Merkezi Van’da bulunan Subakut Seklarazon Penensafalit (SSPE) Hastalıkları Doğu Anadolu Bölgesi Derneği’nin çağrısı üzerine SSPE hastaları Muş il merkezinde bir araya geldi. Hastalar, Zümrüt Otel’de muayene edildi
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Hastalıkları Çocuk Nörolojisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Banu Anlar, Subakut Seklarazon Penensefalit (SSPE) hastalığının sebebinin kızamık mikrobu olduğunu söyledi. Ambulans ve hasta yakınlarının aracı ile gelen yatalak hastalar, kendilerine kapılarını açan otelin konferans salonunu doldurdu. Birçoğu sedyede yaşamını sürdüren çocuklar konferans salonuna taşınarak Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Hastalıkları Çocuk Nörolojisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Banu Anlar tarafından muayene edildi. SSPE hastalığının kızamık mikrobunun yaptığı bir beyin iltihabı olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Banu Anlar, bu hastaların çoğunun küçük yaşlarda kızamık mikrobu ile karşı karşıya kalmalarından kaynaklandığını söyledi. SSPE hastalarının yürüme yeteneklerini kaybettikleri için belirli zamanlarda hastaların ayağına gittiklerini ifade eden Anlar; “SSPE hastalarına bakmaya geldik. Bu hastalarımız bir süre sonra maalesef yürüme yeteneklerini kaybettikleri için sağlık merkezlerine gitmeleri zor oluyor. Bu nedenle mümkün olduğunca bir araya toplayıp kontrollerini yapıyoruz. Şimdi de bir kısmı takipte bir süredir doktor kontrolüne gelememiş hastalarımızın burada muayeneleri yapacağız. Tedavileri konusunda önerilerimizi buradaki hekim arkadaşlarımıza aktaracağız. Hem onlar bundan sonraki tedavide ne yapmaları gerektiğini daha iyi bilecekler onlarında katkısı olacağını düşünüyorum” dedi.
Hastalığın sebebinin kızamık mikrobu olduğunu kaydeden Anlar, kızamık geçirmenin bir risk faktörü olduğunu belirtti. Hastaların çoğunun kızamığa bir yaşından önce yakalandığını ifade eden Anlar şunları kaydetti; “Bu hastalığın sebebi kızamık mikrobudur. Kızamık geçirmek bir sirk faktörüdür. Hastalarımızın çoğu bir yaşından önce kızamıkla karşılaşmış oluyorlar. Kızamık aşısı bu hastalıktan koruyor. Yüzde 90 üzerinde çocuklarına kızamık aşısı yaptırmış olan ülkelerde bu hastalık görülmüyor. Demek ki biz yaygın aşılamanın yapılması gerektiğini bir kez daha hatırlamalıyız. Bazı dönemlerde ülkemizde yaygın aşılama çeşitli nedenlerden dolayı yapılamamıştır. Bu nedenler arasında ulaşım, terör olayları, sağlık ekibinin hastaya ulaşamaması ve elektrik kesintileri sayabiliriz. Aşıların iyi saklanmaması gibi nedenler de etkili olmuştur. Ancak aşının kendisi bu hastalığa neden olmaz, tam aksine aşı korur. Aşının etkili olabilmesi için 1 yaşından sonra yapılması lazım. 1 yaşından önce yapıldığı zaman aşının koruyuculuğu neredeyse yarı yarıya iniyor. Buna karşılık bu çocukların çoğu da 1 yaşından önce kızamık geçirmiş olan hastalarımızdır. Etrafta bulunan kızamık mikrobunu alıp çocuk 6-7 aylıkken kızamık geçirebiliyor. İşte bunun için yaygın aşılama çok önemlidir. Siz aşınızı yaptırırsınız ancak sizden öncekiler yaptırmamış ise o toplumda kızamık mikrobu olur. Toplumun yüzde 90’nı aşılanmış olmalıdır.”
Hastalığın geçmiş yıllarda yüzde 80 ölümle sonuçlandığını kaydeden Anlar, şu anda ise bu oranın yüzde 50’lere düştüğünü sözlerine ekledi. Kızamık aşısından korkulmaması gerektiğinin altını çizen Anlar; “Vatandaşın bilinçlenmesi ve bu konuya duyarlı olması lazım. Bilinmesi gerekir ki kızamık aşısı korkulacak bir aşı değildir. Çünkü aşı korur” dedi.
SSPE Hastalıkları Doğu Anadolu Bölgesi Dernek Başkanı Ferit Mamiş ise, dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş’a lanet okuyarak; “Dönemin sağlık bakanlığının yanlış politikalarından dolayı hele hele 1998 ila 2002 yılları arasında Sağlık Bakanı olan Osman Durmuş zamanında Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde büyük bir felaket yaşanmıştır. Ancak bu hastalık ülkemizin her köşesinde mevcuttur. O tarihler arasında en az 5 bin çocuğumuz bu hastalıktan dolayı ölmüştür. Ben ve derneğimizin yönetim kurulu üyeleri olarak dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş’u lanetliyor ve kınıyorum. Biz hasta aileleri, O’nu katil olarak görüyoruz” diye konuştu.
Aynı hastalıktan dolayı bir çocuğunun yaklaşık 10 gün önce öldüğünü ve başka bir çocuğunun da aynı hastalıkla mücadele ettiğini kaydeden Abdulvahap Uygur isimli vatandaş ise; “2002 yılında çocuğum bu hastalığa yakalandı. Çocuğumu Ankara başta olmak üzere birçok kente götürdüm. Hiçbir fayda göremedim. Hastalığın bayat aşıdan dolayı odluğunu söylüyorlar. Bu hastalıktan dolayı bir çocuğum 10 gün önce öldü. Eşimle birlikte sürekli çocuğumun başındayım. Bu çocuğum da gözlerimin önünde eriyor” diye konuştu. Muş`un Sesi Gazetesi


