2009-2010 Eğitim öğretim yılı sömestr tatili bugün mesai bitimiyle birlikte başlıyor. Öğrenciler bugün karne heyecanı yaşayacak. İl Milli Eğitim Müdürü İlhami Bayraktar, öğrencilerin kırık not yüzünden şiddete maruz kalmamaları gerektiğini ifade etti. Bayraktar, “ Bir eğitim öğretim yılının ilk yarısını daha geride bırakıyoruz. Velilere öğrencilerinin karneleri bildirilmiş olacak. Aslında bilgilendirme işlemimiz önceki yıllardaki gibi değil. Her isteyen veli, istediği zaman öğrencisinin karnesinin öncesinde ne gibi notlar alabildiğini e-okul sistemi sayesinde görebiliyor. Karnelerinin veliler açısından sürpriz olmayacağını düşünüyorum. Çünkü e-okul sayesinde öğrencilerinin durumunu önceden zaten öğrenebiliyorlar.
Şunu özellikle vurgulamak istiyorum. Bu karneler sadece öğrencilerin karnesi değil, bir noktada velinin ilgisini gösteren karnelerdir. Yapılan araştırmalar neticesinde velisinin ilgilendiği öğrenciler ile diğer öğrenciler arasında yüzde yetmiş daha fazla bir başarı söz konusu. Buda gösteriyor ki veli ilgilenirse, öğrenciler okul noktasındaki problemlerini çok daha kolay çözüyor ve daha başarılı oluyorlar” diye konuştu. Öğrencilerin karnelerindeki kırık notlar sebebi ile azarlanmaması gerektiğini belirten İl Milli eğitim Müdürü İlhami Bayraktar; “Çocuklarımızın karnelerinde kırık notları olanlar olabilir. Bunları kırmadan dökmeden, eksiklikleri tespit ederek nerde bir yanlış yapıldığını belirleyerek, onun giderilmesi için çaba gösterilmesi lazım” dedi.
SEVGİ VE ŞEFKATLE YAKLAŞIN
Öğrencilerin uzun bur çalışma döneminin meyvesi olarak gördükleri karnelerini alacaklarının belirtildiği açıklamada, “Karne bazı öğrenciler için tam mutluluk kaynağı olurken, bazı öğrencilerin için de korku kaynağı olabilmektedir. Hatta istenmeyen bazı durumlara da intihar, evden kaçma gibi olaylara da neden olabilmektedir.” denildi. Karnenin çocuğun başarısını ve yeteneğini değerlendirmede nihai bir belge olamayacağını belirten açıklamada velilere şu uyarılar yapıldı: “Karne notlarını çok fazla ciddiye alarak çocuğu yargılamak, onda tamiri mümkün olmayan yaralar açabilir. Oysa bu tatilde çocuğunuz dinlenip eğlenmeye zayıf derslerini görüp kendini toparlamaya ihtiyacı var. Onun daha keyifli ve verimli bir tatil geçirmesini sağlamak ise sizin elinizde. İster kırık notlarla, ister yıldızlı pekiyilerle dolu bir karne getirsin, anne-baba olarak ona sevgi ve şefkatinizi göstermeye devam etmelisiniz” dedi. Öğrenciye verilen karnenin aynı zamanda aileler için de geçerli olduğunun bildirildiği açıklamada şunlar ifade edildi: Aileler şunu asla unutmamalı ki karne, anne-baba olarak yapılan yanlışların da göstergesidir. Karne korkusunu; öğrencilerin karneyi aldıktan sonra nelerin olacağı konusundaki zihinsel tasarlaması olarak tanımlayabiliriz. Özellikle sert ve baskıcı ailelerin çocukları zayıf karne korkusunu diğer ailelerin çocuklarına göre daha fazla yaşamaktadır. Evden kaçma, intihar gibi istenmeyen davranışlar bu ailelerin çocuklarında daha fazla görülebilmektedir. Oysa ailelerin, çocuklarının karne korkusunu yenmelerinde ve başarılarındaki etkisi unutulmamalıdır.” Ailelerin en büyük sorumluluğunun, hayatı seven, insanları seven, sorumluluk almayı seven ve başarı peşinde koşan çocuk yetiştirmek olduğu belirtilerek, “Bu da onun cebine sadece harçlık koymakla değil, ona sevginizi hem sözlerinizle hem de davranışınızla göstermekle, ona güvenmekle, onunla sağlıklı iletişim kurmakla, kapasitesini kabul edip zorlamamakla olur. Yani koşulsuz sevmekle, onu her yönüyle kabul etmekle olur.”denildi. Muş Ovası Gazetesi


