Valilik Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü ve Proje Ofisi Koordinatörü Bülent Solmaz, projeler ve STK’lara değindi. Solmaz, Avrupa Birliği projelerinin, sıkı bir şekilde takip edildiğini, projeler kabul edildikten sonra, hemen para aktarımının yapılmadığını söyleyerek, projecilerin en az yüzde 10’unu harcama yaptıktan sonra, ancak bir miktar para aktarımının yapılabildiğini vurguladı. Solmaz: “Avrupa Birliği, projeleri sıkı şekilde takip ediyor. Süreç çok zor ve aşırı derecede bürokrasi var. Yani diyorlar ki, ben vatandaşımdan aldığım vergiyi, size yedirmem. Siz projeyle bir kalem dahi alsanız 3 aşamadan geçiyor. Her bir projeyi Maliye Bakanlığı adına mali müşavirler denetliyor. Diyelim ki bir STK proje verdi ve projesi geçti. Hemen para göndermiyorlar. En az yüzde 10’unu siz harcama yaptıktan sonra, paranın bir kısmını gönderiyorlar. Yani projeye para peyderpey geliyor. Banka dekontu görmeden işlemi kabul etmiyorlar. Yani faaliyet programı çerçevesinde, her faaliyetinizi rapor ettikten sonra ve onlar da titiz bir inceleme yaptıktan sonra, paranın ancak bir kısmını gönderebiliyorlar. Muş ilinde, biraz da projelerin az çıkmasının sebebi bu. Muş ilindeki STK’lar çok güçlü değiller. Tabela STK’larımız var. Bu işe gönül vermiş STK’lar için, bunlar bulunmaz bir fırsat.
 
“İŞ SAHİBİ OLMAYAN İNSANLAR STK’LARI KURUYORLAR”
Valilik Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü ve Proje Ofisi Koordinatörü Bülent Solmaz, STK’ları iş sahibi olmayan insanların kurduğuna dikkat çekti. Solmaz: “İhtiyaç şudur, tatmin edildiği zaman insana haz, tatmin edilmediği zaman insana elem veren duygudur. İhtiyaçlar nelerdir, öncelikle insan karnını doyurmak ister, sonra insan evi olsun, ailesi olsun ister. Sonra da insan bir yere ait olmak ister. Bir derneğe gibi. Biz de ise, daha karnını doyuramayan, bir iş sahibi olamayan insanlar STK’ları kuruyorlar. Geçmişte Muş’ta yapılan güzel işler oldu. Türkiye’de bir hasta hakları kurulu yokken, Muş’ta hasta hakları kurulu açıldı. Aidiyet duygusuna haiz insanlarla çalıştığınızda çok büyük bir zevk verir size. Kişiler akşam 5’ten sonra çıkıp, kahvede oyun oynayacağına, insanlar belli derneklerde olsalar, çalışmalar yapsalar, Muş daha iyi olacaktır. Sayın Valimiz Malazgirt İlçesinde 11 fabrikalık bir alan yaptılar. 2 yıldır emek verildi, Malazgirtli vatandaş önceleri şunu söylüyordu, benim işime neden karışıyorlar diye. Ama bugün Allah razı olsun diyorlar. Ben 10 yıl sonra geleceğim seviyeye geldim şimdi. Amaç, birlikte çalışma kültürünün oluşturulması, Pazar payının genişletilmesiydi. Bu da başarıldı. Bizim en çok üzerinde duracağımız şey, STK nedir? Yani dernek kurdum, Sayın Valim bana bir dernek binası ver, masa al. Bununla devlete kambur olursunuz. Halbuki STK’lar devlete yük olmazlar. STK’lar gönüllü kuruluşlardır. Bu sistemi geliştirip, daha iyi anlatmayı planlıyoruz. STK’ların iyicene rehabilite edilmesi lazım. Bu bir elektir, kalitesizler elenip, kalitelilerin kalması gerekir. Mesela Muş Kızılay’da bir STK’dır. Müthiş bir gelişme yakaladı. Kızılay’ı birçok STK ile kıyaslarsanız, büyük bir haksızlık edilmiş olur” dedi.
 
  Muş Ovası Gazetesi