Toplantı, siyasi parti genel başkan yardımcıları, siyasi parti milletvekilleri, üniversitelerden alanlarında uzmanlaşmış akademisyenler ve 28 ilden 500 yüzü aşkın sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Şeker’in Geleceği semyozyumu Ankara’da gerçekleştirildi. Toplantıya Muş’tan Sanayi ve Ticaret Odası, Ziraat Odası, Pankobirlik ve Şeker İş katıldı. Sempozyumda pancar sektörünün desteklenerek, sahiplenilmesi, şeker fabrikalarının biran önce özelleştirme politikasından vaz geçilmesi konusunda fikir birliği sağlandı. Şeker-İş Genel Başkanı İsa Gök ün açılış konuşmasından sonra kürsüye gelen siyasi parti temsilcileri, şekerin stratejik bir ürün olduğunu ülke tarımı ve sanayisinin lokomotifi olduğunu, hayvancılık nakliye ile birlikte düşünüldüğünde ülke ekonomisinde yıllık 3 milyar dolar dolayında katma değer sağladığı vurgulandı. Daha sonra Üniversitelerde hocaların insan sağlığı konusunda tatlandırıcıların ve nişasta bazlı şekerlerin meydana getirdiği tahribatlara değinildi. Dünya üzerinde büyük lobi faaliyetleri olan firmaların, Türk pancar sektörünün bitirilmesi için yoğun çaba içerisinde oldukları vurgulandı. Türkiye gibi büyük bir toplumun tatlandırıcılara yöneltilip büyük bir pazar imkanı olması iştahlarını kabarttığı vurgulandı
SONUÇ BİLDİRGESİ
Alınan bilgide: 211-13 Ocak 2012 tarihleri arasında Ankara Büyük Anadolu Otel’de Şeker-İş Sendikası’nın öncülüğünde Türkiye’nin şeker fabrikalarının bulunduğu 28 ilden gelen 500’e yakın sivil toplum kuruluşlarının da katılımıyla gerçekleştirilen “Şekerin Geleceği-Sektörde Yıldız Ülke olabiliriz.” Konulu sempozyumdan çıkan sonuç bildirgesi şu şekildedir: 21. yüzyılda Türkiye’nin lider bir ülke olabilmesi, vazgeçilmez bir temel gıda maddesi olan şekerin ve şeker endüstrisinin yaşatılmasına bağlıdır. Türkiye’nin lider ülke oluşmasına adaylıkta, şeker sanayinin kotalarla sınırlandırılması değil, mevcut üretim potansiyelini arttırarak ihracatçı, sektörde lider olması zorunludur. Geleceği enerji kaynağı olan biyoetanol üretimi üzerinde ciddiyetle durulmalı, üretimi arttırıcı ve düzenleyici tedbirler alınmalıdır. Bunların gerçekleşmesi için şeker endüstrisinin özelleştirilme kapsamından çıkarılarak verimlilik ve kararlılık prensibine göre çalışma sağlayacak, yenileme yatırımlarını finanse edecek bir yatırım programı uygulanarak endüstrinin rekabet edebilirliği sağlanmalıdır. Türkiye’nin sadece şeker ihracatçısı değil aynı zamanda gıda ihracatçısı, Ortadoğu ve Avrupa başta olmak üzere dünya pazarlarında söz sahibi olmasını sağlayacak bir endüstriyel oluşum için gerekli altyapının oluşturulması konusunda şeker sektörünün öncelikli bir sektör haline dönüştürülme zorunluluğu vardır. Üretimin yıldızı olacak bir şeker endüstrisi; Türkiye tarımının ve gıda endüstrisinin sürükleyici lokomotifi haline gelecektir. NBŞ, bisküvi endüstrisi, meşrubat endüstrisi, hamburgerler, dondurmalar gibi özellikle çocukların çok fazla tükettikleri ürünler içerisinde aşırı miktarda kullanılmaktadır. Bu durum ileriye yönelik büyük bir halk sağlığı problemidir. “NBŞ’nin Türkiye’de yeri yoktur” Ayrıca; 1- Bundan böyle ‘Şekerin Geleceği-Sektörde Yıldız Ülke Olabiliriz.’ Sempozyumu uluslararası düzeyde her yıl belirlenen gün ve saatte geleneksek hale getirilmesi prensip olarak benimsenmiştir. 2-Sempozyumun, bundan böyle katılımcı sivil toplum kuruluşlarının da görüş ve önerileri doğrultusunda “Türkiye Şeker Platformu” adı altında yeni bir oluşum şeklinde gerçekleştirilmesi düşünülmektedir. 3- Kurulması düşünülen Türkiye Şeker Platformu, bundan sonraki dönemde isimleri belirlenecek, altyapısı ve tüzüğü oluşturulacak olan mensup üye kuruluşları ile ilk etapta dönem sözcülüğünü Şeker-İş Sendikası’nın yapacağı ortak bir basın toplantısı ile kamuoyunun karşısına çıkacak, amaç ve hedeflerini burada açıklayacaktır. 4-Sempozyumda sanayimizin tüten bacaları, ülkemizin en büyük katma değer yaratan sektörlerinden biri olan şeker sektörü ve fabrikalarının özelleştirilmesi sürecinde Danıştay’ın verdiği kararların kendini inkâr, işçi ve çiftçi ile alay eden kararlar olduğu kanaatine varılmıştır. 5-Platform üyesi tüm sivil toplum kuruluşları Şeker-İş Sendikası’nın şube başkanlıkları aracılığıyla bölgelerinde ortak basın açıklamaları yapacak, iktidar ve muhalefet partilerini ziyaret ederek, kamuoyu bilgilendirmeleri ve yerel medyada şeker fabrikalarının özelleştirilme sürecinde ekonomi ve sağlık boyutunu masaya yatıracaklardır. 6- Çoğulcu, katılımcı bir toplum yapısının oluşmasını sağlamak suretiyle temel bazda projeler üretilerek kaynak sağlanacak ve bunlar uygulamaya geçirilecektir. Eğitim, sosyal refah ve istihdam konularında hükümet politikalarına paralel ya da alternatif sorumluluklar üstlenilecektir. 7- Türkiye Şeker Platformu üyesi kuruluşlar şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin şeklen yanlış olduğu kanaatinden hareketle özelleştirilme kapsamındaki mevcut fabrikaların” denildi.
Muş Ovası Gazetesi


