Vatandaşlar, kentsel dönüşüm projesinin gerçekleştirileceği alanda, tarihi dokunun muhafaza edilmesini istiyor.
Kale Mahallesinde kentsel dönüşüm projesi kapsamında yapılacak konutlar için çalışmalar devam ediyor. Kale Mahallesinde bulunan eski tarihi evler, kilise ve diğer tarihi ve kültürel değerlerin muhafaza edilmesi için vatandaşlar ilgililere seslendiler. Vatandaşlar, o civarda birçok eski Muş evinin bulunduğunu, Muş’un ilk Vali ve Belediye binasının da aynı yerde bulunduğunu ve Muş’u ziyaret eden yabancıların, harabe durumunda da olsa kiliseyi görmek istediklerini belirterek, buradaki tarihi ve kültürel değerlerin heba edilmemesini, bu konuda yetkililerin duyarlı olmasını istediler.
DSKM DUYARLILIĞA DAVET ETMİŞTİ
Damla Sanat Kültür Merkezi, Muş’taki kültürel değerlerin korunması yönünde herkesi duyarlı olmaya davet etmişti. İçinde barındırdığı insanların duygularının, düşüncelerinin, endişelerinin, sevinçlerinin, üzüntülerinin duvarlara yansıdığı mekanlardır. Bu mekanlar içinde evler önemli bir yer tutar. Evler, içinde yaşamış insanların ailelerin sevinçlerini, mutluluklarını, üzüntülerini kısaca acı ve tatlı hatıralarına ortaklık etmiş yapılardır. Hele bu evler ortak bir geçmişin tek tanığı ve onu sanatkarane bir biçimde inşa etmiş insanların ayakta kalmış son sanat eserleri ise daha önemli olmaktadırlar. İşte bu evlerden günümüzde son örnekleri sinesinde barındıran güzel şehrimiz Muş’ta, insanımızın ince duygularıyla inşa ettiği, tarihe tanıklık eden Anadolu‘daki yöresel sivil mimarimizin kerpiç ev örneklerinin kendine özgü özelliklerini içinde barındıran Muş evleri maalesef yok olmak tehlikesiyle karşı karşıyadır. Özellikle Yukarı Çarşı dediğimiz Kale ve Minare mahallelerinin kesiştiği yer olan Mal meydanı ve çevresi, Cumhuriyet İlkokulu ve çevresinde, Bitlis Caddesi civarı ve Postane karşısındaki alan bu evler tarih olarak ve çok eskilere dayandığı halde tescillenmediği için beton bir ev veya bina yapılması için yıktırılma tehlikesiyle karşı karşıyalar. Sadece bu evler değil bütün eski şehir tamamen silinecek, betonlaşmaya kurban edilecek. Bazılarının harabe evler diye küçümsediği bu evler maalesef bizim kendi kültürümüzün nadide örnekleri. Bu evler Balkayaların, Büyüközerlerin, Coşkunların, Zencirlerin, Turhanerlerin, Öztürklerin ve daha nice bu memlekete mal olmuş hemşehrilerimizin yaşadıkları evlerdir. Muş Evlerini araştıran Karabük Üniversitesinden Sanat Tarihi Bölümü öğretim Üyesi Sayın Bülent Nuri Kılavuz, bu evlerin “Doğu Ve Güneydoğu Anadolu da bir benzeri daha olmayan özgün bir mimariye sahip olduğunu” belirtmişti”. Biz Damla Sanat ve Kültür Derneği olarak çocukluğumuzda güzel anılar yaşadığımız, koşup oynadığımız, gurbetten geldiğimizde memleketimizin kokusunu aldığımız, eski anılarımıza yeniden döndüğümüz, dışarıdan gelen misafirlere gururla gezdirdiğimiz, Muş un ve Muşlunun kültürünü,karakterini yansıtan bu evlerin yıkılmasına bir çare olarak etkinlikler gerçekleştireceğiz” demişti.
Muş Ovası Gazetesi


