Şerafetin Dağları eteklerinde bulunan ve ilk dönemlerde ateş tapınağı, Sasaniler döneminde Hıristiyanlık dini için ibadethaneye çevrilen, son olarak da bağımsız Ermenistan’ın kurulmasını savunan Patrik Mıgırdiç Hrımya tarafından çıkarılan gazetenin matbaası olarak kullanılan Surp Garabet Manastırı, şimdi köylüler tarafından ahır olarak kullanılıyor.
Muş’un Yaygın Beldesi’ne bağlı Şerafettin Dağları eteklerindeki Çengelli (Şahanglı) Köyü Yukarı Yongalı Mezrası’nda bulunan Surp Garabet Manastırı köylüler tarafından ahır olarak kullanılıyor. Ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmeyen, ilk dönemlerde ateş tapınağı olarak kullanıldığı, Sasaniler döneminde ise MS. 399 yılında Hıristiyanlık dini için ibadethaneye dönüştürüldüğü belirtilen kilisenin büyük bir bölümü yıkılırken, kalan tek bölümü ise köylüler tarafından ahır olarak kullanılıyor.
TAŞLARI EVLERİN YAPIMINDA KULLANILMIŞ
Bağımsız Ermenistan fikrini savunan Patrik Mıgırdiç Hrımya tarafından çıkarılan “Muş Kartalı” gazetesi için 1863’te matbaanın kurulduğu Garabet Manastırı’nın 1950 yılına kadar varlığını koruduğu belirtiliyor. 400’e yakın odası olduğu söylenen manastırın tamamı günümüzde tahrip edilmiş, sadece doğu kısmı tonoz ve doğu duvarındaki kemerler seviyesinde kalıntıları görülebilmektedir. Manastırın taşları ise civar köydeki evlerin yapımında kullanılmış. Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Müdürlüğü tarafının araştırmasına göre, köyün camisi de dâhil olmak üzere tüm yeni yapılarda, manastırın taşları kullanılmış. Bingöl’ün Solhan İlçesindeki bir işyerinin yapımında da manastırın taşlarının kullanıldığı ortaya çıktı.
Ayakta kalan iki bölümünden bir tanesi ahır, diğer bölümü ise samanlık olarak kullanılıyor. Manastırın kalıntılarına Çengel Kilisesi, Çengeli beyaz kilisesi olarak Türkçe isim verilmiş. Beyaz kilise olarak adlandırılması ise manastırın yapımında kullanılan beyaz malzemeden dolayı olduğu tahmin ediliyor.
SASANİLER DÖNEMİNDE İBADETHANEYE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ
Çengelli Köyü Yukarı Yongalı Mezrası sınırları içerisinde bulunan ve Hıristiyan âlemince kutsal sayılan St. Garabet Manastırı (Çengelli Kilisesi) , ilk dönemlerde ateş tapınağı olarak kullanılmış. Roma imparatorluğundan sonra bölgeye hakim olan Sasaniler döneminde, MS. 399 yılında Hıristiyan Ermenileri için ibadethaneye dönüştürüldü. Manastır Muş İl merkezine 30 kilometre uzaklıkta yüksek bir tepe üzerinde kurulmuş. Ermeni tarihçi Zenobio Glakom (Zinoviy syriaque), “Daron Tarihi” adlı eserinde Ermenilerin Hıristiyanlığı kabul etmesiyle Drtat ‘Trdat III vaptisinden sonra Kirkor Lusavoriç (Grégoire l’Illuminateur) bölgede yeni dini yaymaya başladığını belirtiyor. Orada bulunan putperest yerli halkın altınla donanmış tapınağı yıktığı, yerine ise Surp Garabet Manastırını (St. John the Baptist) inşa ettirdiği ve kutsal emanetlerle donatıldığı belirtiliyor. Zenobio Glakom ilk ibadet edenlerden olmuş ve manastır bundan ötürü de Glakavank olarak adlandırılmıştır.
Garabet Manastırı oldukça geniş ve yüksek bir yerde inşa edilmiş. 400’e yakın odası olduğu söylenen manastırın, içerisindeki kabartmaları ile ün yaptığı belirtiliyor. Kilise, kesme ve moloz taştan dikdörtgen planlı bir yapı olup, naos (ibadet) kısmının üzeri büyük bir kubbe ile örtülen manastırın, çevresinde papaz odaları olduğu söyleniyor. Ziyaret günlerinde önemi büyük olan manastırda özelikle yortu günlerinde ziyarete gelenlere yemek dağıtıldığı söyleniyor.
Manastırın 1905 -1915 yılına kadar Ermeniler tarafından kullanıldığını Norveçli Misyoner Bodil Ketrin Biorn (1871 -1960) kendi arşivinde anlatıyor. 1905’de “Kadın Misyonerler” tarafından Osmanlı imparatorluğuna gönderilen Biorn, ilk olarak Harput’un ilçelerinden Mezre’de, daha sonra Muş’ta çalışmış. 1915’de Muş bölgesinde bulunan Biorn, o dönemde yaşayan Ermeni tehcirini çektiği fotoğraflarla anlatmış. Aynı dönemde manastırın fotoğraflarını da Norveçli Misyoner Bodil Ketrin Biorn tarafından çekilmiş.
Osmanlı imparatorluğu döneminde Özerk bir Ermenistan kurulmasını savunan Patrik Mıgırdiç Hırimyan düşüncelerini halka yaymak için Van’da Varak Manastırında 1858’te Van Kartalı gazetesini çıkardı. Ermenilerin örgütlenmesi çalışmasını yürüten Hrımyan, 1863’te Garabet Manastırında Muş Kartalı gazetesini çıkarmaya başlamıştır. Hrımyan Muş’ta yaşayan Ermenileri bağımsızlık için bu gazete etrafında örgütlemeye çalışmıştır.
YETKİLİLERİ SADECE ARAŞTIRMA YAPMIŞ
Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Korumu Müdürlüğü yetkilileri, daha önce bir araştırma yapıldığını, ancak araştırmayı yapan görevlilerin tayinlerinin çıktığını ve kendilerinin de konuya ilişkin bilgilerinin olmadığını belirterek, manastırın Van Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu sorumluluk alanına girdiğini kaydetti. Van Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu yetkilileri ise, manastıra ilişkin bir çalışmalarının olduğunu belirterek, detaylı bilgi vermedi.