalıdır. Hayata geçirilmesi ve diğer onlarca akarsuların üzerinde göletler yapılması, taban su seviyesi düşürmek için drenaj çalışmaları gerçekleştirilmesi ile Muş Ovası tamamen sulanabilir tarımsal arazi olur. Bu durumda Muş’ta sadece tarımsal işlemlerde ve hizmetlerinde binlerce kişinin istihdamı gerçekleşir. Belki bölgenin hatta Türkiye’nin tahıl deposu olur. Ülkemizin birçok yerinde olduğu gibi Muş’ta da ormanlarımız her gün fütursuzca kesilmekte gerek kışın sobalarda ve gerekse taş fırın ekmek fabrikalarında tonlarca odun olarak yakılmaktadır. Orman işletme ile Çevre ve Orman Müdürlüklerin bu konudaki çalışmaları yeterli değildir. Doğal varlıklarımız ve ormanlarımız korunmalı, başta Orman Köylerine yönelik Kırsal Kalkınma Programı kapsamında bölgemizde yaygın keçi ırkları yerine orman dostu keçi ırkları veya koyun edindirme, süt sığırı, arıcılık, bitkisel yemler, kömür desteği ve istihdam gibi projeler gerçekleştirilmeli ve kontrol mekanizması oluşturulmalıdır. Orman, Maden ile Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunları’na dayanılarak yasal kılıflar altında tahribat yapılmasına göz yumulmamalıdır” şeklinde konuştu.

“TOPRAKLARIMIZI ÇÖLLEŞTİRMEYELİM”

Ülkemizde olduğu gibi ilimizde de tahrip olan ve gittikçe azalan bitki örtüsünden dolayı toprak erozyonu devam etmekte ve aynı hızla çölleşmekte olduğunu hatırlatan İhsan Aytemiş,  Verimli topraklarımızın, tarım arazilerinin, meralarımızın amaç dışı kullanımının engellenmesi ve korunması için her türlü tedbirin alınması ve bu alanda projelerin geliştirilmesi şart olduğunu sözlerine ekledi. Aytemiş açıklamasına şöyle devam etti; “Muş ovasında tarımsal amaçlı ve yararlı topraklarda betonlaşmaya, çölleşmeye ve çoraklaşmaya doğru gidilmektedir. Geleceğimizi tehdit eden bu felaketi acilen durdurulmalıdır.5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu, tarım maçlı arazileri kesinlikle tarım amacı dışında kullanılmayacağı hükmüne yer verildiği halde Türkiye’nin 3. Büyük ovası olan Muş Ovasının tarım arazileri üzerinde yapılaşma ve betonlaşma hızla artmaktadır. Yetkililerin tehlikeli ve yanlış olan bu girişimleri acilen durdurulmalı ve bir çözüm getirilmelidir. Hemen hemen tüm köylerde yerleşim planı yoktur. Yerleşim planı uygulamasına gidilmelidir. 3.7.2005 yılında çıkan 5403 sayılı kanundan vatandaş habersiz olup, il, ilçe ve belde belediye başkanları ile muhtarlara tebliğ edilmelidir. Söz konusu bu yasa tüm ilgililere tebliğ edilmeli ve gereğinin yerine getirilmediği taktirde yasal işlem yapılmalıdır. Türkiye su fakiridir. Ancak ilimizde su kaynakları olduğu halde su varlığımız giderek azalmakta ve kirlenmektedir. Türkiye’nin acilen “Su Çerçeve Yasası” çıkartılmalıdır. Su havzalarımızın planlaması yapılmalı, köyde ve kentte su tasarruflu kullanılmalı ve kullanılan sular arıtımla geri kazanılmalıdır. Özellikle Muş İl Özel İdaresi ve Köye Hizmet Götürme Birliği tarafından köylere içme ve sulama amaçlı su kaynakları getirirken, kaynağından kurutarak getirmemelidir. Suyun kaynaklarının çevresini olduğu gibi ağaçlandırılmalı ve çevresindeki mevcut ağaç veya orman varlığının ivedilikle korunma altına alınmalıdır. Pansuman tipi tedavi şekilleri kesinlikle çözüm değildir. Su kaynakları, toprağı ve diğer doğal varlıkları korumak için projeleri gerçekleştirmeden suyun getirildiği kaynaklar da birer birer kurumaya yüz tutacaktır. Nitekim şu anda Muş ve ilçelerinde birçok köyün su kaynakları kurumuştur. Yetkililer bu felaketi acilen önlemelidirler.  Topraklarımızın yönetimini sağlayan Toprak-Su Genel Müdürlüğü yeniden teşkil edilmelidir. Muş ovasında tarımsal alanların sulanmasını sağlayan Özel idare, Mülga Köy Hizmetleri, küçük-su tesisleri ve DSİ tarafından yapıldıktan yıllar sonra Sulama Birliklerine devredilen diğer sulama tesisleri işlevini yitirmiş durumdadır. Mevcut sulama tesislerinin onarılması ve havza ıslahını sağlayan çeşitli sulama göletlerinin tesis edilerek sulama alanlarının ilimiz tarımsal üretimine kazandırılması gerekmektedir. Ayrıca uzmanlar tarafından vahşi sulama tekniklerinden biri olarak kabul edilen salma sulama yerine toprağın daha iyi korunmasını sağlayan yağmurlama ve damlama sulama teknikleri yaygınlaştırılarak hatalı sulama önlenmelidir”. Günaydın Muş Gazetesi

Bir Cevap Yaz

blank

Ekonomi Haberleri

Muş’ta Meyve Ağaçlarında Aşılama Dönemi Başladı

Muş’ta baharın gelmesiyle birlikte bağ ve bahçelerde aşılama çalışmaları hız kazandı. Kentte kendi…

Muş’ta Dere Islah Seferberliği: 4 Köyde Çalışmalar Sürüyor

Muş’ta taşkın riskini azaltmak ve su akışını düzenlemek amacıyla başlatılan dere ıslah çalışmaları…

Muş’ta Araç Sayısı 43 Bini Aştı: Mart Ayında Trafiğe Kayıtlar Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Mart ayında ülke genelinde toplam 159 bin 931…

Eğitim Haberleri

Muş’ta Okul Güvenliği Toplantısı Gerçekleştirildi

Muş’ta okul çevrelerinde güvenliğin artırılması amacıyla önemli bir toplantı düzenlendi. Muş Valisi Avni…

Öğretmenlere Silah Değil, Çikolata Layık

Son günlerde yaşanan ve tüm ülkeyi derinden sarsan acı olay, Muş eğitim camiasında…

Okul çevrelerinde denetimler artırılacak

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla okullar ve…

Kültür Sanat Haberleri

Gençler arası kültür ve sanat yarışmalarında başarı

Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11. Gençler Arası…

Kocaeli’de Muş Halk Oyunları Rüzgarı

Kocaeli’de gerçekleştirilen folklor yarışması, Muş kültürünün görkemli bir başarısına sahne oldu. Kocaeli’de yaşayan…

Yarım Asırlık Bir Ses: Mehmet Ciğer, Türküleriyle Muş’un Hafızasını Yaşatıyor

Fırat Demir Muş Kent Haber Gazetesi 1959 doğumlu olan Ciğer, küçük yaşlardan itibaren…

blank

Profesyonel internet sitesi için arayın..

Memleket Web Tasarım

 0532 514 50 57

  • Google Arama Kaydı
  • SEO Puanı Yüksek Tasarımlar
  • Türkçe Yönetim Paneli
  • Yedekleme Hizmeti

 

 

Haber ve İçerik Etiketleri

Haber Kategorileri