Muş’un Varto ilçesinde yapımı devam Alparslan 2 Baraj suyu altına kalacak arazi bedelini alamadıklarını belirten köylüler, firmayı ve yetkilileri protesto ederek mağduriyetlerinin giderilmesini istediler.
Muş’ta Baraj suyu altında kalacak olan 5 köyden minibüslerle şehir merkezine gelen köylüler, Hürriyet Mahallesi’nde Enerji-SA’ya ait işyerinin önünde bir araya geldiler. Sloganlara atarak pankart açan köylüler firma yetkilileri ile görüşemeyince basın açıklaması yaptı.
Grup adına bir konuşma yapan Tepe Köyü sakini Recep Arıkan isimli vatandaş, kamulaştırma birim fiyatlarının düşük tutulduğunu halen ödemelerinin yapılmadığını iddia etti. Zorunlu kamulaştırma ile mağdur edildiklerini ve bundan da yetkilileri sorumlu tuttuklarını ifade eden Arıkan, şunları söyledi: Mağduriyetimizin, basın aracılığıyla, meclis kamuoyuna taşınmasını istiyoruz. Yoksa, ileride çıkacak sorunlardan, hem cumhurbaşkanı, hem başbakan ve valimiz sorumlu olacaktır. Çünkü bu saatten sonra hiç kimse bize engel olamayacaktır. Bizler psikolojisi bozulmuş ve ucuza satılmaya kalkışılmış bir halk olarak burada bulunmaktayız. AKP hükümeti ve yandaşları, Enerji-SA bu halkı yok etmiş ve bu halkı görmemezlikten gelmiştir. Biz halk olarak bugüne kadar baraj yapımında Enerji-SA’na hiçbir sıkıntı ve mağduriyet yaşatmadık. Ama şu bir gerçektir ki, hem Enerji-SA yetkilileri tarafından, hem hükümet yetkilileri tarafından, hem bilir kişiler tarafından, hem komisyon tarafından kandırılıyoruz. Hiç kimse bizi kale almıyor.
Defalarca mağduriyetlerini dile getirdiklerini ancak hiçbir çözüm üretilmediğini savunan Arıkan, barajın 2 yıl içerisinde su tutmaya başlayacağının altını çizerek Dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş olayları, AKP hükümeti, halkına yapıyor. Mağduriyetimizi defalarca dile getirmemize rağmen, muhatap bulamadık. Türkiye’deki bu sistem, zengini zengin yapan bir sistemdir. Halkın sömüren, fakiri daha çok fakir yapan bir sistemdir. 2017’de bitip faaliyete girecek barajlarla ilgili halkın parası halen ödenmemiş ve gittikçe ileri bir tarihe atılmaktadır. 2 seneden az bir zamanda bitecek olan baraj suyunu tutup sandalların üzerinde mi bize ödemelerini yapacaklar. Bu insanlar kendilerin şimdiden barınabilecek bir yer bulmazlarsa sular tutulduktan sonra verilecek para neye yarar. Bu insanlar bir ömür yaşam mücadelesini vermek için kendilerine şimdiden kendilerine yer yurt temin etmekteler. Bir halkı, 11 köyü yok edip hiçe saymak bu kadar kolay olmamalıdır. Barajın altına girecek köy halkı olarak canımızı ortaya koyarak her türlü bedeli vermeye hazırız dedi.
Türkiye’nin birçok bölgesinde barajların yapıldığını ve bu barajlar için verilen birim fiyatlar arasında çok büyük farkların olduğunu kaydeden Arıkan, Türkiye’nin birçok yerinde barajlar yapılmaktadır. Verilen birim fiyatların emsal gösterilmesini istiyoruz. Buradaki birim fiyatlar verilirken, neden bize düşük fiyat veriliyor. Bizim suçumuz Kürt olmak mı? Bizim suçumuz Kürt coğrafyasında yaşamak mıdır? Bu halkın ucuza verilecek bir karış toprağı yoktur. Toprağımız, bizim için namustur. Türkiye’de baraj verilen birim fiyat dönümüne 60 bin TL, 50 bin TL civarındadır. 100 metrekare olan bir eve verilen birim fiyatla bize verilen birim fiyat arasında dağlar kadar fark var. Bu topraklar Güney Afrika toprakları değildir. Bizler bu işin peşini bırakmayacağız. Gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuracağız. Bu halkı muhatap almayıp, topraklarımız ucuza kapatmaya çalışırlarsa büyük sorunlar doğar. Yetkilileri bir an önce görevlerini yapmaya davet ediyoruz. Aksi takdirde hiçbir Enerji-SA çalışanı Muş’ta kalmayacaktır şeklinde konuştu.
Yapılan basın açıklamasının ardından İl Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, her köyde 2 temsilci seçilmesini istedi. Daha sonra temsilciler Vali Vekili Ercan Öter’le görüşmek üzere Hükümet Konağı’na geçerken, diğer vatandaşlar da olaysız bir şekilde dağıldı.
Muş Manşet Gazetesi


