Skip to main content

Sürece kredi verdik

Muş Haber Fotoğrafı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Perihan Sarı ve İzmir Milletvekili Musa Çam, Muş’a geldi.   Perihan Sarı, İmralı Süreci’ne değinerek, süreçle ilgili olarak AKP’ye kredi verdiklerini söyledi.   Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Perihan Sarı ve CHP İzmir Milletvekili Musa Çam Muş ziyaretinde bulundu. CHP İl Başkanlığını ziyaret eden heyet, açıklamadan sonra Bingöl’e geçti.

Ankara’dan gelen heyeti CHP Muş İl Başkanı İsmail Adanur ve partililer karşıladı. CHP Muş İl Başkanlığında açıklamada bulunan Perihan Sarı: “Hükümet sıkça açılımlar gerçekleştiriyor ama açılım diye başlattığı her girişim, daha güçlü bir kapanma ile sonlanıyor. Hak ve özgürlüklerin tahrip edildiği, zedelendiği bir başka döneme geçiyoruz AKP’nin her açılımından sonra. Biz, AKP’nin son başlattığı ve adını ‘İmralı Süreci’ koyduğu sürece kredi verdik. Her ne kadar Başbakan bu krediyi elinin tersi ile itmiş olsa da, biz bu konuda daha önce kendisine önerdiğimiz yol haritasının izleneceğini umduk. Bu yol haritasının, toplumsal mutabakat esasına dayalı olduğu olduğunu ve hem mecliste hem halkın arasındaki bir mutabakat arayışını başlatacak bir yola çıkış olduğunu hatırlatmak isterim. Başbakan, geçen yıl kendisini ziyaretimizde dile getirdiğimiz önerimizi de reddetmişti. Başbakan’ın halka karşı, meclise karşı, kendi seçmenine karşı samimi olmasını, açık olmasını ve bu çalışmaları, bu girişimleri sürdürürken halkın çıkarının gözletilmesi gerektiğini dile getiriyoruz.

Bu doğrultuda yapılacak çalışmalar neticesinde hem partilerin bilgilendirilmesi, hem de ana muhalefetin bilgilendirilmesi konusunda önemli bir husus olarak ifade ediyoruz. Ama ne yazık ki Başbakan, bu krediyi elinin tersi ile itmenin yanında hiçbir biçimde önerdiğimiz konulara uymayarak davrandı. Bugün, bir kavram kargaşası yaratma çabası içinde bizim önerdiğimiz, ama başka biçimlerde, başka formüllerle gerçekleşmesini önerdiğimiz her duruma sarılarak isim benzerlikleri yaratarak bir kavram kargaşası yaratarak yol alınmaya çalışılıyor. Akil adamlar komisyonu, bizim önerilerimiz arasında da olan komisyon. Ama akil adamların, Başbakan’ın memurları olmasını istemedik. Akil adamların, halkın içinden gelen, halkın sorunlarını bilen, karşılıklı sorunları konuşarak, sorunların temeline inerek toplumsal uzlaşmayı gerçekleştirecek bir çalışma yürütmesini istedik. Başbakan’ın tayin ettiği, başkanını belirlediği, sekreterini belirlediği, ödeneğini belirlediği bir komisyon istemedik. Bu komisyonun, bizim amaçladığımız sonuca hizmet etmeyeceği açık, aslında çözüm olarak halkın beklentilerini karşılamayacağı da çok açık. Halk kanın durmasını istiyor. Kanın durması ile birlikte demokratik hak ve özgürlüklerin karşılanmasını istiyor. Ve bu doğrultuda kalıcı sürekli, güvenceli bir statü istiyor. Dolayısıyla bu durum, geldiğimiz noktada yaşadığımız ve Başbakan’ın ısrarla sürdürdüğü bu durum, ne yazık ki başkalarının amaçlarına yönelik bir hedefe gidişatı göstermektedir. Biz, hem ülkede hem bölgede barış istiyoruz. AKP’nin bugün tasarladığı bölgenin yeniden dizayn edilmesine dayalı bir karmaşık planın parçasıdır. AKP, Ortadoğu cehenneminde kendisine yer arıyor, güç alanı arıyor, bir hegamonik alan arıyor. Ama biz bu coğrafyada Kürt yurttaşlarımızın piyon olarak kullanılmasını istemiyoruz. Hem ülkemizde kanın durmasını istiyoruz, hem de komşularımızda, hem çevremizde hem de bölgemizde…

Kürt yurttaşlarımızın önümüzdeki dönemde Ortadoğu’da bir silahlı güç olarak kullanılmasını, bir takım gizli emellere alet edilmesini istemiyoruz. Ülkemizde de hem Kürt annelerin, hem Türk annelerin gözyaşı dinsin istiyoruz. Ancak Başbakan’ın bu gidişi ile Kürt anneleri ağlamaya devam edecek gibi görünüyor. Bu güçle ilgili bir konu… İktidar, yapabilme iradesini gösteren bir makamdır. İktidar, hükümet olmak, muktedir olmak o anlama gelir. Halkımızın hükümete yönelmesi, çözebilme iradesine güvenerek yönelmesi, sağduyuya uygun bir tutumdur. Ama hükümetin gerçek niyetinin bu olmadığını da hatırlatmak gerekiyor. Başbakan bu konularda samimi değil. Halka doğruları söylemiyor. Başbakan’ın söyledikleri, yaptıklarından farklı şeyler. Yaptıkları, düşündüklerinden farklıdır.

O nedenle Başbakan’ın inandırıcı olması, gerçekleri halk ile paylaşması, gerçekten attığı her adımda kişisel ikbal planlarının dışında, kendi partisinin iktidar hedefleri dışında güç elde etmenin dışında, halkın çıkarlarını koruyacak bir tutumu açıklıkla benimsemesi gerekiyor. Bu, söylediğimiz ne yazık ki konjoktürel olarak halkın da belki duymaktan kaçındığı, başka şeyler duymak isteğiyle bize yöneldiği koşullarda söylediklerimizin karşılık bulmadığı bir durum. Ama bunun gerçek olduğunu ve orta vadede partimizin tutumunun halkın yararına olduğu ortaya çıkacaktır. Ancak bu durumun bedeli o zaman çok ağır olacaktır. Biz samimiyetle, halkların arasındaki güçlü kardeşliğin, kalıcı barışın sağlanmasına ilişkin koşulların yaratılması arayışına göre davranıyoruz. Bir gazetecinin, son günlerde üniversitelerde çıkan olayların “İmralı Süreci” ile bir alakası olup olmadığı yönündeki sorunu yanıtlayan Sarı, şunları söyledi: “bunun bir yönetme taktiği olduğu çok açık. PKK’nın çekildiği koşullarda PKK’nın yerine ikâme edecek güç ortaya çıktı. Bütün bunlardan hükümetin parmağının, iradesinin, yaklaşımının olmaması mümkün değil. Hükümet desteği ile hükümetin onayı ile böyle bir güç yeniden ortaya çıktı ve palazlanması için de göz yumulacak. Bu, son derece tehlikeli bir durum… Biz, CHP olarak halkımıza bunu anlatmaya çalışıyoruz. Bugün barış diye öne çıkarılan ve çalakalem belirli süreler ve tarihler ortaya konarak yapılmaya çalışılan, yol alınmaya çalışılan bu durum gerçekte Türkiye’yi çok daha karmaşık, çok kanlı bir başka sürece taşıyabilir. Ortadoğu cehenneminden söz ettim, Türkiye’den dışarı çıkarılan PKK’nın Suriye’de savaşçı olarak kullanılmayacağının garantisi var mı? Bu konuda böyle yaklaşılıyorsa eğer, Hizbullah’ın Türkiye’de güçlenmesi başka nasıl açıklanabilir? Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak vurguladığımız şeyin temeli budur. Biz bölgede de barış istiyoruz, bölge olacak barış ülkedeki barışı da kalıcı kılar. Yoksa Türkiye, Ortadoğu cehenneminin bir parçası olur” dedi.

 Muş Ovası Gazetesi

Bir Cevap Yaz

blank

Ekonomi Haberleri

Muş’ta Meyve Ağaçlarında Aşılama Dönemi Başladı

Muş’ta baharın gelmesiyle birlikte bağ ve bahçelerde aşılama çalışmaları hız kazandı. Kentte kendi…

Muş’ta Dere Islah Seferberliği: 4 Köyde Çalışmalar Sürüyor

Muş’ta taşkın riskini azaltmak ve su akışını düzenlemek amacıyla başlatılan dere ıslah çalışmaları…

Muş’ta Araç Sayısı 43 Bini Aştı: Mart Ayında Trafiğe Kayıtlar Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Mart ayında ülke genelinde toplam 159 bin 931…

Eğitim Haberleri

Muş’ta Okul Güvenliği Toplantısı Gerçekleştirildi

Muş’ta okul çevrelerinde güvenliğin artırılması amacıyla önemli bir toplantı düzenlendi. Muş Valisi Avni…

Öğretmenlere Silah Değil, Çikolata Layık

Son günlerde yaşanan ve tüm ülkeyi derinden sarsan acı olay, Muş eğitim camiasında…

Okul çevrelerinde denetimler artırılacak

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla okullar ve…

Kültür Sanat Haberleri

Gençler arası kültür ve sanat yarışmalarında başarı

Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11. Gençler Arası…

Kocaeli’de Muş Halk Oyunları Rüzgarı

Kocaeli’de gerçekleştirilen folklor yarışması, Muş kültürünün görkemli bir başarısına sahne oldu. Kocaeli’de yaşayan…

Yarım Asırlık Bir Ses: Mehmet Ciğer, Türküleriyle Muş’un Hafızasını Yaşatıyor

Fırat Demir Muş Kent Haber Gazetesi 1959 doğumlu olan Ciğer, küçük yaşlardan itibaren…

blank

Profesyonel internet sitesi için arayın..

Memleket Web Tasarım

 0532 514 50 57

  • Google Arama Kaydı
  • SEO Puanı Yüksek Tasarımlar
  • Türkçe Yönetim Paneli
  • Yedekleme Hizmeti

 

 

Haber ve İçerik Etiketleri

Haber Kategorileri